Tuğba

Tuğba
Weltschmerz
10/10
·280 syf.··
2021 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2021 21:35
Öncelikle incelememe kitabı oldukça beğenerek okuduğumu belirterek başlamak isterim. Toplam 8-10 karakter etrafında şekillenen hikayede o kadar güzel, canlı ve gerçekçi bir toplum tasviri yapılmış ki yine Rus bir yazarımız betimlemeleriyle hikayenin içine çekmek konusunda şaşırtmadı diyebilirim. Genel olarak geleneklerine bağlı ve romantik karakterlerin arasında Bazarov karakteri dikkati çekiyor ve tabii ki o dönemde bir nihilist olarak, bütün basmakalıpları ve gelenekleri reddetmesiyle ve gereksiz bulmasıyla, her aykırı ve herkes gibi düşünmeyen karakter gibi hiçbir toplulukta kendine bir yer bulamıyor ve kabul edilmiyor. Ayrıca yazarın da böyle bir karaktere şövalye ruhlu ve oldukça romantize edilmiş bir düello yaptırması da hikayedeki diğer bütün ironi örneklerinden en güçlüsü ve en çok sevdiklerimden biriydi. Bazarov’un ‘yaşadığı’ aşkın da gerçek hayatta rastlanılabilecek, romantize edilmişlikten oldukça uzak ve karakterlerin motivasyonlarının da mantık çerçevesine oturtulmuş olduğunu görüyoruz. Kısacası ‘babalar ve oğullar’ üzerinden kuşak çatışmasının ve aykırı düşünmenin nasıl kendine hiç yer bulamadığının oldukça güzel anlatıldığı bir eser.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Everest Yayınları · 201455,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
I just can say WOW!
10/10
·498 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
106 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2021 23:31
First of all, I must admit that I admire the author for writing such a ‘brief’ human history and for not being dull a single time.It was a delightful experience to read this book. I have read 465 pages all in one breath and quoted nearly half of the book. Every single chunk and word in the book seriously affected me. While reading it, it made me feel like I’m watching a documentary and a stand-up show at the same time. By saying that, I’m referring that I laughed aloud a lot and learned a lot at the same time. The book smoothly explains the evolution of things (money, trade, empires, civilizations, war, technology, religion, etc.) that contributed and accelerated transformation of individuals, but mostly human society. It tells us a story dating back to 30,000 years ago from a divine narrator point that can see the entire globe and can time travel. And the story explains a lot about the human history and makes me feel really strange to our own kind.There are also lots of enlightening memos, highlights and statements of some important people. The story doesn’t end at present date. It isn’t written what is going to happen, but it foreshadows a lot and gives hints about what might happen in the future. Finally, I’d like to end my review with a quote which makes me think a lot “Every living thing will die eventually.”
Sapiens: A Brief History of HumankindYuval Noah Harari · Vintage · 201442,5bin okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2021 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2021 23:07
Açıkçası Dostoyevski usta yine yeniden yapmış yapacağını, sizi her eserinde olduğu gibi alıyor ve o dönemin Petersburg’daki kasvetli yaşantısına götürüyor gibi. Eser, yazarın ‘yeraltı’ ve ‘notlar’ diye adlandırdığı iki bölümden oluşuyor. Yeraltı diye adlandırdığı ruh halini anlattığı bölümde kendini acımasızca eleştirdiğini, umutsuzluklarını, ikiyüzlülüklerini, ama bir o kadar da gururlu oluşunu görüyoruz. Notlar bölümü ise önceki bölümdeki bu ruh haline nasıl yavaş yavaş dozu artarak geldiğini anlatan olaylar silsilesiyle tamamlanıyor. Kendinden tüme vardığını varsayarak, bu kadar acımasız ve dürüst olabilmesi de gerçekten ilgi çekici kılıyor eserini.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2025159,3bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2021 1. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2021 23:27
Yazar bu eserinde kadın yazarların 1600’lerden 1900lü yıllara uzanan gelişimlerine değiniyor. Bir kadın yazar olarak 15. yy öncesine kadar gittiğinde hakkında yorum yapılacak bir tane eser bile bulamıyor ve bu neredeyse bir asır boyunca devam ediyor. Daha sonrasında 16. ve 17. yüzyıllarda az da olsa eserler gelmeye başlamış olsa da sadece soylu ve ‘kocası iyi’ olanların yazmaya zaman ayırabildiğini görüyoruz. Çok üzücü de olsa kadınların rolünün sadece evle ve çocuklarla ilgilenmek olduğunun düşünüldüğü yüzyıllarda dolayısıyla kadınlar pek fazla eser çıkaramıyor. Eserin isminin ise Virginia Woolf’un kadınların rahatça yazabilmesi için kendilerine ait bir oda ve yıllık 500€ ya ihtiyaçları olduğunu düşünüyor. Aksi halde ise ya hiç yazamıyorlar (gizlice yazılmış bir kaç mektup kalıyor geriye) ya da kadın yazarın bu erkek egemen toplumla savaşmasını ve isyanını eserine yansımış olarak görüyor ve bunu okumanın pek de keyifli olmadığını düşünüyor. Sonuç olarak Virginia Woolf önce kendine, sonra o dönemde ve sonraki dönemlerde bütün kadınların ekonomik özgürlüklerini kazanıp bir an önce yazmaya başlamasını tavsiye ediyor.
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Olimpos Yayınları · 202048,1bin okunma