Beri

Birey, ekonomik ve siyasal bağların boyunduruğundan kurtulmuştur. Yeni dizgede oynadığı etkin ve bağımsız rol sayesinde olumlu özgürlük de kazanmışur. Ama aynı anda, kendisine eskiden güvenlik ve ait olma duygusu veren bağlar da çözülmüştür. Yaşam artık merkezini insanın oluşturduğu kapalı bir dünyada yaşanma­ maktadır; dünya sınırsız, aynı zamanda da tehdit edici hale gelmiştir. Kapalı bir dünyadaki sabit yerini yitirmekle insan, yaşamının anlamı sorusuna vermeye alıştığı yanıtı da yitirir: bunun sonucu olarak, ken­disi ve yaşamdaki amacı konusunda kuşku düşmüştür içine. Kişiliğini aşan çok büyük güçler tarafından, sermaye ve pazar tarafından tehdit edilmektedir. Herkes bir potansiyel rakip olduğundan, çevresindeki in­sanlarla olan ilişkisi, düşmansı ve yabancı bir ilişkidir artık; özgür­dür, yani yalnız, soyutlanmış ve dört bir yandan gelen tehditlerin ortasındadır. Rönesans kapitalistinin elindeki servet ve güç onda olmadığından, ayrıca insanlarla ve evrenle bir olma duygusunu da yitir­diğinden, bir bireysel hiçlik ve çaresizlik duygusu sarar içini. Cennet, bir daha bulunmamak üzere yitirilmiştir, birey tek başına, dünyaya karşı durmaktadır—sınırsız ve tehdit edici bir dünyaya fırlatılmış bir yabancıdır o. Yeni özgürlük, derin bir güvensizlik, güçsüzlük, kuşku, yalnızlık ve kaygı yaratacaktır. Bireyin başarıyla ayakta durabilmesi için, bu duyguların hafifletilmesi gerekmektedir.
Sayfa 63 - Payel·Kitabı okudu
1K
Beri
toplumsal ve ekonomik değişikliklerin 15ve16. yüzyıl bireyleri üzerindeki etkisi
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Diyalektik Nedir?
Öküzlerini kaybeden köylüler kendi ufuklarım aşıp bir gece önce neler olup bittiğini ve mağaranın içinde nelerin döndüğünü çözselerdi ayak izlerinin gerçek anlamını kavrayabileceklerdi. Aynı şekilde günlük yaşantımızdaki herhangi bir şeyi anlamak da bu şeyin nasıl ortaya çıktığı, geliştiği ve parçası olduğu sistem veya bağlam içerisinde nerede konumlandığı hakkında bir şeyler bilmeyi gerektirir. Lâkin bu gerçeği kabul etmek tek başına yeterli değildir. Bunu kabul edip yine de şeylerin sadece görüntülerine sınırlı bir bakış açısıyla odaklanmaya devam etmekten daha kolay bir şey yoktur. Zaten, dünyada her şeyin belirli bir süratle değiştiğini, etkileştiğini, tarihin ve sistemsel bağlantıların gerçek yaşamın bir parçası olduğunu yadsıyan pek az insan vardır. Asıl zorluk hep, bu bağlantılar hakkında nasıl gerektiği gibi akıl yürütüleceği, bu bağlantıları çarpıtmaktan nasıl kaçınılacağı ve onlara gereken önemin ve ağırlığın nasıl verileceği noktasında başlamıştır. Diyalektik, bu sorunu, şeylerin son hallerine geliş süreçlerini ve içlerinde bulundukları etkileşimsel zemini onların ne olduklarının bir parçası olarak almak ve bu sayede de herhangi bir şeye dair nosyonumuzu genişletmek suretiyle aşmaya çalışır. Bir şeyi anlamaya çalışırken doğrudan onun tarihini ve içinde bulunduğu sistemi anlamaya yönelmemiz de ancak bu şekilde mümkün olabilir.
Sayfa 31 - Yordam Kitap·Kitabı yarım bıraktı
Beri
Diyalektik, “şeye” dair ortak-duyusal nosyonu (şeyin bir tarihe ve diğer şeylerle bağlantıya sahip olduğu nosyonunu) “süreç” nosyonları (şeyin kendi tarihini ve gelecekteki olası görünümlerini içeren bir şey olarak alan nosyonları) ve ilişki nosyonları (şeyin diğer şeylerle bağlarını o şeyin ne olduğunun bir parçası olarak ele alan nosyonlar) ile ikame ederek bizim gerçeklik hak- kındaki düşüncemizi yeniden yapılandırır. Diyalektik, gerçekte olmayan bir şeyi düşünceye eklemez. Diyalektik, daha çok dünya üzerine düşünürken sınırların nasıl çizileceği ve birimlerin nasıl oluşturulacağı (ki diyalektikte buna “soyutlama” denir) meselesini gündeme alır.

Beri

, bir kitap okudu
6/10
·288 syf.·
Beğendi
·
17 günde okudu
·
2023 6. kitabı
Sylvia Plath
7.6/10 · 17,2bin okunma
Beri
gaiadergi.com/sirca-fanusta-b...
"Esas olarak kapitalist tarımı inceleyip ardından toprağın, toprağın minerallerinin, suyunun, ormanlarının vb. doğrudan kullanıldığı diğer üretim kollarına geçen Marx, doğal kaynakların kapitalistler tarafından vahşice sömürülmelerini lanetliyordu. Kapitalizmin ortaya çıkışı ve gelişmesi toprakta özel mülkiyeti ortadan kaldırmaz, onu yalnızca değiştirir. Toprak mülkiyetinin tekeli, tarihsel bir ön koşuldur ve kapitalist üretim biçiminin değişmez temelidir. Artı-değerin özgül bir şekli olarak kapitalist toprak rantı bu tekelin ekonomik ifadesidir. Marx, rantın iki ana şekli arasında bir ayırım yapar: Diffransiyel rant ve mutlak rant.”
Sayfa 345 - Sorun Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Beri
Differansiyel rant daha elverişli üretim koşullarında yürütülen çiftçilik işlemlerinden elde edilen ortalama karın altındaki ya da üstündeki kar fazlasıdır. Mutlak Toprak rantı toplumun Toprak sahiplerine yalnızca sahiplik etiketine sahip bulundukları için ödemek zorunda bulunduğu bir araçtan başka bir şey değildir