Ben her sabah doktor dünyaya bu sinirli şiirle uyanıyorum.
Ne zamandır. Nevrim dönüyor dünya dönmüyor. Bakın!
Bu da boynum. O da dönmüyor.
Ben istemez miyim bu harlı zamanda dünyayı yazayım.
Ama doktor, bu hidrofor varken
Bunca yıllık uykusuzluğum varken, gözlerim uykusuzluktan
farken. Ah be doktor!
Bi de doktor, biraz deli biraz bıçkındım zaten bu huyum da
doğuştan.
Kaç kere söyledim toplantıda, el ele verelim bir çare bulalım
dedim apartmandakilere, dedim de doktor..
Bizim millet şiiri sevmediği gibi el ele tutuşmayı da sevmiyor.
Şiir dedim de aklıma geldi, yeri değilse bile söyleyeyim. Bu bizim millet şiirden bi bok anlamıyor doktor! Avni abi misal. Ben onun dükkana girsem abi sen şiir okur musun diye fısıldasam, beni direkt, olmadı iki dakkaya kapının önüne koyar.
Tekrarları seven şairler için belki de bulunmaz nimettir ama beni delirtiyor doktor!
Üstelik apartmanda tekrar eden tek şey hidroforun sesi de değil.
Her gün her şey tekrar ediyor.
Ama hidrofor ama hidrofor doktor onunla kimse başa çıkamıyor.
Kaç kere söyledim toplantıda, el ele verelim bir çare bulalım
Dedim apartmandakilere, dedim de doktor..
Bizim millet şiiri sevmediği gibi el ele tutuşmayı da sevmiyor.