"Burada çelişkili bir hava esiyordu; bir umut ve umutsuzluk, sabırsızlık ve aldırmazlık, bitkinlik ve heyecan karışımı. Tüm bu insanlar aynı kayıp düşe aitti."
Artık gerilmeye takati kalmamıştı genç adamın. Aksine, çaresiz bir kabullenişin yarattığı bir gevşeme hali vardı üzerinde, ruhunda. Duyguları ümitten çok ümitsizliğe yakındı.
Canım sırdaşım, tek dert ortağım.. Biliyorum, 'Bana hep dert yazıyorsun' diyeceksin. Haklısın. Ama ne yapayım? Kime ne diyeyim? Kimim var ki halimden anlayan?