“Düzen ,çalışma,milli kimlik,bütün eski değerler ağır bir tehdit yüküyle düşmanlara karşı bayrak yapılmıştı,düşmanların kim olduğunu tayin etmekse ‘namuslu insanlar’ın insafına bırakılmıştı…”
“Gece başımızı gökyüzüne kaldırdığımızda Ay’ın enginliğini ve fokur fokur kaynayışını içimizde hissettiğimiz dünyanın ,milyarlarca insanın üzerinde her zamanki yerinde parladığını görüyorduk.Bilinç ,gezegenin tamamını içine alarak diğer galaksilere doğru genişliyordu.Sonsuzluk muhayyel olmaktan çıkıyordu.Tam da bu yüzden,günün birinde öleceğimizi düşünmek tasavvur edilemez geliyordu…”