Hakan SEZER

Hakan SEZER
@hkaanszr
5/10
·96 syf.··
2001 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2001 00:00
Ortaokul 1 sıralarında okuduğum, sürüden ayrı, ''derin'' düşünen bir martının özgürlük hikayesi anlatılıyor. Kitabı tekrar irdelediğimde bir sosyalizm ve din karşıtlığı propagandasının çokça yapıldığını gördüm. Şuan ki aklımla çocuğuma okutmak istemeyebilirim. Ancak her görüşe, inanca ve ideolojiye saygım var elbette. Bu tarz hassasiyetleri olmayanlar için hikaye gayet keyifli..
Edebiyat
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,2bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·584 syf.··
2021 1. kitabı
·
108 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2021 00:00
1970'lerden bu güne sağlık sektöründe dönen dolapları, özellikle rockefeller ailesinin Dünya'daki ilaç sektörünü kontrol altına alma sürecini anlatan. Bazı hastalıkların, aşıların, ticari ve küresel hedefler doğrultusunda çıkarıldığını anlatan, (iddia) eden bir eser . İçinde mantıklı bulduğum birçok tespit olmasıyla birlikte, konular genel olarak fazlaca mübalağa lı şekilde ele alınmış. Komplo teorilerine ilginiz varsa okunabilir..
1000Kitap
Kara KutuSoner Yalçın · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20191,744 okunma
8/10
·83 syf.··
2018 3. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2018 00:00
Yıllar önce okuduğum, çok başarılı psikanalizleri ve kurgusuyla sanki okumuyor da, bir vr gözlükle izliyormuşşunuz gibi hissettiriyor.. Kitap bittikten sonra satranç takımını toplamaya kalkmanız çok olası... İntiharından önce yazdığı son kitap olması sebebiyle ayrıca anlamlı..
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,5bin okunma
9/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2018 00:00
Stefan Zweig üstadın deyimi yerindeyse döktürdüğü en güzel uzun öykülerinden biridir.. Öyle bir kitap ki, ya çok seversin yada zaman kaybı olarak görürsün, genelde okuttuğum ve gözlemlediğim kişilerden geri dönüş bu şekilde oldu. Beğenmeyenler de genelde romantizm ve saplantılı aşk öğelerinin fazlaca irite ettiğini öne sürerler. Tespitim o ki, daha önce hiç gerçekten aşık olmamış kişilerdir bunlar. Aşk zaten başlı başına aklın, mantığın, hatta bazen gerçekliğin saf dışı kaldığı müthiş bir his değil midir ? Geçmiş yıllarda atalarımızın kara sevda dedikleri şey ne ara obsesyon oldu ? Böylesine büyük bir aşkın, günümüzde; acaba ütüyü açıkmı unuttum düşüncesinin tekrarlayan ızdırabıyla aynı teşhise (takıntı-obsesyon) mazhar olması ne kadar acı.. Bu ön yargıları ufacık bir empati kırıntısı ile aşabiliriz bence :) Mutlaka okunması gereken müthiş bir uzun öykü.
1000Kitap
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,7bin okunma