Allah'a giden yolda benden geçmenin hikâyesidir bu hikâye.
Bu yolda kimi dünyasından, kimi sevdiklerinden, kimi canından,kimi de kendinden yani benden geçti.
En zoru da benden geçmekti. Benden geçmek aslında her şeyden geçmek demekti. Ama benden geçebilmeden O sevgiliye ulaşmak mümkün değildi.
Benden geçmek demek, kendini benini yok etmek demekti. Yok edince de geriye tek kalan Sevgili oluyordu. Kendini yok etsen de etmesen de vardı elbet ama sen kalmayınca sadece onu görüyordun her yerde.
Çok çetin bir yol bu yol, iyi bir kul olabilmek çabalarsan olabilecek bir şeyken bu yolu aşabilmek her kişinin harcı değil. Nefsim her seferinde kendini hatırlatırken aslında bu yolun gerçekten yiğit kişilerin harcı olduğunu düşündüm, kadın erkek fark etmeksizin.
Ve bu kitabı okurken Hallacı Mansur'un esas anlatmak istediği şeyi dahi anladım.
Anlamak için görmek gerek, görebilmek için o yüreğe bilgi gerek.
Âlemlerin rabbine hamd olsun bu kitabı okumayı nasip ettiği için. Bizi her daim görebilenlerden eylesin.
Keyifli okumalar.