Her kim tütün içe tez boynu vurula
Puan vermedi·240 syf.··
2026 11. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 23:50
Şahit olduğu travmatik olaylardan mıdır yoksa yaratılışı mı öyleydi bilemiyoruz. Gazabından hiddetinden sual olmaz bir padişah. Rayından çıkmış bir imparatorluğu yeniden rayına oturtan, bozulan düzeni tekrar tesis eden, rüşvet iltimas ve eşkıyalık gibi devleti zayıf gösteren durumlara hiç müsamaha göstermeyen fakat bununla birlikte çelişkilerle tutarsizliklarla dolu kısa denilebilecek bir ömür. İçki içeni öldürüp kendisi içen bir padişah. Abdülkadir Hoca gayet yormadan etraflıca anlatmış. Umarım sonraki baskılardan teknik terimlerin yanına açıklamasını ekler. Keyifli okumalar...
Tarih
IV. Murad: Şarkın SultanıAbdülkadir Özcan · Kroniik Kitap · 2016302 okunma
Işığın O Kör Edici Yokluğu
10/10
·228 syf.·
2025 19. kitabı
Tahar Ben Jelloun'un enfes yazımı, bir tanıklıktan yola çıkan bu zorlu hikâyeye tüm gücünü ve derinliğini kattığını hissettim. Ben Jelloun, "Kutsal Gece" ile Goncourt ödülünü kazanmış ve Frankofon edebiyatının bir dehasıdır; aynı zamanda filozof, psikiyatrist, ressam ve şairdir. Aydınlanmış İslam üzerine birçok eser kaleme aldığını ve ayrıca kitaplığımda Fransızca baskısı bulunan "Le racisme expliqué à ma fille" yani Türkçe adıyla "Kızıma Irkçılığı Anlatıyorum" kitabının da yazarıdır. Jelloun’un güzel bir ruha, hayranlık uyandıran bir insaniyete, bir bilgeliğe ve bir alim imajına sahip olduğunu görebiliyoruz. «En sert, en dayanılmaz sessizlik, ışığınkiydi. Kuvvetli ve çoğul bir sessizlik. Gecenin sessizliği vardı, bir de hiç değişmeyen ışığın sessizlikleri de vardı. Uzun ve bitmeyen bir yokluk.» S. 68. Orijinali 2001 yılında yayımlanan bu roman, 1971'den 1991'e kadar Fas'ta yaşanan olaylara bizi geri döndürüyor. Fas'taki Tazmamart cezaevinin eski bir mahkûmunun tanıklığından esinlenilmiş. Yani gerçek bir olaydan ilham alan bu hikâye, birinci ağızdan, hücreye mâhkum edilmiş, ışıksızlığa, soğuğa ve ayakta duramama haline katlanmak zorunda kalmış bir mâhkumun düşüncelerini ve gücünü anlatıyor. Hastalıklar ve ölümlerle çevrili olan mâhkum, hayatta kalmak için kendini şartlandırır; geçmişini unutmaya ve ışığı yeniden görme umudunu reddetmeye zorlar: çünkü bu yerlerde umut insanı delirtir. «Ah! Ani bir ölüm, ne büyük kurtuluştu! Duran bir kalp! Patlayan bir damar! Yayılmış bir iç kanama! Derin bir koma! Hemen ölmeyi arzulama raddesine gelmiştim.» S. 30. Romanın bu çelişkili başlığı, Ben Jelloun'un üslubuna dair bir ön izleme sunarken, okuyanı derinden sarsacak bir şoku da beraberinde getiriyor diyebilirim. «Hatırlamak, ölmek demek. En büyük düşmanın hatıralar olduğunu
Edebiyat
Işığın O Kör Edici YokluğuTahar Ben Jelloun · Sia Kitap · 2020702 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2025 16:25
Selamünaleyküm. Maalesef itikadi mezhep imamlarımız hakkındaki bilgilerimiz kısıtlı. Bildiğim kadarıyla çok fazla eser de yok bu konuda. Bu kitap tam bir biyografi eseri. İmamın hayatı, eserleri, fikirleri, görüşlerinden bahsedilmiş. Ekler kısmında da yazarla yapılan söyleşiler var. Okurken hep İmam Maturidi hakkındaki bilgilerimiz neden bu kadar kısıtlı diye düşündüm. Melikşah hoca İmam Maturidi kitabında sebepler sunmuş fakat bu sebepler beni ikna etmedi. İnşallah bir gün İmam Maturidi hakkında da bol bol bilgilere kavuşuruz. İmam Eşari hakkında temel bilgilere sahip olacağınız kolay okunan güzel bir kitaptı. Ben çok severek okudum. Tavsiye ederim.
İmam El-Eş'ariAbdulkadir Muhammed el-Huseyn · Rıhle Kitap Yayınları · 20166 okunma
10/10
·229 syf.··
2021 46. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2021 11:02
Çok değerli Abdulkadir İnan hocanın bize bıraktığı araştırma eserlerinden biri olan ‘Tarihte ve Bugün Şamanizm’ kitabı eski Türk dini hakkında yazılan kült kitaplardan biri olarak adından söz ettirmektedir. Abdulkadir Hoca, kitabın ilk kısmında Altay ve Yakutların şamanlığının tamamıyla Türk dini düşüncesini oluşturmadığını ve zaman içerisinde büyük devletler kuran, hakanlıklar kuran Türklerin dünya algılarının ve dini görüşlerinin Altay ve Yakut Şamanizmi'ne göre çok daha gelişmiş olduğunu belirtmektedir. Türk dininin İslam’a gelene kadar hangi dinleri benimsediğini bu kısımda anlatan İnan, Türk tarihinden başlayarak Çinliler ile olan münasebetlerin, Budizm, Manihaizm ve Hıristiyanlık ile ilgili olan yakınlaşmaların yerini nasıl İslam’a bıraktığını ve Şamanizm’in de İslam ve Budizm’e bıraktığı kalıntıları ile beraber sadece Altay ve Yakut coğrafyasında barınabildiğini belirtir. Diğer bölümlerde Şamanizm’in inanç dünyasına giriş yapan yazar, Türk düşüncesinde kozmogoniyi açıklayarak bu kavram içerisinde yer alan yaradılış mitlerini işlemektedir. Kurttan türeyişler, ağaçtan türeyişler, Tanrı kelamları, Eje ile Törüngey’in cezalandırılışını, Tanrı’nın buyruklarını, Şeytan’ın yeraltına indirilişini, yeryüzü şekillerinin oluşumuna dair mitleri anlatmaktadır. Yine başka bir mit olarak Ülgen’in yeryüzünü yaratması da verilmektedir. Ay Atam miti yine bu kısımda anlatılmaktadır. Tufan efsanesinde ise Hz. Nuh anlatısında olduğu gibi Türklerde de bir tufan efsanesi bulunmaktadır. Bu efsanede Nama adlı kişi bir gemi yapar ve insanlar ile hayvanları içine alır. Daha sonra gemi yüzer. Sular çekildiğinde gemi, Çomgoday ile Tuluttu dağlarına oturur. Daha sonra Nama, suyun derinliği öğrenmek için sırasıyla kuzgun, karga ve saksağan gönderir. Hiçbiri geri dönmez. En son bir güvercin
Tarihte ve Bugün ŞamanizmAbdülkadir İnan · Türk Tarih Kurumu · 2013212 okunma
Batı Türkiye ve İslam
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2025 09:37
Kavramlar üzerinden süreçleri yön verebiliyorlar örnek vermek gerekirse kamu ve mahalle üzerinden bile insanların bilinçaltını kontrol edebiliyorlar biz Müslümanlar kullandığımız kavramlara çok dikkat etmeliyiz. Müslümanlara lanse ettikleri bazı kalıplardan dolayı Müslümanlar sürekli korkunç terörist gaddar gerici konumuna getirildi Bu batının yaptığı algı manipülasyon ve medyayı kendi istedikleri şekilde kullanmasının sonucudur Batı Müslüman alemi üzerinde öyle oyunlar öyle kirli bir siyaset yürütüyor ki Müslümanlık adı altında her şeyi yok etmek en büyük istekleri ve hedefleri konumundadır peki bunu nasıl yapıyorlar 1- kendi yetiştirdikleri müsteşrikleri içimize koyarak Müslümanların arasında nifak tohumları ekiyorlar ve bunu bizden görünümlü sözde alim hoca şeyh veya yüksek makamlarda olan insanların eliyle yapıyorlar 2- ellerinde olan medya gücünü öyle aktif ve kirli bir şekilde kullanıyorlar ki Müslümanların yapmadıkları ile sorumlu tutmaktan İslam'ı öcü göstermekten ve sanki şeriat; asmak kesmek kelle uçurmaktan ibaret olduğunu medyaya sürerek insanları İslam'dan soğutmaya ve korkutmaya çalıştılar Batı tarihi boyunca sürekli islama alternatif arayışında olmuştur bunu gerek teorik gerek pratik bir şekilde ortaya koymaya çalışmıştır ama bunda başarılı olamamıştır batının getirdiği tüm alternatifler sadece benlik anlayışı üzerine inşa edilen kişisel çıkarı ön planda tutan insanın fıtratında var olan duyguları yok etmeye çalışan bir anlayış gütmeye çalıştıkları için hiçbir zaman başarılı olamamıştır peki Müslümanlar neden bu duruma geldi kitapta iki sebepten bahsediyor 1- İslam ülkeleri yozlaşmış ve kötü bir örnek teşkil etmeye başlamış Müslüman yöneticiler israf ve halka zulümleri ile düşmana benzemeye başlamışlar 2- Müslümanların korkunç saldırılarla karşı
1000Kitap
Batı Türkiye ve İslamAbdulkadir Turan · Dua Yayıncılık · 201772 okunma
10/10
·512 syf.··
2024 11. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2024 00:00
Kitap Şii inancının temelinden ve hangi konularda Sünni yaklaşımdan ayrıştığını; nasıl kendi kendini ayrıştıran bir reflekse sahip olduğunu tarihsel bir bağlamda gösteriyor. Bu kitap bir tarih kitabı niteliğinde de değerlendirilebilir, fakat kitap bunun da ötesinde Şiâ ekolünün itikadi olarak problemlerinden ve tarihsel süreçte dinamik yapısı gereği ne tür değişimlere uğradığından bahsediyor. İlk bölümde Hulefa-ı Raşidin dönemindeki bazı temayüllerin yıldırım fetihleri sonucu siyasi çalkantılarla oluşan fikrî ayrılıkların itikadi sapmalara dönmesi ve birkaç nesil sonrasında tarihi olayların çarpıtılarak yeni siyasi mezheplere nasıl alet edildiğini aktarıyor ve bu çarpıtmalara hem itikadi hem de tarihsel verilerle hem Şii, hem Sünni kaynaklardan cevaplar veriyor. Son bölümde, Şiilerin tarihteki üç yükselişinden günümüze kadar olan süreçleri ayrıntılarıyla anlatıyor. Özellikle tarih okumasını sevenler bu son bölümden oldukça tatmin olacaktır zannediyorum. Sonuç bölümünde bu eserin ikinci bir esere temel olduğunu da bahsetmiş Abdulkadir hoca, yeni eseri dört gözle bekliyor olacağım. Selametle.
Bir Din KurgulamakAbdulkadir Şen · Tin Yayınları · 2024105 okunma