Çinliler çiftçi bir millet oldukları halde; Türkler, çoban bir kavim idiler. Çinlilerde cinsî bir taksim-i a’mâl vukua geldiği halde, Türklerde bilakis her iş, ancak erkekle kadının iştirakiyle tamam olabilirdi. Türklerde kadın tabu değildi.
Tat: Bütün Türklere göre Farsî, yani İranlı. Şöyle bir atasözü vardır: Tat’ın gözüne vur, dikeni kökünden çıkar. Bu mesel tatların vefasızlığını gösterir. Dikenin hakkı kökünün çıkarılması olduğu gibi, tatın hakkı da gözüne vurulmasıdır.
Kadîm ve köhne bir medeniyet sâhibi olan İranîler gürültülü cenkten çekilip fikrî uğraşılarla ve malî ve ticarî işlerle meşgul oluyorlar, Sâmî asıllı Araplar ise akıllara hayret veren ilk genişlemeleri ile kazandıkları servet ve refahtan zevkyâb olmayı harb ve darb ile iştigale tercih ediyorlardı. Sanatı askerlik olan Türk’e gelince, o, kavgadan hiç bıkmıyordu.