Spor. Rekabet. Fair play. kimin için?! Yunanlıların uydurdu olimpiyatlar savaşacak gücü kalmamış olanlar ayakta tutmaya yarayan bir tür uyarıcı.
Evine altın madalya ile dönenin ülkesi patlamış bombaların altında. Ne fark eder!
Sporcuyuz.
Yasal mücadele! yasal dövüş! yasal vahşet! yasal sömürü! Spor!
Tek spor sektir. Herkes kazanır. hepsi bu...
Anladım bir yangın merdiveni olmadığını. Hayatın arka kapısı yoktu. Gizlice
sigara içilen karanlık bir boşluğu bile yoktu. Her şeyi bilen, her
şeyi bilmeye devam ediyor ve bana gülüyordu.
"Soğuk mermerde uyuyanların gördüğü rüyalar da kuş tüyü yastıklar da uyuyanların ki kadar güzelken nasıl kaybedebilirim adalete olan inancımı?" diye sorar Halil Cibran.
Doğanın gereği faşistlik. Güçlünün zayıfı yemesi faşizan ve doğal. Ölüyü gömmek de dostluk, aşk gibi kavramları yalanlayan en büyük doğa geleneği. Ki bu gelenek hayatta kalana unutmayı emrediyor.
Unutmak için toprağa gömmeyi. Yoksa kokutuyor cesedi. Çürütüyor gözlerinin önünde artık nefes almayan dostunu, sevgilini...