10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 00:00
Dikkat spoiler içerir. Harry Hole, karısı Rakel onu terk ettikten sonra kendini alkole vermiş, Katrina Oslo Cinayet Şube başına geçtikten sonra onu geri işe almış ama genelde basit işler vermiştir. Bir akşam alkollüyken eski barında kavga çıkarır ve adli tıptan dostu, aynı zamanda Katrina'nın eşi Björn Holm onu eve getirir. Uyandığında üstü başı kan içindedir. Björn onu arar ve Rakel'in öldürüldüğünü söyler. Olay yerine gider ve orayı çok temiz bulur. Swine Kasse adlı katilden şüphelenir. Zor da olsa onu yakalar ama o da tecavüz suçlamaları geri çekilince yeni bir delil ile serbest kalır. Roar Bohr adlı eski Özel Kuvvetler askerinden şüphelenir. Kaja ile beraber araştırmaya başlarlar. Bir çavuşu öldürdüğünü öğrenirler. Ama onun da sebebi Afganistan'dayken Bohr'un tercümanına tecavüz etmesidir. Eski barının yeni sahibi Ringdal'dan şüphelenir. O da gençken birini öldürdüğünü arabanın ısısını yükseltip suçlamadan kurtulduğunu söyler. Thorn adlı avukat sayesinde serbest kalan Swine onun bir kadın avukatına kafayı takar. Katrine de Harry'ye yardım etmek ister. En sonunda Harry kendisinin katil olduğunu düşünüp arabayla intihar etmek ister ama sonra kurtulur. Şehre geldiğinde Kripos şefi Winter'ın onu katil ilan edip öldüğünü söylediğini öğrenir. Halbuki katil beklenmedik bir isimdir. Karısının Harry'den çocuğu olmasını hazmedemeyen Björn yapmıştır bu işi. O intihar eder ama adını temizlemek için Bohr, Thorn ve Harry iş birliği yapar. Swine katil olacaktır. Bohr onu öldürür ve Thorn ifade verir. Peki bundan sonra ne olacaktır? Harry üvey oğlu Oleg'e haber verecek midir? Yaşadığını diğerlerine söyleyecek midir? Keyifle okunan bir roman.
BıçakJo Nesbo · Doğan Kitap Yayınları · 2019548 okunma
8/10
·96 syf.··
2026 234. kitabı
Tonio Kröger'in temel düşüncesi şu soru üzerinde gerçekleşiyor: Sanatçı olmak mı daha gerçekçi bir hayat, yoksa sıradan biri olup huzurlu bir hayat yaşamak mı? Thomas Mann'den okuduğum ikinci eser. Tonio Kröger'i okuyup, hissetmeye çalışırken beni en çok etkileyen şey, sanatçı olmanın içindeki o tuhaf yalnızlığı bu kadar sade ama güçlü anlatabilmesi oldu. Tonio'nun yaşadığı çatışma aslında doğal ve bir o kadar da insani: Bir yanda sıradan ve gündelik hayattaki insanların sıcak, doğal ve kaygısız dünyası; diğer yanda ise sürekli düşünen, gözlemleyen ve bu yüzden de biraz dışarıda kalan sanatçı ruhu ve tabii bunu yanındaki yalnızlık da. Tonio, Hans Hansen ve Inge Holm gibi insanlara hayranlık duyuyor çünkü onların hayatı daha basit ve daha doğal görünüyor. Ama aynı zamanda onların dünyasına ait olmadığını da biliyor. İşte bu farkındalık romanın melankolisini oluşturuyor. Ve artık bu karakterler devreye girince, kitabın ana teması şekillenmeye başlıyor. - Bence yazar burada sanatçıyı biraz "hayatın kıyısında duran biri" sorgulayan, kendini bulmaya çalışan biri olarak gösteriyor. Tonio insanları seviyor ama onları uzaktan ve içten içe seviyor; çünkü onun düşünce dünyasında sanatçı olmak bazen hayatı yaşamak yerine onu anlamaya çalışmak demek. Bu da insanı kaçınılmaz olarak yalnızlaştırıyor. Kitabı okurken Tonio'nun yaşadığı o yabancılık hissinin aslında birçok insanın içinde biraz bulunduğunu düşündüm. Belki de bu yüzden hikâye hâlâ bu kadar canlı. Kısacası Tonio Kröger bana göre sanatçı olmanın romantik bir özgürlükten çok, hassas bir ruhun dünyayla kurmaya çalıştığı kırılgan bir denge olduğunu gösteren bir metin. Ve belki de bu yüzden insan kitabı bitirdiğinde Tonio'ya biraz hüzünle ama büyük bir anlayışla bakıyor. - Herkese keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
Tonio KrögerThomas Mann · Can Yayınları · 2021417 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·344 syf.··
2026 37. kitabı
Merhaba Sevgili dostlar bugün Kopenhag serisinin son kitabı olan tapınak ile geldim. Bu kitabımızda dedektif jeppe korner özel hayatındaki sorunları yüzünden görevinden istifa eder ve en ücra bir köşede born Holm adasına gider. Amaç burada sessiz sakin bir hayat sürmektir. Fakat bu uzun sürmez. Adadaki bir parkta bir ağaç gövdesine yerleştirilmiş ve parçaları ayrılmış bir ceset bulunur yerel polisler soruşturmaya başlar ve jeppe her ne kadar uzak durmaya çalışsa da kendine engel olamaz. Soruşturma derinleştikçe olayın basit bir cinayet olmadığı ortaya çıkar. Bu cinayeti kim neden işlemiştir? Dedektifimizi bakalım neler bekliyor? Eğer benim gibi polisiye seviyorsanız okumanızı öneririm
TapınakKatrine Engberg · The Kitap Yayınları · 2023165 okunma
Puan vermedi
Serinin 4 ve son kitabından herkese merhaba.... Heyecan,gizem dolu bir Serinin sonuna geldik. Okuyanı sarsan olaylar ve harika karakterler, muhteşem anlatımı ile keyifle okunacak bir seri oldu benim için. Kitaplığımın en güzel yerinde yerini aldı. Okumanızı gönülden tavsiye ediyorum. Türü seviyorsanız kesinlikle pişman olmazsınız.... #konusu Jeppe Korner, izne ayrılan ve kırık kalbini iyileştirmek için Born-holm adasına sığınan bir polis memurudur. Jeppe adanın yerel kereste fabrikasında çalışmaya başladığında, adanın göründüğü kadar huzurlu bir sığınak olmayabileceğini anlamaya başlar. Bir gün, Jeppe Korner'ın çalışma arkadaşı Anette Werner, şehir merkezindeki bir çocuk parkında bulunan parçalanmış bir cesetle ilgili soruşturmayı yürütmekle görevlendirilir. Tuhaf ipuçlarını takip ettiğinde, hepsi onu Bornholm'e götürür. Anette, bir ipucunu takip etmesi için Jeppe'den yardım ister. Jeppe farkında olmadan kendini uğursuz bir gizemin ortasında bulur ve çok geçmeden kendisini adanın sırlarını çözmek için Anette ile birlikte çalışırken bulur. Sürükleyici bir kitap. Hepsini severek ve ilgiyle okudum. Sizlere de tavsiyedir.... Hoşça kalın. Başka kitaplarda görüşmek üzere....
TapınakKatrine Engberg · The Kitap Yayınları · 2023165 okunma
Strega üzerine bir inceleme
8/10
·128 syf.··
2026 6. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 19:45
(Spoiler) Kısa bir not : Uzun zaman sonra yazacağım ilk inceleme ve artık bu inceleme ile okuduğum her kitaba inceleme yazmaya karar verdim. Öncelikle bana bu kitabı öneren sevgili arkadaşım azra ˚₊‧꒰ა ☆ ໒꒱ ‧₊˚ ' a teşekkür ediyorum. Uzun zaman sonra bir kadın yazar okudum. İlk defa da başkahramanın kadın yazar olduğu bir kitabı okudum. Ve yine aynı şekilde ilk defa gotik tarzda bir kitap okudum. Benim için ilklerin kitabı diyebilirim. Şimdi gelelim Strega' ya Kitap ince görünse de okuması kolay olan bir kitap değil. Düşünce akışları olan, kopuk kopuk, betimlemelerle dolu bir kitap. Benim pek tarzım olmasa da yazara alıştıktan sonra kitap akmaya başlıyor. Kitap aslında bir hikayeden çok, metaforlar üzerine kurulu. Kitaptaki her şey bir temsil. Bu temsiller ile kadının toplumdaki yerini sorguluyoruz. Kitabın konusuna gelecek olursak başkahramanımız bir otele işçi olarak gidiyor. Kendi yaşıtlarının (19) da olduğu bir düzine kızlar. Strega dediğimiz de bu otelin merkez köyünün adı. Kızlar stregaya izin günlerinde, eğlenmek için veya vakit geçirmek için iniyorlar. Burada 2 şey var bir oteldeki çalışanlar ve kilisedeki rahibeler. Bu iki kısım birbirinden bağımsız yaşamaya çalışıyor. Kitapta da bize iki ayrı uç olarak yansıtılmış. Kızların otele gönderilmesi sebepleri aslında evliliğe bir hazırlık. Burada öğrendikleri işler ile iyi bir anne ve eş olabilir veyahut dine yönelerek hayatlarına devam edebilirler. Kendi istedikleri hayatı yaşamaya hakları yok. Kitapta çok ilginç noktalar var örneğin bütün kızların aynı rüyayı görmeleri ve birbirlerine anlatmaları, aynı şeyleri hissetmeleri vs. Burada bütün kadınların toplum tarafından aynı kalıba sokulduğunu tek bir vücut olduğunu görüyoruz. Kızlarımız otelde günlük rutin işlerle hayatlarını geçirirken bir
StregaJohanne Lykke Holm · Livera Yayınevi · 202552 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2025 00:00
Strega, feminist tekinsizliğin çarpıcı bir örneği. Kadın bedeninin her an suç mahalline dönüşebileceği irdeleniyor. Johanne Lykke Holm, kısa, keskin ve çağrışım yüklü cümleleriyle patriyarkal şiddettin biz kadınları tehdit ettiğini dikte etmeden, ahkam kesmeden, hissettirerek vurgulamış. Bir grup genç kız dağların eteğinde izbe bir otelede çalışmaya gidiyorlar. Kimse yok, rahibelerin kaldığı komşu manastırı saymazsak müşteri de yok. Birbirinin aynı günler ve işler. Tek düze, itaatkar bir yaşam. Genç kızların nasıl da evcimenleştirildiğinin bir imgesi bu otel. Tabii spoiler vermemek için devamına değinemiyorum, ancak sonsuz bir olaylar silsilesi yok bu romanda. Ama kaç hayatı düşünceneceğiniz de belirsiz. Anlatıcı kız günlerinden bahsettikçe birçok yaşanamamış hayat da doluyor zihne, bir de o öğrenilmiş korkular. Holm’un anlatımını çok beğendim, zamanın belirsizleştiği bu mekanda her şey puslu gibi ama çok da berrak. İmgeleri, atmosfer yaratması, tekinsizliği hissettirmesi… Çok iyi bir roman. Bana da keşke herkes okusa demek düşüyor, tabii yıl favorilerime de eklendi.
StregaJohanne Lykke Holm · Livera Yayınevi · 202552 okunma