"Efendim dedi ortalığın hali malum. Devir bizi karı kızlarımızı çalıştırmak zorunda bıraktı. Ne diyelim bu da geçer ya hu demekten başka elimizden bir şey gelmiyor ki."
Sayfa 94·Kitabı okuyor
Alıntı
KAPI BÖYLE VURULMAZ Kİ!
Bazen arkadaşlarımızı ve kardeşlerimizi ziyarete gidiyoruz. Hâliyle çay ikramı gibi bir ihtiyaç için evin hanımı erkeklerin oturduğu odanın kapısı tıklatılıyor. Kimi bacılarımız o kadar hassas ki, kibarca kapıyı vuruyorlar ve neredeyse ev sahibi kardeşimiz kapının vurulduğunu bile hissedemiyor. Bazı bacılarımız da var ki, kapıyı o kadar şiddetle tıklatıyorlar, öylesine sert çalıyorlar ki, inanın sanki "neden geldiniz" gibi bir mana çıkarıyoruz. Bacılarım! Bir insan evinize misafir olarak gelmişse ve siz de eşinizi bir sebebe binaen çağırmak durumunda kalmışsanız, asla kapıyı veya duvarı sert çalmayın! Ben şahsım olarak bun dan çok rahatsız oluyorum ve bir anda geldiğime pişmanlık duyuyorum. Kapı öyle kırılacak gibi tıklatılmaz ki ya hu!
Sayfa 26
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Allah hu, Pilav su, Allah hay! Kahve çay! deyip zikretmekle iş bitmez. Kalbinizi düzeltin önce.
Sayfa 113 - Derinlik Yayınları
Başkalarının bizim adımıza kesip biçtiği fikirler dünyasında yaşıyoruz, ya bu fikirlerin standartlarına göre kendimizi geliştiriyoruz ya da hu fikirlere giderek daha da umutsuz biçimde yabancılaşarak onlarla çelişkiye düşüyoruz.
allah allah illâllah baş unyan, sine püryan, kılıç al kan bu meydanda nice başlar kesilir hiç olmaz soran eyvallah, eyvallah... kahrımız, kılıcımız düşmana ziyan kulluğumuz padişaya ayan üçler, yediler, kırklar gülbangi muhammedî, nûri nehî, keremi ali pirimiz hünkârımız hacı bektaşı velî demine, devrânına hu diyelim!. huuu!...
Sayfa 80·Kitabı okudu