Ve beni okuyan sen uydurduğumu zannedeceksin; hiç önemi yok, insanlar uzun zamandan beri gerçekten yaşadıklarımı hayal gücümün (ya da tam tersi) hesabından düşmekle meşguller.
Sayfa 441 - • SEKİZYÜZLÜ • | Orada Ama Nerede, Nasıl |
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Alain de Botton, Kayıp Zamanın İzinde yolculuğu öncesinde yolumun kesiştiği bir isim oldu. Hakkında biraz araştırma yaparak edindiğim bilgilere kısaca yer verip ardından kitap hakkında fikirlerimi ifade etmeye çalışacağım.
<< Botton, 1969 doğumlu İsviçre asıllı İngiliz yazar ve düşünürdür. Eğitimini Cambridge Üniversitesi’nde tarih alanında tamamlamış, daha sonra felsefe, edebiyat ve sanat üzerine yazdığı denemelerle tanınmıştır. De Botton’ın çalışmaları akademik felsefe geleneğinden ziyade “popüler felsefe” ve “edebiyatı gündelik yaşamla ilişkilendirme” hattında konumlanır. Amaç, tanınmış düşünür ve yazarların fikirlerini teknik akademik dilden çıkararak günlük insan deneyimiyle bağlantılı hale getirmektir. De Botton ayrıca 2008 yılında “The School of Life” adlı kuruluşun kurucuları arasında yer almıştır. Bu kurum; duygusal zeka, ilişkiler, iş yaşamı ve kültürel düşünme üzerine içerikler üreten bir eğitim ve yayın platformudur. >>
----------
Proust’un Kayıp Zamanın İzinde serisi incelendiğinde, “zaman – hafıza – bilinç” temaları üzerine kurulmuş bir eser olduğu bilgisine ulaşıyoruz. Bu temaların ise doğrudan “yaşam deneyimiyle ilişkili” olduğunu söyleyebiliriz. Botton hakkındaki bilgilerde de görüldüğü üzere, yazarın çalışmalarını “gündelik yaşamla ilişkilendirme” üzerine konumlandırması, neden Proust’u ve eserlerini seçtiğini daha iyi anlamamızı sağlıyor.
Proust hakkında tepkilere bakıldığında ise, seriyi okuyan okumayan herkesin zorlayıcı olması sebebiyle (kendim de dahil) yazara mesafeli duruşu dikkat çekiyor. Botton’un da aktardıkları arasında yer alan, yakın çevresine gönderdiği ilk serinin okunmadığını ya da yarıda bırakıldığı bilgisi; eserin anlaşılabilirliği ve incelenmesi üzerine farklı yaklaşımlara rastlanıyor. Serinin özellikle üne kavuşmasından sonra benzersiz yapısıyla