"Burada çelişkili bir hava esiyordu; bir umut ve umutsuzluk, sabırsızlık ve aldırmazlık, bitkinlik ve heyecan karışımı. Tüm bu insanlar aynı kayıp düşe aitti."
Aşağılıyorsun, bizzat kendini aşağılıyorsun ruhum! Kendini onurlandıracağın zaman gelip geçiyor. Çünkü herkesin tek bir yaşamı vardır ve seninki hemen hemen tamamlandı; kendine saygı duyan biri değil, diğer insanların ruhlarında kendi mutluluğunu arayan birisin.
"Sessiz olmam mesafeli olduğum anlamına gelmezdi. Belki de sadece yalnız kalmak istiyordum. Belki de konuşma konusunda iyi değildim. Hepimiz onun gibi herkese Hey dostum, naber? diyecek kadar havalı ya da girişken olmazdık. Bazılarımız bu şekilde yaratılmamıştı. Bu beni kendini beğenmiş yapmazdı."