Hakan Soku

Hakan Soku
@hsoku
Hayatı anlamlandırmak için okumaya karar vermiş ve Üstadın ifadesiyle "An oluyor bir garip duyguya varıyorum, ben bu sefil dünyada acep ne arıyorum" dizelerinde ki "ne arıyorum" u doldurmaya çalışan bir kul..
5/10
·69 syf.·
2022 61. kitabı
Bugün uzunca bir zamandan sonra kütüphaneye uğradım. Ve rastgele gözüme takılan iki şiir kitabından biriydi bu kitapta. Vaktim çok olmadığından bir çırpıda okuyabileceğim bu kitabı seçtim.Ve okumaya başladım. Velhasıl:) şiir kitaplarına yapılan inceleme zannedersen işin en zor kısmı. Öncelikle İbrahim Tenekeci kitabı Kardeşi kadar çok sevdiği Münir Üstün’e ithafen kaleme almış. Ve kitap Yahya Kemal’in “Gördüm ve anladım yaşamak mâcerâsını” sözü ile başlayıp ve yine Yaşar Kemal’in “İnsanlar anlaşıldı, cihânın da sırrı yok” sözü ile bitiriyor. Kitaptaki genel duygular çeşitli zaman mefhumu üzerinden ilerliyor. Buna rağmen şiirler arası geçişlerde genel bir bütünlük söz konusu değil. Ne yazık ki yaptığım alıntılar haricinde geride kalan şiirlerini sevdiğim söylenemez. İbrahim Tenekeci ‘ye ait okuduğum ilk şiir kitabı olmasına rağmen bir daha okur muyum, pek sanmıyorum . Zira kitaptaki birçok şiir alelade duygularla kaleme alınmış, karalama defterinden geride kalan cümleler yığını olarak edebi bir doygunluğa ulaştırmadı ne yazık ki.. Keyifli okumalar.
Şiir
Kimsenin Kalbiİbrahim Tenekeci · 20162,055 okunma
Hakan Soku isimli okura yanıt verildi
Hakan Soku
Ayşe rica ederim
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
5/10
·69 syf.·
2022 61. kitabı
Bugün uzunca bir zamandan sonra kütüphaneye uğradım. Ve rastgele gözüme takılan iki şiir kitabından biriydi bu kitapta. Vaktim çok olmadığından bir çırpıda okuyabileceğim bu kitabı seçtim.Ve okumaya başladım. Velhasıl:) şiir kitaplarına yapılan inceleme zannedersen işin en zor kısmı. Öncelikle İbrahim Tenekeci kitabı Kardeşi kadar çok sevdiği Münir Üstün’e ithafen kaleme almış. Ve kitap Yahya Kemal’in “Gördüm ve anladım yaşamak mâcerâsını” sözü ile başlayıp ve yine Yaşar Kemal’in “İnsanlar anlaşıldı, cihânın da sırrı yok” sözü ile bitiriyor. Kitaptaki genel duygular çeşitli zaman mefhumu üzerinden ilerliyor. Buna rağmen şiirler arası geçişlerde genel bir bütünlük söz konusu değil. Ne yazık ki yaptığım alıntılar haricinde geride kalan şiirlerini sevdiğim söylenemez. İbrahim Tenekeci ‘ye ait okuduğum ilk şiir kitabı olmasına rağmen bir daha okur muyum, pek sanmıyorum . Zira kitaptaki birçok şiir alelade duygularla kaleme alınmış, karalama defterinden geride kalan cümleler yığını olarak edebi bir doygunluğa ulaştırmadı ne yazık ki.. Keyifli okumalar.
Şiir
Kimsenin Kalbiİbrahim Tenekeci · 20162,055 okunma
Hakan Soku
Yaşar Kemal değil Yahya Kemal
4/10
·216 syf.··
2017 39. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2017 02:54
Yazarın okuduğum ilk kitabiydi. Eyvallah serisini okuduktan sonra okusam daha iyi olacaktı sanki. Hataya düşmüş "açık" bir günahkar olaraktan, kitabi okurken ötekileştirildiğimi hissettim. Fesleğen gibi yarı melankolik, depresif bir arkadaşım olsa ona katlanabileceğim maksimum gün sayısı üç.. Kitabın dili 20 li yaşlarının başında bir kıza pek uygun değil. Zaman zaman polat alemdarın babası ömer baba, bazende devlet bahçeli konuşuyormuş gibi hissettim. Bunu söyle yap kardeşim, sütüne tarçın koyup öyle iç kardeşim gibisinden nasihat temelli yazılardan pek hoşlanmıyorum. Ben fesleğen karakterini asiri burnu buyuk buldum. Haram mi helal mi bilmem yargilamak bana da düşmez ama herkesin aşki kendine kutsal ve biriciktir. Herkes aci çeker. Kavusur, barışır, özler. Zaten kitabın sonu çok belli bile bile okuyorsun, benim anlamadıgim bazi noktalar oldu. Köyde oturduklarını söylerken, bir kaç sayfa sonra mahallelerinden bahsediyor. Köylerin artık mahalle olarak geçmesinden olabilir. Ama geniş bir avludan bahsediyor, ama odası konyanın meşhur "yeşil kubbesi" manzaralı. Anlamadım. Ayrica köyde oturuyorsa mahallede nasıl sahaf işletiyorlar. Birde eylül ayınin sonarina dogru sobalar yanmaya basladiginda ıhlamur agacinin çiçeklerinin kokusundan mest oldugu bir sahne var. Eylül ayında konyada ıhlamur çiçeği ara bul ki koklayasin. En nazlı bitkilerden biri olan ihlamur, eylül sonuna bırakilmaz. Yani biz bırakmiyoruz, iki gun gec topla yagmur yerse sümükleniyor, ya da dalda böcekleniyor. Bizimkilerden biliyorum. Konya'nin ıhlamurları cins olarak farkliysa bilemem. Hangi kurdu beslersen o kazanir ve çölde hirsiz tarafindan gaspa ugrayan"bunu kimseye anlatma" diyen derviş hikayesine zaten daha önce denk gelmissinizdir. Çay, kahve ve kitap üclemesinin kullaniminda ahmet batmani
FesleğenHikmet Anıl Öztekin · Hayy Kitap · 201717,2bin okunma
Hakan Soku
Bence çok güzel bir kitaptı. Aşkların bu kadar sığ yaşandığı, kızların artık erkeklerden daha fazla argo konuştuğu bir zamanda her yönüyle örnek bir genç kızın hikayesi.