Anladım bir yangın merdiveni olmadığını. Hayatın arka kapısı yoktu. Gizlice
sigara içilen karanlık bir boşluğu bile yoktu. Her şeyi bilen, her
şeyi bilmeye devam ediyor ve bana gülüyordu.
"Soğuk mermerde uyuyanların gördüğü rüyalar da kuş tüyü yastıklar da uyuyanların ki kadar güzelken nasıl kaybedebilirim adalete olan inancımı?" diye sorar Halil Cibran.
Doğanın gereği faşistlik. Güçlünün zayıfı yemesi faşizan ve doğal. Ölüyü gömmek de dostluk, aşk gibi kavramları yalanlayan en büyük doğa geleneği. Ki bu gelenek hayatta kalana unutmayı emrediyor.
Unutmak için toprağa gömmeyi. Yoksa kokutuyor cesedi. Çürütüyor gözlerinin önünde artık nefes almayan dostunu, sevgilini...