Kahve ve çikolata istemişti. Az sonra siparişleri geldiğinde ilk olarak kupayı süzecekti. Temiz görünüyordu. Gönül huzuruyla fincanı eline aldı. Avuçlarınin arasında tuttuğu kahve tüm tenini ısıtıvermişti bir anda.
Hiç değişmemiş, tıpkı evdeki gibi; herkese karşı nazik, terbiyeli. Herkes onunla şakalasiyor, görenler onu şevk içinde, eğlence içinde sanırlar... Çok güçlük içinde elbet, ama belli etmek istemiyor.
Sevgili Makar Aleksiyeviç, şu an size dostça bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Bana bütün bu yaptıklarınız için size elbette son derece müteşekkirim, bana yaptığınız bütün iyilikleri hissediyorum. Ancak neden bütün üzüntülerinizden sonra bile sizin hâlâ benim sevinçlerimle, kederlerimle ilgilendiğinizi ; benim kalbimle yaşamaya devam ettiğinizi görüyorum. Bu yüzden ne kadar büyük acı çektiğimi hayal bile edemezsiniz.
5 Ağustos. Çok sevgili Makar Aleksiyeviç
Sizin ümitsizliğe kapılmamanız gerekiyor. Melankoliden uzak durun canım! Size otuz gümüş kopek yolluyorum; daha fazlasını göndermek elimde değil. Hiç olmazsa yarına kadar bununla idare edin. En acil ve en zorunlu ihtiyaçlarınızı sağlayın. Bizde hemen hemen hiçbir şey kalmadı. Yarın ne olacağımızı bilemiyorum. Çok acı Makar Aleksiyeviç! Ama yine de üzülmeyin, başaramadiysak ne yapalım. Theodora, bu işi bu kadar abartmamak gerektiğini, bir süre daha bu evde kalabileceğimizi söylüyor. Evi değiştirmekle fazla bir kârımız olmayacaktı. Ötekiler istedikten sonra bizi nerede olsa bulurlar. Ancak yine de burası iyi değil. Şimdi burada kalmak.. Canım bu kadar sıkkın olmasaydı size hepsini yazardım.