Üçüncü Murad 1003'de, 20 yıl 8 ay saltanat sürmüş olarak 50 yaşında öldü. Din âlimleriyle şairlerin hâmisi ve lûtufkarı, kendisi de özenti şair olan bu Padişah, bir Avrupalı tarihçiye göre, o zamana kadar gelen hükümdarlar arasında kadınlara ve kadın nüfuzuna mağlup sultanların ikincisidir. İlki babası Sarı Selim, ikincisi de o... Kadınlar saltanatı, tarihimizde, İkinci Selim ve oğlu Üçüncü Murad devirlerinde başlar. İkinci Selim'in karısı ve Üçüncü Murad'ın annesi Nurbanu Sultan, kız kardeşi Esmâ Sultan, ilk zevcesi Venedikli Bafo (Safiye Sultan), yine Üçüncü Murad'ın Harem Kâhyası Canfeda Hatun, devletin iradesini incecik parmaklarında oynatan ve Yeniçeri zorbalıklarını saray ihtiraslarına alet diye kullanan tipler... Padişah adına sürülen peylerle cariye alım-satım piyasası misillerle yükseltilirken, bîçare Üçüncü Murad her an visâl hayatı yaşamanın neticesi, sar'a illetine tutuluyor ve bütün bunları idare eden Harem Kâhyası Canfeda Hatun, beynini genç kızlara sülük gibi emdirdiği bomboş ve posalaşmış bir Padişah arkasından koca İmparatorluğu dilediği ellere teslim ediyordu
Ana karakterimiz Santiago babası papaz olmasını istemesine rağmen kendisi gezmeyi çok sevdiği için çoban olur. Koyunlarıyla yaşamaktayken bir kaç gece üst üste rüyasında Mısır Piramitleri'nde kendisini bir hazinenin beklemekte olduğunu görür. Bunun üzerine meraklanır ve bir çingeneye giderek rüyasını anlatır. Çingene ona hazinenin peşine düşmesi gerektiğini söyler ve kendisinden bir ücret talep etmez ancak hazineyi bulabilirse hazinenin onda birini ister. Santiago çingenenin yanından ayrıldığında bir yaşlı ile karşılaşır ve sohbet etmeye başlarlar-Santiago daha sonrasında bu yaşlının bir kral olduğunu öğrenecektir- Santiago yaşlı adama da rüyasını anlatır ve yaşlı adam onda Kişisel Menkıbesinin peşinden gitmesi gerektiğinden bahseder. Bu düşüncesini söylemesinin ardından koyunlarının altıda birini ister ve bunun için de " Henüz sahip olmadığın bir şeyi vaat ederek gidecek olursan, onu ele geçirme arzusunu yitirirsin." der. Yaşlı kral Melkisedek Santiagoya ismi Urim ile Tummim olan iki taş verir. Kararsız kaldığı zamanlarda bu taşlardan yardım almalıdır. Bunun üzerine Santiago yola koyulur ve ilk olarak Afrikaya geçer. Arapça bilmediği için birilerinden yardım istemeye çalışır ancak elindeki parasını çalacak kişiye yakalanır. Kişisel Menkıbesini bulmak için çıktığı yolda her şeyini kaybetmiş bir şekilde neler olduğunu sorgulamaya başlar ve dönmeye karar verir. Bunun için paraya ihtiyacı vardır yani en azından geri dönebilecek ve koyun alabilecek kadar. Bu yüzden de bir billuriyeci dükkanında çalışmaya başlar. Uzun zamandır temizlenmeyen parlamayan ve yenilik yapılmayan bu dükkanı adeta oraların ünlü mekanı haline getirir ve 11 ay boyunca burada çalışarak çok para kazanır. Tüm bu zaman boyunca çalıştığı dükkanın sahibi ile tanışır ve onun kişisel menkıbesini ondan
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,6bin okunma