Hse

En yüksekten uçan martı en uzağı görendir.
Puan vermedi·96 syf.··
2024 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2024 15:29
Yazar Richard Bach "uçma" metoforunu kullanarak özgürlük temasını işlemiştir. Kitap çok sade ve yalın bir dil kullanılarak kaleme alınmış. Her yaş grubundan insana hitap edecek mahiyette olup her yaş grubu için farklı farkındalıklar oluşturmaya talip. Martı Jonathan livigston ile özgürlük arasında 3 set vardı. Bunlardan birincisi rüzgar (fiziksel dış etkenler) ikincisi düşünsel engeller (içsel etkenler) üçüncüsü ise martı kanunları (toplumsal baskı) Martı John için ilk engeli yenmek en kolayı idi. Disiplinli bir çalışma ile bu engel aşılabilir. Kitapta en çok vurgulanan temalardan diğeri de bu idi. Ancak diğerlerini ile başa çıkmak rüzgarı yenmek kadar kolay olmayacaktı elbette. Düşünsel engelleri yenmek için ise sürekli kendini telkin edecek ve hedeflerini devamlı güncel tutacaktır. Kitapta ustası martı john'a "en iyi hıza ulastigin an cennete de ulaşmış olacaksın, rakamlar sınırları belirler;iyinnin, mükemmelin sınırları yoktur. Mükemmel hıza ulaşmak, orada olmak demektir." der. Burada yazar Richard zihnindeki sınırları kaldırmak gerektiğine dikkat çekmektedir. Kaldı ki martı John'da başarıyı bu ana fikirden sağlamıştır. Üçüncü engeli aşmak için ise yalnız kalmayı göze almak zorundasın. Yalnızlık çoğu zaman insanın öğretmeni oluyor. Bilinçli yalnızlıklar insanları güçlendirmeye yarıyor. Bu üç merhaleyi katettiğinde mükemmele ulaşmış olacaksın. Son olarak SEVGİ üzerine yapılmış harika bir tespiti paylaşmak istiyorum. "Kin nefret ve düşmanlığı sevmekten bahsetmiyorum. Gerçek martıları, onların her birinin içindeki güzellikleri görmeye çalışmalı, bunu onlarında görmesine yardımcı olmalısın." Herkesin içerisinde bir güzellik var önemli olan onu keşfedip keşfettirmekte...
1000Kitap
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kaderini Sev
Puan vermedi·415 syf.··
2023 3. kitabı
Yazar kitapta edebiyat,felsefe, psikoloji, kişisel gelişim konularında çok başarılı dil kullanıyor. Kullandığı sözlerinin ardından usulca sürüklüyor. Kitabın her yaprağını çevirdiğinde zihninizde bir ışık yanıyor. İyi ki okudum dediğim kitaplar arasında adını altın harflerle yazdırdı. Genel olarak yazar aynı yıllarda hayatlarını zengin topraklar üzerine birşeyler yetiştirmeye adamış insanların kurgusal olarak biraraya getirilmesi ile zihin ve fikir dünyamıza çeşitli sorular yönelterek düşünme eylemini idrak etmemizi saglamayi amaçlıyor. Zengin topraklar uzerinde birşeyler yetiştirmek dediysem kitaptaki karakterlerin hiçbirisi tarım işiyle uğraşıyor. Kitap içeriğinde "Toprak ne kadar zengin olursa orada birşey yetistirmemende o kadar affedilemez olur." şeklinde bir söz üzerine bu betimlemeyi yapıyorum. Zengin topraklar verimli ürünleri hakeder. Doktor Breuer bir hasta tedavi etmeyi amaçlarken kendi hastalığının farkına varır.bu hastalık dediği şeyin bir aldatmacadan ibaret olduğu aşikardır. Breuer'un zihninde oluşan aldatmaca birçok kişinin hayatında mevcuttur. Yeni bir araba alırsın aklın alamadıgında kalır. Çok güzel bir işe girersin. Başka işler sana daha cazip gelir. Bir insani ilişkisi kurarsın arkadaşının iyi huylarından çok kötü huylarını görürsün. Bu zihnin paradoksudur. Bu paradoksun tanımını "Arzu edilenden ziyade arzu etmeye aşığız." diyerek ifade ediyor yazar. Bu paradokstan çıkmanın bir yolu vardır: "KADERİNİ SEV." Peki kaderini nasıl seveceksin diye bir soru gelirse zihnine "önce zorunlu olanı iste. Sonra istenileni sev." diyerek çok güzel bir yol göstermiştir yazar. İnsanlar bir çok şeyi sever ama iş kendini sevmeye, kendine özen göstermeye gelince o kadar itinalı davranmaz ne yazıktır ki. Bunların yanında "Yaşamını tamamlayabildin mi" sorusu zihnimi
1000Kitap
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470,1bin okunma
‌Psikologların psikoloğudan bir şaheser
Puan vermedi·188 syf.··
2022 7. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2022 14:04
Öteki isimli bu romanda dostoyevski şizofreni rahatsızlığı geçiren bir kişinin hayatına götürmüş bizi. Dostoyevski her eserinde olduğu gibi bu eserinde de Petersburg sokaklarında dışlanmış ezilmiş hor görülmüşleri ele almış eserinde. Golyakdin 9. Dereceden bir devlet memuru olmasına rağmen çalıştığı işyerinde hor görülmüş birisidir. Uyumsuz bir birey olarak toplumun dayatmalarıyla çatışma içerisindedir. Toplum onun eğlenmesini davetlere katılmasını alkol tüketmesini dayatırken o işine aşık bir biri olarak evi ile işi arasında mekik dokumaktadır. Doktoru ile yaptığı görüşmeler sonucu iş yerinde çalışan şefinin yemeğine katılmak için gittiginde davete kabul edilmemiştir. Bunun üzerine eve zorla girerek aykırı hareketlerde bulunması üzerine evden yaka paça kovulmuş ve başlangıç aşamasında olan hastalığı tam manasıyla tebarüz ederek kendisinin hayalini görmeye başlamıştır. Kendi hayali ile dostluk ve düşmanlık çatışması arasında gerçekleşen ilişkisi ile novella devam eder. Kitabın şahsında uyandırdığı kavram çatışmadır. Dostoyevski bu eseri yazdığında toplum beğenmemiş olmasına karşın kendisi bu eserini en iyi eser olarak tarif edecektir. Dostoyevski okumaları yaptığım şu günlerde diğer baş yapıtlarının yanında küçümsenmeyecek bir yere ve özgün ağırlığa sahip olduğu aşikardır. Defaatle tekrar okunması gereken bir eserdir. Sadece bir edebiyat eseri olduğunu düşünmek hata olacaktır. Aynı zamanda bir psikolojik bir eserdir. Şizofreni rahatsızlığının belirtilerini gözler önüne sermektedir. Roman boyu devam eden kahramanda mevcut isim tekrarı ve benzeri durumlar ile eserin tiyatral bir yanı da vardır. Eser tam manasıyla harikulade tekrar okumak dileğiyle...
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,5bin okunma
dostoyevski ve huzur
Puan vermedi·217 syf.··
2022 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2022 12:50
Dostayevski Rusya'nın zemheri soğuk ve ölümcül yoksul sokaklarından dünya edebiyatına armağan olmuş bir yazar. Bu genç gogol'u da geçecek denilen bir yazar. O eline kalemi aldığında Dünya tiyatro sahnesine dönmektedir. Kitabın sayfaları perde perde iner okurun gözlerine. Hiç bitmesini istemediğin bir gösteridir onun sergilediği şey. Aslında yaptığı şey hayatını nakşetmektir samandan sahifelere. Elbette yaşadığı şeyler çok ağırdır ancak dostoyevski'yi cazip yapan şey yaşadığı zorlukları roman karakterlerine de yaşatmasıdır. Dostoyevski eserlerinin yanında huzursuzluğu da miras bırakmıştır insanlığa. Öyle demiyor mu Cemal Süreyya veya Zeki Demirkubuz okur hayatına dostayevski ile başlamıyor mu. Psikologların psikoloğu olarak nitelendirir onu zweig. Dostoyevski suç ve cezada katlini gerçekleştirdiği rehinci sürgün günlerinde özlemini duyduğu ülkesi olan Rusya'ya mektup gönderecek parayı denklemek için eşyalarını bıraktığı rehinci olabilir mi mesela? Kumarbaz, Karamazov kardeşler, Suç ve ceza hepsi aslında dostoyevskinin ve Rusya'nın birer parçasıdır. Dostoyevski eserlerini dualist bir alt yapı üzerine kurmuştur. Başrolde acı vardır. Acı besler kahramanlarını. Dostoyevski dualiz mi acı ile yok olan Rus halkının ardında büyük ve birleşik Rusya hayali kuracak kadar çılgıncadır. Dostoyevski okumalarına başlangıç yapmak için okudum bu eseri. Sadece dostoyevski ile alakalı olan kısmı okudum. diğer ustaları okuyacağım zaman tekrar ele alacağım kitabı. Bu kitap sebebiyle zweig'in hayatına göz gerdirme fırsatı buldum. Sonuç her güzellik ardında bir acı barındırır. Acı çekmekten zevk almasakta karşımıza çıkan zorlukları fırsata çevirmekle mükellefiz.
Edebiyat
Üç Büyük UstaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20256,3bin okunma
alegorik distopik bir başyapıt
Puan vermedi·261 syf.··
2022 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2022 13:15
Ada meteforu edebiyat alanında önemi bir yere sahiptir. Mercan Adası Robinson croise hay ibn yeksan ada meteforunun kullanıldığı önemli eserlerdir. Ada meteforu eserde müessire minimalize edilmiş bir dünya sunar. Yazar az sayıda kahramanla fikrini okura iletir. Ekrana bağımlı yaşanan bu dönemlerde de Sinema alanında bu metefor sıkça kulkanilmaktadir. Ada kimi zaman ütopyanın kimi zaman distopyanın konusu olabilmektedir. Böyle bir ada üzerine kurgulanmıştır sineklerin tanrısı. Karakterler masumiyetin simgesi olan çocuklardan oluşmaktadır.Gerçi bu husus tartışma konusudur. Kimi inanış çocukların günahkar olarak dünyaya geldiklerini söyler. Ancak bizim böyle bir inancı benimsememiz kabul edilemez. Kötülük sonradan ögrenilegelen bir davranıştır.Bir bilimsel araştırma yazısında insanların bencil olarak doğdukları, bunun hayatta kalma kalma iç güdüsüyle alakalı olduğu yazıyordu. Domuzcuk aklı, ralph Demokrasiyi ve adaleti, jackinsanın vahşi yanını ve faşizmi, Simon ise iyiliği temsil ediyor romanda. Güzel bir zemine oturmuş sembollerin başrolde olduğu çocuk romanı zannedilen ancak başyapıt olan bir eserdir. William Golding'in söz konusu eseri 2. Dünya savasindan sonra ele alışı sistemsel farkları daha bariz yansıtmasına sebep olmuştur. Yazarın Hitler'i görmüş olması ona daha kuvvetli bir Jack karakteri meydana getirmesine sağlamıştır. Ayrıca yazarın İngilizlerin üstün ırk olduguna ilişkin düşüncesi kitaba yansımaktadır. Kitabın sonsözünü Mina Urgan söylemiş. Üstüne söyleyecek pek söz yok. Kitabı hatirlamak için tekrar okumak istersen sonsözü okusan yeter.
Edebiyat
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,5bin okunma