Merhaba arkadaşlar. Hepimize mutlu sabahlar dilerim. Daha önce okuduğumuz (bir alıntıyı yine ekledim çok hoşuma gitti çünkü) bir eserden parçalardan oluşuyordu bu eser. Yine kısa hikayelerle ilerleyen, insana umut aşılamaya çalışan, iyiliğin kazanacağına dair inancını koruyan bir eseri geride bıraktık. Genellikle eleştiriyi ihmal etmezdi ama bu defa ağır basan konu sevgi özelinde olmuş diyebiliriz. Tabii bu bizim gördüğümüz. Bunun dışında cahillikten bilgeliğe, aşktan sevgisizliğe, yaşamdan ölüme aklımıza gelebilecek her konuda fikirlerini söylemeyi ihmal etmiyor yazar. Öyle kendini çok tekrar eden biri mi diye sorarsanız bu benim de çok şaşırdığım bir konu. Tam bende böyle düşünecek oluyorum, sonra konu bir yere gidiyor ki orada kayboluyoruz zaten. Sevgiyi en baş konu olarak seçme sebebimse huzura benzer bir duygu hissettiriyor olması.
Yazarın sanırım sevgi özelinde katılmadığım fikri ise sevginin her zaman güzel bir duygu olduğundan bahsetmesidir. Sevgi güzel bir duygudur ama her zaman güzel bir duygu değildir. Hele ki beklenen karşılığı alınmazsa, hele ki var zannedilip aslında hiç olmadığı duyulursa bir insandan, zaman geçer onun acısı geçmez. Yalnız bunlar hep bir hayat tecrübesidir. Yazardan farklı olarak sevgiyi güzelleştirenin yine o sevginin bir karşılığı olması gerektiğini düşündüğümü söyleyerek bitireyim.
Her zaman olduğu gibi diğer incelemelerimizi de buraya ek yaparak devam