barışseverlere(!) müjde(!)
dönemin t.c. başbakanı recep tayyip erdoğan 2012de 'imralı ile yeniden görüşmeler başlayabilir..' der.. bianet.org/haber/imrali-go... .. devamında 6 ay sonra, 2013te, akil insanlar komisyonu kurulur.. bianet.org/haber/akil-insa... çözüm süreci başlamıştır.. bu süreçte pkk doğu bölgesinde elini kolunu sallayarak propaganda yapar, cephane, gıda stoku yapar, bölgede kendince halk nezdindeki prestijini tazeler, yeniler, kuvvetlendirir.. https://1000kitap.com/gonderi/249918459 , https://1000kitap.com/gonderi/249917658 , https://1000kitap.com/gonderi/249918756 devamında 2014 ağustos ayındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerini akp genel başkanı recep tayyip erdoğan kazanır.. tr.wikipedia.org/wiki/2014_T%C3%... 2013, 2014 yıllarında göz yumulan bölücülük olaylarının devamında 2015te silvanda bölücü örgütün kolu yurtsever devrimci gençlik hareketi derneğine bağlı kişiler ile güvenlik güçleri arasında şehirde çatışmalar çıkar, artık sorun büyümüş, barış(?!) meyvelerini vermeye başlamıştır.. çatışmaların çıktığı bölgede sokağa çıkma yasağı ilan edilir.. bbc.com/turkce/haberler... 2012 sonunda başlayan çözüm süreci 2015 ağustosunda askıya alınır.. 2015te silvanda çıkan olaylara müdahale etmek için bölgeye türkiyenin çeşitli şehirlerinden asker ve polis gönderilir.. bölgeye gönderilen asker ve polisler arasında yer alanlardan üç tanesi; özel harekat şube müdürü ahmet kabukçu, polis memuru nuri yazanel ve polis memuru mustafa nohuttur.. bu

Grekov Kafkayevski

@Grekov_Kafkayevski
·
+1
bilin, öğrenin, hatırlayın, unutmayın, unutturmayın!
2009da hakan fidan maiyetiyle birlikte osloda aralarında şimdiki kck yürütme konseyi üyesi olan, geçenlerde 'hiçbir peygamber bu kadar kısa sürede apo kadar başarılı olamamıştır..' diyen sabri okun da bulunduğu pkkli grupla dönemin başbakanı recep tayyip erdoğanın izniyle görüşür.. bu görüşmede, 5. oslo görüşmesi, hakan fidan, barış (?!) için pkkden bölgede rahatsız olduğu vali ve emniyet müdürlerinin isimlerini görevden almak için ister.. aynı hakan fidan merkezi yönetimden şikayetçi olan sabri oka şunları da der; 'iktidar beş sene önce dedi ki (yani 2004 yılında, yani akp iktidara gelir gelmez..) yerel yönetimler yasasını geçiriyoruz, belli şeylerin mahalli teşkilatlarını kaldırıyoruz. milli eğitim, şunlar bunlar bakanlıklarını kaldırıyoruz, valiliklere ve belediyelere veriyoruz. ilk önce valiliklere uzun vadede belediyelere gidecek. aslolan şudur yani, şimdi hakkaride yol yapılacak ankaradan devlet planlama teşkilatından görüşülüp çıkıyor, işte çemişkezekte ne olacak, şurada ne olacak. biz bunu yapamadık yani cumhurbaşkanı (dönemin cumhurbaşkanı ahmet necdet sezer) iki defa geri çevirdi. aldı anayasa mahkemesine götürdü, o zaman kaldı gitti.' --------------------------------------------------------------- vali : dem partili tunceli belediye başkanı cevdet konak, tunceli 1. ağır ceza mahkemesince terör örgütüne üye olma suçundan hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezası verilerek görevinden alındı, yerine kayyum olarak tunceli valisi bülent tekbıyıkoğlu atandı.. 18 mayıs 2025te pkknin kurucu kadrosunda yer alan ve mit operasyonları ile öldürülen ali haydar kaytan ve rıza altun için tuncelide yürüyüş ve anma programı düzenlendi. sozcu.com.tr/boyle-olur-akp-... 19 mayıs 2025te bülent
Huneyn (Hevazin) Gazvesi
Siyer-i NebiSiyer-i Nebi Hevazin kabilesinin en önemli boylarından olan Sakifliler, Taif şehrinin sakinleridirler. Mekke'nin fethinden 16 gün sonra, fetihe şahit olan Hevazinliler sıranın kendilerine geleceğini fark ettiler. Kendi akıbetleri ile ilgili olarak endişeye kapılmışlar son bir girişim olarak bütün güçlerini toplamak suretiyle Mekke üzerine saldırıya niyetlenmişlerdir. Hz Peygamber (sav) hevazinlilerin Fetih bayramını kutlamakta olan Müslümanlar üzerine ani bir saldırı düzenleme hazırlığı içinde olduklarını haber alınca derhal sefer hazırlıklarına başladı. Hevazin kabile reisi Malik Bin Avf, diğer tecrübeli kabile önderlerinin ikazlarını aldırmayarak saldırıya karar verdi. Üstelik askerlerine bunun bir ölüm kalım savaşı olduğunu göstermek için kabilenin kadınlarını, Çocuklarını ve bütün varlıklarını bir araya toplamıştır. Müslümanlar yaklaşık 12.000 kişiyi bulan orduyla Hicretin 8 yılı Şevval ayında (M. Ocak-Şubat 630) yola çıktılar. Müslümanlar ilk kez bu kadar büyük bir askeri güce ulaşmışlardı. Bu durum onlarda aşırı bir özgüven ve düşmanı küçük görme eğilimini ortaya çıkardı. Kur'an-ı Kerim'de onların haleti ruhiyesi ve akabinde meydana gelenler şu şekilde tasvir edilir: (9.Tevbe Suresi 25-26. Ayeti Kerimeler.) Huneynliler daha sonra savaşta Bozguna uğrayınca surlarla çevrili olan şehirlerine çekilerek savunma vaziyeti aldılar. Surlar aşılamayınca Hz Peygamber (sav) kuşatmayı kaldırma kararı aldı. Savaşta 6.000 esir haricinde birçok da ganimet elde edilmişti. Hevazin kabilesinden 14 kişilik bir heyet Resulullah'a gelerek Süt kardeşliği hatırına kendilerine güzel muamele edilmesi talebinde bulundular. Allah Resulü sav, şahsına ve kabilesine ait eserleri karşılıksız serbest bırakacağını ilan etti. Bunun üzerine sırasıyla Ensar ve
Din
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hangi Çevirmenden Okumalıyım?
Merhaba, bunu yazıyı buraya çok sevdiğim Harun Çelik hocamın videosundan alıp yapıştırdım. Hem kendi duvarımda dursun, kitap alacağım zaman bakarım diye, hem ihtiyacı olanın yararlanması için. Hocamın Youtube linkini buraya bırakıyorum videoyu izlemek isteyenler için. youtu.be/o6R6Y9SaOUM Çeviri eşi benzeri olmayan bir sanattır. Kendimde bu alanda olduğumdan dolayı her zaman bir eseri alırken çevirmeni araştırırım. Hocam bu konuda çok güzel bir araştırma yapmış. Emeğine sağlık. RUSCA: Hasan Ali Ediz, Mazlum Beyhan, Nihal Yalaza Taluy, Ayşe Hacıhasanoğlu, Engin Toprak, Leyla Soykut, Ataol Behramoğlu, Sabri Gürses, Tansu Akgün, Tugba Bolat, Mehmet Özgül, Mustafa Kemal Yılmaz, Erol Güney, Yulva Muhurcişi, Koray Karasulu, Uğur Büke, Enes Taştan, Güney Çetao Kızılırmak, Ergin Altay ve Sebahattin Eyüboğlu... FRANSIZCA: Volkan Yalçıntoklu, Roza Hakmen, Nesrin Altınova, Mehmet Rifat, Erdoğan Alkan, Tahsin Yücel, Sebahattin Eyüboğlu, Tomris Uyar, Haldun Bayrı, Samih Tiryakioğlu, İlhan Berk, Erdoğan Alkan, Sabri Esad Siyavuşgil, Cenap Karakaya ve Bertan Onaran… ALMANCA: Ahmet Cemal, Kamuran Şipal, Behçet Necatigil, Burhanettin Batıman, Selahattin Batu, Gülperi Sert, İlknur Özdemir, Nafer Ermiş, Mustafa Tüzel, Mahmure Kahraman, Semih Uçar, İlknur İgan ve Ahmet Arpad… İNGİLİZCE: Levent Cinemre, Murat Belge, Mina Urgan, Can Yücel, Seçkin Selvi, Celal Üster, Didar Zeynep Batumlu, Özdemir Nutku, Necla Aytür, Ünal Aytür, Fadime Kahya, Sevgi Sanlı, Sevda Çalışkan, Tülin Cansunar, Nihal Yeğinobalı, Talat Sait Halman, Fatih Özgüven, Aslı Biçen, Hamdi Koç, Çiğdem Erkal, Belkıs Dişbudak, Deniz Hakyemez, Mete Ergin… İSPANYOLCA: Said Maden, Ülkü Tamer, Yıldız Ersoy Canpolat, İnci Kut, Işık Ergüden, Roza Hakmen, Haldun Pamir, Faik Baysal ... İTALYANCA: Rekin Teksoy, Şadan
1000Kitap
1000Kitap İstanbul 15. "Bolişması" Gerçekleşti
Bu bir buluşma iletisi değildir, zira Miguel de UnamunoMiguel de Unamuno böyle olsun istemezdi. O yüzden bu bir buluşma "ilote"sidir. Havaların iyice ısınmaya başladığı bir mart ayında, fiilen İspanya'ya gitme imkanı olmayanlar için onlarca değerli okur arkadaşımızın ayağına İspanyol Edebiyatı'nı ve Miguel de UnamunoMiguel de Unamuno'nun SisSis kitabını getirdik. Kitabı okumaya başladığımız zamanlar İstanbul'a hakim olan sisin mart ayına kadar dağılmış olması belki de buluşmada konuştuğumuz değerli konularla birlikte aklımızdaki sisin de dağılıyor olmasına işaretti. Buluşmamıza yılda 1 kez katılan Metin T.Metin T. ve ilk kez katılan Hakan SülünHakan Sülün gibi sitenin değerli okurlarının yaptığı sürpriz de bunu kanıtlıyordu. Unamuno, yazdıklarının edebiyat çevreleri tarafından bilinen uzun öykü tanımıyla "novella" değil "nivola" olduğunu ortaya atmıştı. Herkesin klonlaşmış ürünler verdiği bir çağda kendisine özgün bir edebi adım atmak istemişti. Bu yüzden bizim de onun bu hareketine karşı yapmamız gerekenler bir saygı olarak Sis aluntileri, oncilomeleri ve buluşma ilotesi paylaşmak, okur bolişması yapmaktı. Her ülkenin kendisine has yaşadığı acılar vardı. Coğrafi kıtalar sanki acılarına göre ayrılmış gibiydi. Yazarlar ise bu acıları bembeyaz sayfalara döküp o sayfaları rengarenk yapma kabiliyetine sahip değerli insanlardı. Türkiye denince akla Yaşar KemalYaşar Kemal, Orhan KemalOrhan Kemal, Aziz NesinAziz Nesin, Rusya denince akla Aleksandr PuşkinAleksandr Puşkin, https://1000kitap.com/yazar/dostoyevski, Latin Amerika denince akla Eduardo GaleanoEduardo Galeano, Gabriel Garcia MarquezGabriel Garcia Marquez
Etkinlik
1000Kitap İstanbul 14. Buluşması Gerçekleşti
Kıssadan hisse 1000kitap'ın bütün okurları birleşince... En kalabalık ve en renkli toplantılarımızdan birini yapmış olmamızın keyfini yaşadık. Bunun nedeni pek tabii ki Yaşar KemalYaşar Kemal kalitesiydi. İzmir'den, Bursa'dan, Kocaeli'den ve İstanbul'dan bambaşka renklerdeki insanların, yepyeni yüzlerin toplantımızda ilk kez bir araya toplanmış olması aslında Yaşar KemalYaşar Kemal'in de bütün insanları etnik bir farklılık olmaksızın tek çatı altında toplaması gibiydi. Sait Faik dememiş miydi zaten Yaşar Kemal için : “Türklerin en Kürt'ü, Kürtlerin en Türk'ü” diye? Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaFiller Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca ile diktatör olan filler sultanının hüküm sürdüğü bir iktidar sistemine ve entelektüel, aydın kesim olan kırmızı sakallı topal karınca önderliğindeki kırmızı sakallı karıncalara, iç savaş çıkartmaya çalışan sarıcaların distopyasına konuk olduk. Masal, distopya, çocuk kitabı, roman... Pek çok tür atılmıştı ortaya fakat Yaşar Kemal'in bu tezlerin hepsini yıkan bir antitezi vardı : "Çocuklar için ayrı ağaç, ayrı deniz, ayrı gökyüzü yapmamış doğa. Çocuklar bunlardan kendilerince ayrı anlam çıkarıyorlar. Doğa, herkesin kendi dünyasına, herkesin kendi kişiliğince giriyor. İşte bu yüzden köylüler için başka roman, kentliler için başka roman, işçiler, aydınlar, çocuklar için başka roman olmaz. Çocuklar için ayrı bir edebiyat yoktur." Özgürlük düşmanı ve zalim fillerin uyguladığı sömürünün akla bile getirilmesinin engellendiği, 24 saat düşünce propagandası yapan borazanların Nazilerin yaptığı medya propagandalarını hatırlattığı, Orwell'ın 1984 ve Hayvan Çiftliği ile olan benzerliklerini, distopyaların içinde tanımlanan Foucault'un panoptikon kavramının Filler Sultanı'nın sarayını anımsattığı,
Etkinlik
1000Kitap İstanbul 13. Buluşması Gerçekleşti
Sibirya soğuktur şimdi. Demiştik size, bir ay Hakkari'deyiz diğer ay Rusya'dayız. Ayda 1 kitap okuyarak bile bizimle birlikte dünyayı gezebileceğinizi söylemiştik. Siyasal içerikli ve din karşıtı şiirleriyle o zamanın çarı olan I. Aleksandr'ı öfkelendiren Aleksandr PuşkinAleksandr Puşkin , Yevgeni OneginYevgeni Onegin kitabını yazdıktan yaklaşık 200 yıl sonra bizi öfkelendirmek yerine konudan konuya sürüklenmemize sebep olmuştu. Sibirya'ya sürülmekten kurtulan Puşkin, kılpayı kendini Güney Rusya'da bulmuştu. i.hizliresim.com/WqYQd8.jpg Kendisinin tam da sürgünü sıralarında yazmaya başladığı Yevgeni OneginYevgeni Onegin kitabıyla birlikte Rusya'nın dondurucu soğuklarında aşklarıyla ısınmaya çalışan iki genç olan Tatyana ile Onegin'in aşklarına zamanın ötesinden gelerek İstanbul bakış açımızla konuk olmuştuk. Sahi, hatırlarsanız Puşkin de bir ara Erzurum'a gelerek ülkemize konuk olmuştu. Köy ve burjuva hayatları arasında savrulan iki genci biz gerek dönemin tarihsel, siyasi ve sosyopolitik koşullarıyla gerek 1825'te gerçekleşen Dekabrist isyanıyla gerekse de Rus Edebiyatı'nda kendisinden sonra gelen temsilcileriyle karşılaştırarak yorumlamaya çalışmıştık. Balzac'ın Modeste MignonModeste Mignon kitabıyla birlikte Sabahattin AliSabahattin Ali 'nin çantasından çıkan bir diğer kitap olan Yevgeni OneginYevgeni Onegin kitabı bize Rusya'da o zamanki çeşitli halk katmanlarına karşı bir ışık tutuyordu. I. Petro, I. Aleksandr, I. Nikolay... İsimler değişir ama zorbalık değişmez diyordu bize Puşkin! Bu cesur adam neredeyse iktidarıyla bile bir düello yapmaya dünden razıydı, bunun için bu kitabın içerisine de kendisinin yerini tutan bir Lenski karakteri
Etkinlik