Sevda Türküsü; çoğul değil tekil.
"bu seferki hüzünlü olacak" demiş Kulin, kitap fuarında sorulduğunda.
Yer yer kopukluk, yer yer konu dağınıklığı, yer yer de orada yaşananların dünyada umursanmadığını gözüne gözüne sokmaya çalışıp hırslanarak yazılmış bir kitap olmasına rağmen son derece etkileyici, insanı içine çeken, sonları ne olacaktan çok nasıl devam edecek bu hikaye diye insanı sürükleyen, iki arada bir derede insanları, iki arada bir derede milletleri pek bir güzel anlatan, insana Saraybosna'yı, Hırvatistan'ı, Slovenya'yı, Sırbistan'ı, topyekün balkanları gezip görmeye iti itiveren sevda türküsü.
Bir genç kızın kadın olmaya giden hüzünlü ve çarpıcı hikâyesinin anlatıldığı, gün içerisinde başlanıp yine gün içerisinde bitirilecek, kalifiye bir yazarın elinden çıkmış olan muazzam bir kitap.
Lidar'ın yani Dükün, okuduğum ilk kitabı. Bununla başlayıp yayımlanan bütün kitaplarını okudum. Onun eşsiz anlatımını süsleyen samimi dili diğer bütün kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da çok yoğun. Altı boş tek bir cümlesinin olmadı bir kitap.
İnsan garip bir varlık bazen sakladıklarıyla mutlu oluyor. Bazen de açığa vurduklarıyla. Ben her iki durumda da mutsuz olacaktım. Saklasam da, açığa vursam da mutsuzluğum değişmeyecekti.