ZEINEX

ZEINEX
@hsndmr
per aspera ad astra
Sabah 7 ile akşam 7 arası öğrencilik
Tıp
12 Kasım 2000
26 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Hayatımızın tabloları kaba mozaiklerle yapılan resim­lere benzer, ki yakından bakıldığında hiçbir etkisi yok­tur, güzelliklerinin anlaşılabilmesi için belli bir bakış mesafesi gereklidir. Dolayısıyla arzu ettiğimiz bir şeyi ele geçirmek için onun değersiz ve doyurucu olmaktan uzak olduğunun anlaşılması gerekir; her zaman daha iyi şeylerin beklentisiyle yaşıyorsak eğer, aynı zamanda ço­ğu kez geçmişte kalan şeyler için pişmanlık ve özlem de duyarız. Diğer taraftan içinde bulunduğumuz anı sadece gelip geçici, ömürsüz bir şey olarak görür ve ona sade­ce hedefimize ulaştıracak bir araç nazarıyla bakarız. Do­layısıyla çoğu insan, hayatının sonuna gelip de geriye dönüp baktığında bütün ömrü boyunca ad interim yaşa­dığını görecek ve dikkat etmeksizin ya da tadını çıkar­maksızın bakıp geçtiği bir şeyin hayatın ta kendisi oldu­ğunu - bir başka söyleyişle, yaşamayı beklediği (ya da beklentisi içinde yaşadığı) şeyin bizzat kendisi olduğunu görüp şaşıracaktır. Dolayısıyla insan hakkında genel ola­rak, umutla şaşkına dönmüş vaziyette ölümün kolların­da dans ettiği söylenebilir. Keza ne doymaz bir varlıktır insan! Ulaştığı her tatmin yeni bir arzunun tohumudur, dolayısıyla onun ebediyen doyurulamaz arzularının sonu yoktur. İrade kendi başına ele alındığında dünyaların efendi­sidir de onun için; her şey ona ait olduğu için, hiçbir şe­yin bir bölümüyle yetinmez, sonsuz da olsa tamamıdır onun istediği. Bu arada bu dünyanın efendisinin bir in­san kılığına büründüğünde payına ne kadar küçük bir şey düştüğünü düşünecek olursak bu durum ister iste­mez acıma duygumuzu uyandıracaktır; genellikle sade­ce bedeni ayakta tutmaya yetecek kadar olanı. İnsan iş­te bunun için bu kadar mutsuzdur.
Felsefe
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Varoluşumuzu biteviye akıp giden, göz açıp kapayıncaya kadar kayboluveren şimdiden başka destekleyecek bir dayanak yoktur.Dolayısıyla esas itibariyle, her daim peşinden koşup durduğumuz dinginliği hiçbir zaman bulma ihtimaline sahip olmaksızın sürekli devinim biçimine bürünmesi gerekir hayatımızın: Tıpkı bir tepeden aşağıya koşan adam gibi, eğer durmaya çalışırsa kaçınılmaz olarak düşecektir; ve ancak sürekli koşması halinde ayaklarının üzerinde durabilecektir.Yahut bir parmağın ucunda dengede duran çubuk ya da yörüngesinde hızla ilerlemezse güneşi tarafından yutulacak olan bir gezegen gibi.Devingenlik varoluşun temel ayırt edici özelliğidir.Hangi türden olursa olsun atalet ya da istikrarın olmadığı, kalıcı herhangi bir şey ihtimalinin bulunmadığı, bilakis her şeyin dipsiz bir değişim ve devridaim girdabına bırakıldığı, herkesin pür telaş koşturup durduğu ve dengeyi ipteki bir cambaz gibi ancak sürekli ilerleme ve devinimle ayakta tuttuğu bunun gibi bir dünyada, mutluluğu tasavvur etmek bile imkansızıdır.Platon'un dediği gibi mutluluk ''sürekli oluşun ve asla var olmayışın'' yegane biçimi olduğu yerde barınamaz.Her şeyden evvel hiçbir insan mutlu değildir; bütün hayatı boyunca hayali bit mutluluk peşinde koşup durur, onun nadiren ele geçirir ve ele geçirirse bile, geçirmesiyle birlikte bir yanılsamadan , bir düş kırıklığından başka bir şey kalmayacaktır geride; ve kural olarak sonunda bütün umutları suya düşecek ve limana bir enkaz halinde girecektir.O halde yalnızca her an değişip duran şimdiden ibaret olan ve şimdi sona eren bir hayatta mutluluk olmuş mutsuzluk olmuş hepsi birdir.Bu arada gerek insanların gerekse hayvanların dünyasında bu fevkalede büyük, çeşitli ve dipsiz devinimin iki basit dürtü -biri açlık diğeri cinsellik dürtüsü, belki bunlara biraz can
Felsefe
Bir insan binlerce yıllık yokluktan sonra büyük bir şaşkınlıkla birdenbire var olduğunun farkına varır, kısa bir an için tattığı varlıktan sonra, yine aynı uzunlukta bir yokluk durumuna geri döner.Kalbi buna dayanamaz ve ona bunun doğru olmayacağını fısıldar; en kaba, en eğitimsiz bir kafa bile meseleyi bir müddet düşündükten sonra zamanın idealliği hususunda ister istemez bir tür önseziye sahip olacaktır. Mekanla birlikte Zamanın bu idealliği her gerçek metafizik sistemi için anahtardır, çünkü doğada bulunacak olandan tamamen farklı şeyler kümesi için alan açar.İşte Kant bunun için bu kadar büyüktür. Hayatımızdaki her hadise için ancak bir anlığına var diyebiliriz;bu kısacık andan sonra artık onun için ebediyen vardı dememiz gerekir.Her akşam geçen bir gün ile yoksullaşırız.Eğer varlığımızın en derin katmanlarında sonsuzluğun kaynağından pay aldığımızın ve onunla her zaman hayatı yenileyebileceğimizin gizlice farkında olmasaydık, bu kısa zaman aralığının parmaklarımızın arasından kayıp gitmesini görmek belki de bizi çılgına çevirirdi.
Felsefe
Var olmuş olan artık var değildir; hiç var olmamış olan kadar vardır ancak.Fakat var olan her şey, bir sonraki anda çoktan var olmuş kabul edilir.Bu yüzdendir ki büyük öneme sahip, ama geçip gitmiş olan bir şey, ne kadar önemsiz olursa olsun, şu anda mevcut olan bir şeyden daha aşağıdadır; çünkü sonuncusu bir gerçekliktir ve bir şeyin hiçbir şey karşısında durumu ne ise onun durumu da ilki karşısında odur.
Felsefe
O zaman yaşlılık ve tecrübe el ele, Götürür onu ölüme ve anlatır ona, Böylesine acılı ve uzun bir arayıştan sonra, Bütün hayatının yanılgılarla dolu olduğunu.
Felsefe