Kaza'nın zedesi...
8/10
·528 syf.··
2024 190. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2024 13:29
"𝙆𝙖𝙮𝙗𝙚𝙙𝙚𝙘𝙚𝙠 𝙣𝙚𝙮𝙞𝙣 𝙫𝙖𝙧?" "𝘾𝙖𝙣ı𝙢!" "𝙊𝙣𝙪 𝙣𝙚 𝙮𝙖𝙥𝙖𝙘𝙖𝙠𝙨ı𝙣?" "𝙑𝙖𝙩𝙖𝙣 𝙞𝙘̧𝙞𝙣 𝙛𝙚𝙙𝙖 𝙚𝙙𝙚𝙘𝙚𝙜̆𝙞𝙢!" "𝙉𝙚 𝙮𝙖𝙥𝙖𝙘𝙖𝙠𝙨ı𝙣?" "𝘿𝙪̈𝙨̧𝙢𝙖𝙣ı𝙣 𝙨𝙤𝙣𝙪𝙣𝙪 𝙜𝙚𝙩𝙞𝙧𝙚𝙘𝙚𝙜̆𝙞𝙢!" Merhabalar. Öncelikle incelemeye hemen üçüncü kitap diğerek başlıyorum. Klasik artık shshshh. Sonu öyle kritik bir yerde bitmedi ama yine de merak edilesi yerde bitti. Bu kitap biraz beni hayal kırıklığına uğrattı, ilk kitabını daha çok sevmiştim açıkcası ama olsun bu da idare eder diyorum. Öncelikle bu kitapda aşk çok ön plana çıkarılmıştı. Ergen liseliler gibi olmuştular. Bu biraz baydı beni. Bu askeri kurgu olduğu için ben daha çok savaş sahneleri, kan, vahşet ve.s okumak istiyorum. Yani şimdi demiyorum aşk falan olmasında ama çokta abartılmasın yani. Bu kitapda neredeyse hiç aksiyon yoktu ki, ben bolca aksiyon severim. Buda eski bir. Sonra yazarın dili bu kitapta daha da gelişmişti. Artık küfürler ilk kitapdaki gibi çok değildi neyseki. Galiba yazar eleştirileri dinlemiş :D Bütün kitap boyu beni gıcık eden ve o sahneleri atlamak zorunda kaldığım...Sezin'in iç sesi... Yanii ne gerek var yaa? Kitabın bütün atmosferini kaçırıyor. Çok gereksiz, alakasız. Çok cringe yazılmıştı. Öyle güçlü, sert duran kız iç sese gelince pamuk gibi oluyorr(güyaa) Size tavsiyem, eğer kitabı okuyacaksanız, Sezin'nin iç sesinin konuştuğu yerleri atlayın arkadaşlar. Yoksa kitapdan soyursunuz... Bu kitapda en çok ilişkilerini merak ettiğim çift, Kubat ve Ziyafet'yi. Onlara ait bir kitap olursa kesinlikle okurum. Onları ana çiften bile çok sevdim. Bütün kitap boyu onlara ait bölüm gelmesini bekledim. Şükür ki bir bölüm vardı. Biraz da olsa gece uyuya bildim (abarta seviyyem .d) Başka diye bileceğim, yazar karakterler arasında ki o bağı çok iyi yansıtıyor. Onların birlikte olduğu sahneler gerçekten, aile hissi veriyordu. Benim de keşke böyle arkadaşlarım
1000Kitap
Kazazede 2Şevval Demirdöğer · Pukka Yayınları · 2024874 okunma
Sizi En Çok Ne Mutlu Ediyor?
10/10
·155 syf.··
2025 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 22:22
YouTube kitap kanalımda psikoloji kitaplarına nereden başlayabileceğinizi anlattım: ytbe.one/d2xQVSEUsUU Bu incelemeyi sizin yorumlarınız yazdı. Nasıl mı? Kitabın yazarı Frankl'a göre her insanın anlam arayışı kendisine özgüdür. Buradaki okurlara şu soruları sordum: Kendi anlamınızı nerede arıyorsunuz? Gelecek için bilinçli çocuklar yetiştirmekte mi? Allah'a inançta mı? Kitap okumakta mı? Hayvan sevgisinde mi? Belki de hiç aramamakta! Nerede? Sizi en çok ne mutlu ediyor? Bu incelemenin altına belli bir süreye kadar yorum yazan herkesin ismini inceleme içerisinde etiketleyip cevabını da yanına yazdım. Böylece dünyanın sadece kendi anlam arayışımla değil, sayısızca farklı arayışla anlamlandığını gördük. Pek çok okurun birleşerek yazdığı bir incelemeyle 1000kitap'ı daha "anlamlı" bir yer haline getirmeye çalıştık... Kendimden örnek verecek olursam da, anlam yolumu binlerce çocuğa ve gence okuma alışkanlığı kazandırmak üzere oluşturdum. Yıllardır bu yoldayım. Hiç bitmeyecek bir yol bu. Bitmemesiyle güzel bir yol aynı zamanda. Çünkü varoluş, hiçbir zaman için bir varış değildir. ---------------------------- İşte bu incelemenin altına yazdığınız yorumlarla hayatınızdaki anlamı aramak için yaptığınız eylemler: @Kdrglrx : Film izlemek. @_turna__ : Her ne isem elimden gelenle ve dahasını gösterme gayretiyle hakkını verebilmek. Yaratılan olarak kulluğumu, evlat olarak evlatlığımı, öğrenci olarak öğrenciliğimi, başta da insan olarak insanlığımı hakkıyla yaşama gayreti içerisindeyim. Ne tam bir teslimiyet ne de tam bir kabulleniş içerisinde duygularımı, düşüncelerimi yaşatıyorum. Ne ağladığım için ne de şen kahkahalar attığım için pişman olmak istemiyorum. Yaşıyorsan bir sebebi var diyorum. Ömür bir yolculuk ve ben sadece kendi heybemi doldurmak istemiyorum. Henüz
1000Kitap
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Birlikte olduğumuz sürece her şey yolunda mı?"
10/10
·250 syf.·
2021 10. kitabı
Bir Sürgün Wajdi Mouawad'in 16 Ekim 1968'de Sedir Ülkesi'nde gözlerini dünyaya açtığında iç savaşın başlamasına henüz yedi yıl vardı. 15 yıl sürecek iç savaş 1990 yılında sona erecek, 150.000 - 230.000 insanın ölümüne neden olacak, yaklaşık 350.000 kişi yaralanmış bir milyondan fazla insan da ülkesini terk etmek zorunda kalacaktı. Wajdi Mouwad, bahsedilen bir milyon insanın içinde yer alıp henüz sekiz yaşındayken ülkesini terketmek zorunda kalanlardan; bir sürgün. Sürgünün, yaşama tutunması, bir yer edinmesi için ilk durak Paris, ardından üniversite eğitimini aldığı Quebec, sonrasında oyunculuk eğitimi için Kanada durağı... Yazarlık, oyunculuk, senaristlik, yönetmenlik gibi bir çok dala tutunması, edebiyat, tiyatro ve sinemada bir yer edinme isteğiyle yeni bir durak arayışından mı yoksa sürgünlüğünü en iyi nasıl ifade edebileceğinin mücadelesi mi bilinmez ama sürgünlük ve arayış çift başaklı buğday gibi aynı gövdede birer kardeş... Bir eseri okumadan önce araştırma yapar en çok da bir tiyatro metni okurken mutlaka sahnelerine göz atardım. Bu oyun bana güvenilir bir referans tarafından öğretildi ve kaynağım gölgesiyle beni araştırma zahmetinden de kurtardı. Yanık'ı okurken heyecanlandığım o ilk an bana kendisinin tanışmasını "O gün eve erken gitmek istememiştim. Normalde tiyatro planım yoktu. Tesadüfen balkonun kenarından bilet bulmuştum... izlediğim en iyi oyundu" dediğinde hâlâ sahneye şimdi olduğu gibi göz atmamıştım. İzlemek ve okumak çok ayrı iki eylem anca heyecanımızın ortak oluşuyla şimdi seyircisi ve okuru olan iki Yanık hayranıyız. Onun metni okumasını ve benim de bir gün Yanık'ı sahnede görmemi diliyorum... YANIK Lübnan İç Savaşı'nın sona ermesinden on üç yıl sonra 2003'te yazar ve sahneler Wajdi Mouawad Yangınlar/Yanık'ı. Aynı zamanda 2010 yılında
YanıkWajdi Mouawad · İzmir Devlet Tiyatrosu · 037 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2018 23:01
Kitap üzerine konuşmaya başlamadan evvel kitapla ilgili birkaç küçük tesadüfü sizinle paylaşmak isterim... 1000Kitap'a üye olduğum ilk günlerde çeşitli vesilelerle birkaç defa bu kitapla karşılaştım. Allah nasip ederse, yaklaşık 2 ay sonra dünyaya gelecek olan oğlum Tuna'nın adını taşıdığı için ilgimi çekti. Bir çeşit algıda seçicilik diyebiliriz:) Sonra kitabın https://1000kitap.com/yazar/Mehmet-Yilmaz tarafından yazıldığını öğrendim. O dönem kendisiyle yer yer Cengiz Aytmatov üzerine sohbetler yapıyorduk. Böylece kitabı okuma listeme dahil etmiş oldum. Bir diğer tesadüf de kitabın bana ulaşma şekli oldu. Kitabı sipariş vereceğim hafta, sanırım tedarik süresi yüzünden 1 hafta ertelemek zorunda kaldım. O hafta sonu 1000Kitap İstanbul buluşması oldu. Bir de ne göreyim; Mehmet Hocam, sağolsun kitabını bize hediye olarak göndermiş:) İşte böylece, ben kitaba, kitap da bana adeta koşar adım yürüyerek ortada buluşmuş olduk... :) Tuna'nın Türküsü ile tanışma hikayemiz kısaca böyleydi. Gelelim kitabın bende nasıl bir iz bıraktığına... Herkesin bir hikayesi var... Mustafa'nın, Ayşe'nin, Tunahan'ın, Hüsrev'in, Adem'in, Şevval'in ve diğerlerinin... İsimler değişiyor, coğrafya değişiyor, zaman değişiyor... Ama bu hikayelerin her biri, sonunda çok daha büyük bir hikayeye çıkıyor: Bizim hikayemize... Eminim benim gibi pek çoğunuzun nereden ya da 'kimlerden' geldiğini detaylı olarak araştırma fırsatı olmamıştır. 'Benim dedem aslında şuradan göç etmiş, bizim anne tarafı aslında şuralıymış' temalı hikayelere hepimiz aşinayız. Bu işe gerçekten gönül verenler, oturup şecere çıkartıyorlar genelde. Ya da hayatta kalan büyüklerden, eski kuşaklar, kökenler hakkında yeni bilgiler bulmanın peşine düşüyorlar. Bense diğer grupta kalıyorum. Kişisel geçmişim hakkında fazla bilgiye sahip
Tuna'nın TürküsüMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 2015104 okunma