"Fakat zaman dediğimiz şey var olduğu sürece herkes yaralar alır,herkes farklı hallere dönüşür. Er ya da geç."
"O yaralardan kaçınamayacağım bir gün gelse bile, geri dönebileceğim bir yer lazım."
"Geri dönebileceğin bir yer?"
"Geri dönmeye değer bir yer."
Şu dünyada insanlar can sıkıcı olmayan şeylerden hemen bıkarlar. Bıkmadıkları şeyler ise çoğunlukla can sıkıcı şeylerdir. Bu her şeyde böyle olur. Benim sıkılmaya harcayacak zamanım var, ama bir şeylerden bıkmaya harcayacak zamanım yok. Çoğu insan bu ikisi arasındaki ayrımı yapamaz.
Yetenekli çocuklar, yetenekli oldukları için, çevrelerindeki yetişkinlerin direktifleri doğrultusunda, ulaşmaları gereken hedeflere asla tökezlemeden tek tek ulaşırlar. Böyle olduğunda, gözlerinin önündeki somut işleri halletmek için koşuşturduklarından, aslında bir çocukta olması gereken heyecanlar ve başarı duygusu, çoğunlukla silinip gider. Bu tür ortamlardaki çocuklar sonunda kendi iç dünyalarına kapanarak, duygularının doğal dışavurumunu gizlemeye başlarlar. O şekilde içine kapanan bir çocuğu tekrar çevresiyle barışık bir hale getirmek için uzun süre uğraşmak gerekir. Çocukların yüreği yumuşak olur, istediğiniz şekli verebilirsiniz. Ancak, o yürek bir kez belirli bir şekle girince eski haline çok zor döner.