Ayfer TUNÇ/Yeşil Peri Gecesi
Güzelliğini zehirli bir sermaye olarak kullanan genç bir kadının hayattan öç almak için soyunmasıyla başlayan bir düşüş hikâyesidir Yeşil Peri Gecesi. Modern toplumun ikiyüzlülüğüne, geleneklerin, alışkanlıkların zorbalığına direnen, “farkına varmış” ve bu nedenle acı çeken bir kadının, annesiyle hesaplaşamayan bir kız çocuğunun, okuyanı rahatsız eden ve belki de bu nedenle elinizden bırakamayacağınız öyküsü. Cumhuriyet elitlerinin düşkün kuşakları ile orta sınıfın can çekişen tutunamayanlarının karşılaştığı trajik bir karnavala dönüşen kapak kızının romanı, toplumun ve bireyin ruh haritasını en ince ayrıntısına kadar resmeden Ayfer Tunç’un güçlü anlatımıyla Türkiye’nin çürüyen yüzüne de ayna tutmaktadır.
Bölümlere bölerek altını çize çize sindire sindire okuduğum kitabım.. kapak kızından sonra Şebnem karakterini daha iyi anlamamızı yokuş aşağı giden sarsıcı hayatını akıcı bir dille yüzümüze vura vura karakter tahlilleri en iyi sekilde analiz edilerek anlatılmış.
,Dolu dolu bir kitap Ayfer Tunç un kalemine hayranım..Ağlamak , gülmek,korkmak ve hepsini yaşamak...
Alıntı:
️Hepimizin birbirimizden daha riyakar ve çakal olduğumuz ,hepimizin koynumuzda birer çıkar ajandası gezdirdiğimiz, hepimizin diğerimizden gizli planlarla, kritik bilgiler yaşadığımız kesindi. Mağduriyetin ,masumiyetin , doğruluğun, açık yürekliliğin, dürüstlüğün ve buna benzer pek çok şeyin paslandığı ,pastan işlemez hale geldiği andaydık .Burada değerler erimişti. Defalarca eriyip sonunda yok olmuştu.
️Nedense yaşamak istiyoruz yenilen pehlivanlar güreşe doymuyoruz hayat canımızı okudukça yaşamakta daha beter ısrar ediyoruz.
Köpeğin köpeği ısırmadığı, al gülüm ver gülüm ülkesindeydik.
️Matematik öğretmeni olduğunu vurguluyor ikide bir bana ne teyzeciğim astronot olsan ne
Agatha Christie / Sıfıra Doğru
Genç ,yakışıklı ve iyi bir sporcu olan Nevile Strange eşi Kay ile eski eşi Audrey'i aralarında herhangi bir kırgınlık kalmaması ve birbirlerini daha iyi tanımaları için eski eşiyle yılın farklı zamanlarinda Nevile'nin saygı duyduğu yaşlı Camilla'nın evinde Eylül ayında biraraya gelirler.Ortam gayet gergin ve huzursuzluk evdeki çalışanlar tarafından bile hissedilmektedir.Sabah uyandıklarında yaşlı kadını golf sopasıyla öldürülmüş halde bulurlar peki katil kimdir? Yaşlı kadını öldürme sebebi nedir?
Cinayetin başlangıç değil sonuç olarak ele alındığı Agatha'nin bu kitabında eksik bir şeyler vardı sanki Poirotun adı geçsede ana karakter değildi ve eksikliğini hissettim. Kitabın temposu hiç düşmüyor ve akıcı ilerliyor.
#Alıntı
"Güzel bir cinayet romanına benziyordu bu. Fakat bildiğiniz gibi o hikâyelere yanlış yerden başlarlar yani cinayetten. Oysa cinayet, olayın sonucudur. Aslında hikaye bu cinayetten çok daha önce başlar .Bazen yıllar önce nedenler ve olaylar belli bazı kimleri, belirli bir noktaya toplar.Belli bir günde belli bir saatte....
1999 depreminde babasını kaybeden bulundukları şehirde artık kimseleri kalmayan ; Azize, annesi ve kardeşi İstanbulda yaşayan ananesi ve dayısının yanına taşınırlar.kendilerine ait odaları dahi olmayan iki kardeşten Azize dayısının da şiddetine maruz kalır.Yeni okuluna alışmaya çalışırken kardeşinin psikolojik sorunlarıyla uğraşır .Kardeşi Asude kendisinin bir cini olduğunu iddia eder ve ablası hariç kimse bunu bilmez. Azize kardesinin bu korkunç tavırlarından sürekli dolaba saklanıp "Dolapta biri var" demesinden ,kesik bacak resimleri cizmesinden kaçarak kendisini hiç olmayacak bir ilişkinin aşk sandığı bir duygunun içine atar.
Birçok kitabını okuduğum Yaprak Öz ün bu kitabını farklı bir üslupla kaleme aldigini söylemeliyim cinsellikle ilgili ayrıntıların olması ayrica hikayeyi daha bir gerçekçi kılmış.
Sonunu son bir kaç sayfaya kadar tahmin edemesemde Yaprak Öz'un diğer kitaplarina göre daha ince ve kurgusu daha basit geldi bana .ama Yaprak Öz okumak yine çok keyifliydi. :)
Hakan Gunday'ın kalemiyle tanışma kitabım oldu ..Diğer kitaplarinida teker teker sindire sindire okuyacağım...
Hayatta ne varsa gizli kalmış konuşulmamış ,hor görülmüş yok sayılmış hepsi burada yüzümüze çarpıyor..Duymadiklarimiz , kulak tıkladığımiz ,görmek istemediklerimiz ve göremediklerimiz adına utaniyoruz...Bı yerdelerde bunları yaşayanlardan özür diliyoruz...
İyi ki bu yılın ilk kitabı olarak okumuşum...