"Bitmedi: Ey, yıprata yıprata kendini yıpratan ağaç! Düşen yaprak düşmüş ola... Uzak tut kendini üzünçten, günleri sayılı olmayan hangi ağaç var sanki?.."
"Bunlar son sözlerim. Artık nasıl bi' yoldaysan devam et. Dönecek yer yok burada. Hiçbir şey söylemedim senle ilgili. Yalancı, hırsız, düzenbaz olduğunu söylemedim. Zaten artık burada bunların özel anlamları kalmadı. Öldürdüğün tek bir kişiyi biliyorum. Aynadaki yüzü bana benzeyen. Öylece bırakıp gittiğin biri. Bu da kimseyi hiç mi hiç ilgilendirmez."
"Kendimi bütün ruhumla unutmanın uykusuna bırakmak istiyordum. Unutmam mümkün olsaydı, unutmak sürekli olsaydı, gözlerim kapansaydı da azar azar uykumun ötesine, mutlak hiçliğe gömülebilseydim, varlığımı artık hissedemez olacağım noktaya varsaydım, bir mürekkep damlasında, bir musiki ahenginde ya da renkli bir ışında erir giderdim ve sonunda dalgalar ve şekiller öyle büyürlerdi ki, hissedilemezin içinde silinir, yok olurlardı. O zaman dileğime kavuşurdum. "