"Normal seylerin sıkıcı bulundugu bir devre denk geldik sanırım. Müthiş bir oburluk çağı. Yeni insanin nefsi doymuyor. Siradani tükettik. Mutluluk dedigimiz şey sadece anlık.
Lunapark treni gibi hizla çakip hizla inilen bir yer mutluluk..."
Kitaplığımdakí kitaplar bile bitap düşmüştü. Okuduğum
ve okunmayı bekleyen butun kitaplar, olmayı umduğum insanı yaratmaya, biçimlendirmeye çalışmaktan bitap düşmüştü.
Dükkanda uyuklamaktaydım Ashabı keyf'ten biri gibi. Beton bir heyula olarak göğe doğru inşa edilen bir binada, saklanmışlar locasına dahil antik çağlar esnafıyım bir yerde. Zincirli camiinin tam karşısında. Üstünü cumhuriyetin aydınlık çağları kapatmış, görünmez bir mabedin son imamı gibi tevekkülle bekliyorum. Elinde kazma yerine gerçek, geçerli türk parası bulunan arkeolog merakı ile bir müşteri gelsin diye.
Kitabın yarısını geçtim. Genel kanım şu yönde, yazar önce sosyolojik tahliller ile mahalleri tahlil etmiş ve ülkenin içinde bulunduğu durumu bu mahalle kültürünün sergilediği davranış yapısında vucut buldurmuş sonra kronolojik bir akp tarihi yazmış önemli olaylar üzerinden ve bu kronolojik olayların pekte tesadüf olmadığı düşüncesi ile planlı bir kurgu olduğu kanısına varmış. Lakin okuduğum kısımlarda yanlış bulduğum kısım şu çıkmış olduğu mahallenin yaşanılan olaylar ile ilgili millete dikte ettiği resmi söylemi aynı onlar gibi kullanmış bazı olaylarda. Ve bazı kesimler hakkındaki görüşlerini sanki kesinmiş gibi sunmuş Ben kitaptan genel olarak fayda görsem de katılmadığım belli noktaları var. Okunabilir.