Öncelikle kitabın dili bana oldukça akıcı ve anlaşılır geldi. Başta biraz roman karakterlerinin yaşayacakları şeylerin ne olacağı ile ilgili meraktan ötürü kitabı bir solukta okudum. Ama sonu bende hayal kırıklığı yarattığı için son sayfaları okumakta biraz zorlandım. Bu kitabı okuduktan sonra Alamut ve Hasan Sabbah üzerine akademik kaynaklardan araştırma yaptım biraz. Kitapta neler değişmiş veya karakterler kimlerle bağdaştırılmış tarihi bir roman olması sebebiyle merak ettim . Daha sonra bana hatırlatıcı olması ve buraya girip tekrar okuyabilmek için biraz bunlardan bahsedeceğim. Kitapta öncelikle Şiilik ve 12 imamdan bahsedilmişti. Kısaca araştırdıklarimdan şunları öğrendim: Muhammed peygamber vefat ettikten sonra ortaya çıkan halife kim olacak tartışmalarıyla halifenin Hz. Ali olmasını isteyenler ve destekleyenler Şii mezhebinin ortaya çıkmasını sağlamışlar. Daha sonraları Hz. Ali'nin de halife olmasıyla Şii inanışı daha da güçlenmiş. Hz. Ali'nin vefatı ve yerine geçen oğlu Hasan'ın Muaviye gölgesinde geri kalarak çekilmesiyle Şiiler Ali'nin diğer oğlu Hüseyin'i halife makamında görmek istemişler fakat Hüseyin Kerbela'da ailesiyle birlikte katledilmiştir. Bu olay Şii inancını daha da körüklemistir. Daha sonra sağ kurtulan Ali Zeynelabidin imam olarak benimsenmiştir. Bundan sonra da Şiiler birçok imam benimsemis ve inançlarını güçlü hale getirmişlerdir. Şiiler Ehli Beyt'in kimler tarafından oluşturduğu konusunda gruplara ayrılmışlardı. Bazı kesimler sadece Ali soyundan gelenleri Ehli Beyt'ten sayarken bazı kesimler bunun içine Abdülmuttalip yeni peygamberin dedesinin soyundakileri de kabul ediyordu. Abbasilerin Şiilere ihaneti sonucu bu durum yalnız Ali'nin soyundakilerle sınırlandırılmış. Böylelikle ortaya radikal ve ılımlı Şiiler çıkmış oldu. Radikaller imamlarina