Hakan Coşkuner

Hakan Coşkuner
@hkn31
"Hayat, siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir."
Lisans
Hatay
Hatay, 24 Nisan
51 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
Herkes ilk olmak ister, "İlk aşk", "İlk öpücük".. Oysa ilk geçiçidir.. Sahip olduğunuz hangi ilk hala sizin? Oysa kimsenin beğenmediği "son"da durum farklıdır.. Ondan ötesi yoktur.. Heyecandan avuçlarınızın terleyerek tuttuğu "ilk" elle değil, Güvenerek sımsıkı tuttuğunuz "son" el ile girersiniz mezara.. "İlk" olup yok olmak mı, "Son" olup sonsuz olmak mı isterdiniz?
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
bir insan ya gitmek ister ya da kalmak. gidenler üzüntüyü çarşaf yapıp üzerine yatar ve o çarşafın üzerinde bin bir zevk içinde hayatla sevişir. kalanlarsa vasat hayatlarını, bir ürünün taban ve tavan duygular içinde yaşayarak yerleşik düzenin sokak lambaları haline gelir
küçük yaşlardan beri müziğe düşkünüm. çocukken uzun süre radyonun başında otururum, beni cezbeden her müziği dinlerdim. yavaş yavaş ayırım yapmayı öğrendim ve ailenin geri kalanının nefret ettiği, asla dinlemediği sonradan 'klasik müzik' olarak adlandırıldığı öğrendiğim türden hoşlandığıma karar vermiştim. büyüdükçe onunla daha çok ilgilendim ve annem beni radyodan orkestra konseri ya da bazı operalar dinlerken kendimden geçmiş görünce gözlerini devirir ve "sen ve senin çılgın müziğin!" diye homurdanırdı. fakat bir gün üst katta gerçek müziğin güzelliği hakkında bir yazı yazarken, bir şey fark ettim. alt kattaki radyodan gelen sönük nameleri işittim. aniden yataktan fırladım, neredeyse kendimi merdivenlerden aşağı atarak mutfağa daldım. orada oturup transa geçmiş bir halde dinledim. yavaş, asil ve muhteşemdi, kulaklarıma dayanılmaz derecede güzel geliyordu. sanki içime işliyor, ruhumu kendinden geçiriyor, derinlerde bir yerlerde tınlıyordu. son güzel nameler kaybolana kadar müziğin benim için yarattığı dünyanın içine dalarak oturdum. uzun bir süre sessizce oturdum ve günlük hayata sırtımı döndüğümü fark ettim. bu handel'in 'largo'sunu ilk dinleyişimdi. unutulmaz bir deneyimdi. müzik bana parlak ve güzel dünyanın kapısını açmıştı, bazen neşeli ve gürültülüydü, fakat çoğunlukla düşünceli ve üzgün bir dünya. radyodan başka bir yerde dinlememiştim, hiç opera görmemiş, hayatımda hiçbir senfoni konserine gitmemiştim. fakat yine de kısa zamanda bütün büyük bestecileri ve eserlerini öğrenmeye başladım. chopin en sevdiğim oldu, fırsatım olsa bütün gün onun piyano müziğini dinleyebilirdim. oturup müzik dinlerken hayatımın düşündüğüm kadar aptalca ve amaçsız olmadığına dair bir his oluşmuştu.
Sıfır beklenti sonsuz mutluluk, diye bir söz vardır. John Steinbeck’in bu alıntısına aslında çok benziyor. Evet, umut insanı ayakta tutar, umut güzel şeydir, ama umutlarımızın kontrolsüz bir şekilde büyümesine izin verirsek, gerçekleşmediği zaman yaşadığımız hayal kırıklığı da o denli büyük olur.
ATATÜRK ATATÜRK vatanın yılmaz rehberi, ATATÜRK Türklüğün ölmez önderi. ATATÜRK milletin en son lideri, ATATÜRK dünyada gurur kaynağım. ATATÜRK ‘Ne mutlu türküm’ diyendir, ATATÜRK düşmana dersin verendir. ATATÜRK ilimdir, Atatürk fendir, ATATÜRK tekniktir, irfan kaynağım. ATATÜRK mazlumun hakkın aradı, ATATÜRK zalime kılıç salladı, ATATÜRK düşmanın kolun bağladı, ATATÜRK bayraktır, hürdür kaynağım. ATATÜRK devrimci, yenilik yolu, ATATÜRK insandı o hakkın kulu, ATATÜRK açtırdı türkçe okulu, ATATÜRK gösterdi ilim kaynağım. ATATÜRK dünyaya doğmuş bir arslan, ATATÜRK bir dağdır, sen ona yaslan. ATATÜRK düşmana azgın bir kaplan, ATATÜRK İNCE’ye ilham kaynağım.