hsynyrs

Balkan harbinde son devrede Bulgar ordusu Tekirdağinda ve daha yukarlarda bulunuyordu. Tarafımızdan Gelibolu şibih ceziresini müdafaa için bir ordu gönderilmişti. Bunun erkani harbi Ali fethi ve Mustafa Kemaldi. Enverin tertibi üzere aynı zamanda bunlarda Bulgarlara hücum edecekler, Bulgar fırkalarını mahvedeceklerdi. Tertip yapıldı. Fakat Enverin hücumunu beklemeden, Mustafa Kemal Bulgarlara hücum etti ve perisan olup kaçtı. Artık Bulgarların Gelibolu şibih ceziresine girmesinden korkulup Enver’in kuvvete de orayı gönderildi. Bunun tahkiki için miralay sadık Sabri gönderilmiştir. Bu adam, oraya çıkar çıkmaz iskelede kolası Ali ihsana paşa görmüş. O bu felaketin Mustafa Kemal’in hıyaneti üzerine olduğunu söylemiştir. Mustafa Kemal’in hıyaneti yapmasını sebebi Enver’in şeref kazanmaması, bu şerefi kendisinin almasıdır. Sadık Sabri gidip işi Mezkur fırkaların zabitlerinden takip etmiş, hepsi de İşte hıyanet olduğunu söylemişlerdir. Sadık Sabri bunu Mustafa Kemal’e sormuş cevap verememiş. Bunları bizzat sadık Sabriden öğrendim. Gazzeli cemal, bu mesele hakkında bir risale neşretmiş. Fethi ona cevap vermiştir. Ne fecidir! Biz de böyle bütün hıyanetler cezasız kalır.
Sayfa 407·Kitabı okuyor
Reklam
Toplumun fitne ve fesa da boğulduğu dönemlerde peygamberlere kulak vermeyen, gösterdikleri yolu takip etmeyen, Allah’a tek başına ulaşabileceğini düşünmektedir. ‘İşte Allahın tüm insanlardan aldığı misakın manası budur: “Hatırla ki Rabbin AdemOğullarının sulplerinden zürriyetlerini çıkarıp da onları nefislerine karşı şahit tutarak, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim” diye buyurduğu vakit onlarda evet Rabbimizsin, şahit olduk demişlerdi. Bu şahit tutuşumuzun sebebi kıyamet günü bizim bundan haberimiz yoktur dersiniz diyedir. Yahut “doğrusu atalarımız önceden Allah’a ortak koşmuştur. Biz onlardan sonra gelen bir nesil bulunuyoruz. Şimdi o batıl yolu kuranların yaptıkları günahlarla bizi helak mı edeceksin dersiniz diyedir. İşte ayetleri böylece açıklıyoruz. Olur ki küfürden tevhide dönerler.” Bakara 214 Yasin 60-61 Araf 173-174
büyük taaruzdan önce ingilizlerle ve GENARAL TOWNSHEND le ne görüştü konyaya gelmiş olan GENARAL TOWNSHEND n arzusu üzerine kendisiyle görüşmek vesilesiyle ankaradan hareket ederek 23 temmuz 338 akşamı garp cephesi kaargahının bulunduğu AK ŞEHİRE gittim harekat hakkında erkan-ı harbiye-i umumiye reisinin huzuruyla görüşmeyi münasıp gördük ben 24 temmuzda konyaya gittim 27 de tekrar AK ŞEHİR e avdet ettim fevzi paşa hazretleride 25 temmuzda AK ŞEHİRE gelmişti. YAPI KREDİ YAYINLARI.. nutuk (sayfa 580) (NOT.23 temmuzda akşehire gidip ingiliz genarelle ne konuştu bu görüşmeden yaklaşık 1 ay sonra 26 ağostosta YUNANA BÜYÜK TAARRUZ YAPILDI..) büyük taaruz öncesi ingilizlerle ne görüştü Konya'ya gelmiş olan general townshend in isteği üzerine kendisiyle görüşmek için Ankara'dan hareket ederek 23 temmuz 1922 akşamı Batı cephesi komuta merkezinin bulunduğu akşehir'e gittim Savaş planı üzerinde görüşürken genelkurmay başkanlığının da katılmasını uygun bulduk Ben 24 temmuz'da Konya'ya gittim 27'sinde tekrar akşehir'e gelmişti 27 28 temmuz gecesi birlikte yaptığımız görüşme esnasında tespit edilmiş olan plan gereğince saldırıya geçmek üzere 15 ağustosa kadar bütün hazırlıkların tamamlanmasına çalışmayı kararlaştırdık DORİON YAYINLARI ..nutuk Sayfa 477 Engin Türkyılmaz NOTU (Acaba büyük taarruzdan önce İngiliz komutanla ne görüşülür 5816 ) Unutmayın ki büyük taarruzdan önce İstanbul İngiliz işgali altındaydı İngilizler Gelibolu üzerinden Ankara'ya ulaştırılan 1786 adet top mermisini Ankara hükümeti ordularına teslim etmişti yani İngilizler bize silah yardımı yaptılar hani bizi işgal etmişlerdi Bu nasıl oluyor 5816 Bu söylediklerime inanmayanlar çıkacaktır ama bunun videosunu da yayınlamıştım TBMM arşivlerine girip bakabilirler orada her şey gösterilip bu
Ordumuz da Rumeli Bulgar ila tab’amız neferler vardır. Hepsi Türk’e haindi. Çoğu aleyhimize yıllarca komitecilik etmişti. Bu bir derstir. İstibdat bunu bin kere tecrübe etmiş olacak ki Müslümandan gayrısını askere almazdı. Demek hakkı vardı. İşte bir milletin an’ane ve adetleri kanunları ceffel-kalem değiştirilemez. Bundandır ki anane mukaddestir. Riayet edilir. Çünkü, o an’ane mühim tecrübelerle teessüs etmiştir. Sebebi, zamanla unutulur. İşte Mustafa Kemal de böyle nice mühim an’anelerimizi yıkarak büyük hatalar yapmıştır.
Sayfa 286·Kitabı okuyor
Cumhuriyetin ilk yıllarından beri suikastlere devam
EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ'NDE POLİSLER, AZİZ NESİN'E, SABAHATTİN ALİ'NİN ÇÜRÜMÜŞ CESEDİNİ GÖSTERDİLER. "SENİ DE ÖLDÜRÜRÜZ. YAZMA. MARKO PAŞA'YI KAPAT" Fotoğraflar: Üstte Markopaşa'nın hıyar sayısı. Sol altta, kaybolan ve cesedi 1 yıl sonra bulunan gazeteci Sabahattin Ali, altta sağda, Markopaşa'yı yeniden çıkarmaya başlayan Aziz Nesin... 23 Ocak 1949. 77 yıl önce bugün. Diktatör İsmet İnönü dönemi. Şemsettin Günaltay Başbakan. Sahibi olduğu Markopaşa Gazetesi ile CHP diktatörlüğüne ecel terleri döktüren Sabahattin Ali'nin cesedi bir yıl sonra ortaya çıktı. Daha doğrusu çıkarıldı. Buna Aziz Nesin'in Marko Paşa'yı yeniden yayınlamaya başlaması sebep oldu. Marko Paşa'nın bu yeni versiyonu gerçekten çok çarpıcıydı. "Fevkalade hıyar sayısı..." Ağır sansür nedeniyle Aziz Nesin, hıyarın faziletleri üzerinden CHP'yi yerden yere vuruyordu. Hıyarı anlatıyormuş gibi yapıyor, siyaset yazmasını yasaklayan CHP'lilere "Hıyar" diyordu. Markopaşa'nın 19.2.1949 tarihli ‘‘Markopaşa'nın fevkalade hıyar sayısı’’ başlıklı manşetinde ‘‘Ne gün fırsat bulursa, o gün çıkar. Çıktığı gün 8 ile 9 arasında satılır. 9'da toplamaya başlarlar. Türkiye'de demokrasinin ve basın hürriyetinin miladı olan, işte böyle bir acayip siyasi mizah gazetesi...’’ deniliyor. HIYAR MI SALATA MI? Dergi ‘‘hıyar ve hıyarların methiyesini’’ şöyle yapıyor: ‘‘Hıyarın Demokratlar meyve, Halk Partililer de sebze olduğunu iddia ederek havayı bulandırıyorlar. Hıyarın ne olduğunun anlaşılması için 4 kişilik bir heyet Langa Bostanı'na, 500 heyet de yabancı memleketlere inceleme için gönderilecektir. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir kısım bilginleri de hıyara, 'salatalık' denilmesini istemektedir. Bu konuda ilmi bir komisyon çalışmalara başlamıştır. Dış memleketten ithal edilen hıyarları, Ticaret Bakanlığı C. S. Kökü içerde eğri
Hayata Dair
Reklam