İmanla Parlayan Dünya
Dünya, bir nakışlı köşk, bir gizli hazine, Gözler görmez onu, bakmazsa özeline. Asıl güzelliği, Allah’ın nefesinde saklı, İmanla bakarsan, döner nurun denizine. Bir sabah seherinde, rüzgar eser huzurla, Her zerre titrer durur, o eşsiz bir gururla. İman bir güneş doğar, kalbin tam ortasına, Dünya parlar o vakit, nur ile, bin bir nurla. Çiçekler zikirde bak, dalgalar ise hu der, İnanan gönül gözü, her renkte bir iz güder. Dünya bir imtihanlı, kısa bir yolculuktur, İman nuru olmasa, o yol vuslata gider. Dertler birer ciladır, gönül aynası için, Sabırla yoğrulunca, biter tüm gamın, için. İmanla bakınca sen, kışın bile bahar var, Bu dünya bir bahçedir, sevdalılar seçin. Güneşin batışında, bir hüzün değil huzur, İman, her an içinde, bir maneviyat bulur. Dünya bir gölge gibi, fanidir amma lakin, İman ile yapılan, ebedi bir iz olur. İşte dünya hayatı, imanla bir şölenmiş, Karanlıklar çekilmiş, kalbe nur dökülmüş. Bir şükür makamında, nefes almak ne güzel, Bu aşkın sırrına dek, cümle alem bükülmüş....🌹❤️ ©EMİRHAN ARSLAN
Din
İyi başlasam bile olümle bitti (+18)
2 günde ne olmuşsa biraz son nefesimi veriyor gibi hissettim. Ruhum bedenimden çıkmış da boşluğa düşmüşüm, kilitlenmişim, robotik hareket ederken aslında nefes alış verişimde bile gayret göstermem gerekecek kadar tükenmiştim. Bu neyin dalgasıydı ve nasıl bir anda olmuştu bilmiyorum ama bekledim. İçimde ya bir şeyler olüyordu ya da olenler çözülüyordu. Olenlerin cenazesinin kaldırılması izinden geçiyordu. İzin verdim işte. Yaşamadığım ya da farkında olmadan biriktirdiğim bir şeyler varmış demek ki. Bu süreçte biraz agresif ve aşırı sessizdim. Akşam yemeği dışında kalabalığa o kadar katılmadım. Kendimle baş başa kalıp içimin derdini anlamam ve bir şeyler yapmam gerekiyordu. İştahım da kapanmıştı. Kahve bile içmemiştim o derece. Ve demek ki o kadar ağır bir şeydi. Tuhaftı. Sanırım ilk kez buna doğru düzgün bir sebep bile bulamadım. Ama büyümem için tabi ki deri değiştirmem gerekiyordu. Bunun yüreğimin oluyor gibi hissettirişi belki o izinlere geç kalmamdandı. Bize artık baya küçük gelmiş tişörtün verdiği o rahatsızlık, sıkıştırma, boğma ve artık soymak mümkün değil, kurtulmak için kesip atman gerekirdi ya o tarz bir şey oldu. Geç kalınmışlık olmasa acısı da olmazdı. O her neyse bilmediğim için üzülürken geç de olsa daha da geç olmamış olduğu ve olduğu için sevindim tabi ki. Sanki öğlen matın üstünde "Hazırım ya, olmeye hazırım artık. Geleceksen gel. Ne bu, yorgun ve halsizim. Yüreğim okyanusa atılan bir kaya gibi acı çekiyor ama içim rahat. Bu sefer olacak mı, olsunnn. Bitmeden başlamaz, ölmeden doğulmaz. Bedenim mi olecek yoksa benliğim mi?" diye mayışmış halde düşünüyordum. Ve zaman o kadar yavaş aktı ki, saati 5-6 sanarken daha 2 imiş. Son gücümü temizlik perilerine vermiştim. Ne yapayım yaşam alanımın düzenli ve temiz olmasını seviyorum. Olümde dahi düzen ve bütünlük
Hayata Dair
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kah giderim medreseye hu çekerim hak için ! kah giderim giderim meyhaneyi dem çerim aşk için ,
ALLAH HU ALLAH
Hadi herkes bu ilahiyi açıp dinlesin. youtu.be/nf3_J18YXes?si=...
Din
Ya hu bir kaç ileti okuyum dedim herkes aşk acısı çekiyor 🥺🥺🥺
Mescit mümin, minber mümin.. Taşardı kubbelerden Tekbir, Dolardı kubbelere "amin"! Konsun, yine, pervazlara Güvercinler; "Hu hu"lara karışsın Aminler. Mübarek akşamdır; Gelin ey Fatiha’lar, Yasin’ler!