Bu zavallı Paskal, o güzel Eftelya’yı seviyordu! Bu eksik vücut, o mükemmel yaratılışa âşık olmuştu.
Fakat gönlünün en gizli bir köşesinde sakladığı bu muhabbeti kimseye söylemeye, küçükten beri her sırrını paylaştığı ihtiyar hizmetçisiyle konuşmaya, hatta kendi kendine düşünmeye bile cesaret edemiyordu. Zira kimseye güveni, hiçbir şeye inancı olmadığından zihninde gizlenerek kendisini hayatta tutan aşkın izlerinin görünmesinden sakınıyordu. Ömründe bir kadının okşayıcı bakışlarına, hiç kimsenin sıcak yakınlığına nail olmamıştı. Kendisinden beklenilen yalnız güldürmek. Bak, kalbinin kırık olduğu bu durumda, gözyaşları içinde boğulduğu şu ümitsiz ve dargın halde herkes kahkahalarla gülüyor.
Evet, kimseye söylemeye hatta düşünmeye bile cesaret edemiyordu.