lilitu

lilitu
@hubiscuset
her şey tam ve bir şey hep eksik.
8/10
·131 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:51
Halil cibran'ın asi ruhlar kitabında "imansız halil" ve "mezarların çığlığı" hikayelerini beğendim. Ama kitabı okurken "evet ya iyi ki sezgilerime güvenmişim ve almışım bu kitabı" dediğim kısım müzikti. Müziği anlatış tarzını o kadar çok sevdim ki. Cibran'ın çok naif bir dili var. Çok romantik, bazen fazla romantik gelse de o zaten öyle biriymiş gibi hissettiriyor. 19.yy sonlarında doğmuş biri olarak, çok modern fikirleri de varmış ve okurken erkek bakış açısından rahatsız olmadığım nadir erkek yazarlardan biri oldu. Kadın karakterleri olay örgüsünü süsleyecek karikatüristik eşyalar olarak yazmıyor. Derinlikli karakterler olarak yazıyor. Onların sorunları, toplumdaki konumlarını eleştiren, yaşadıkları baskıları toplumun doğal bir gerçeği olarak değil, çözülmesi gereken toplumsal bir sorun olarak görüyor. Bu yönüyle feminist fikirleri olan bir yazar hissiyatı verdi. Mesajlarını çok net üstü kapalı olmayan bir şekilde direkt veren bir yazar ve bazen gerçekten de böyle bir keskinliğe ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.
Asi RuhlarHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20243,469 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 17:19
SPOİLER. KİTABI OKUMAYANLARIN OKUMASINI TAVSİYE ETMİYORUM. Grenouille karakteri ile ilgili karakter analizi Ben grenouille'ye karşı hiçbir şey hissetmedim. Yani şöyle açıklayayım. Kendisi zaten bir katil olduğu ve insnalara sevgi göstermeyen biri olduğu ve çok rahatça cinayet işlediği için ondan nefret etmeliyim. Ya da yeteneğinden ve neredeyse tüm dünyayı kendisine köle yapabileceği bir parfüm yaratabildiği için ona hayranlık duymalıyım..ama ikisini de hissetmedim ki işin en güzel tarafı buydu sanırım. Grenouille, eylemlerini sorgulamanın çok anlamsız kılındığı bir karakter. Çünkü herhangi bir inancı, ahlaki değeri ve hissi yok. Bunu bir noktada zevk için yapsaydı veya güç arzusu için ondan nefret edebilirdim ama o insanları sadece, projesinin bir maddesi olarak görüyor. Öldürdüğü kadınları parfüm yapmak için kullandıkları çiçekler gibi görüyor özlerine sahip olduğunda da onlarla işi bitiyor. Canlı ya da cansız olmaları onun için önemli değil. Kitabın ilk başlarında onun kibirli biri olduğunu düşünmüştüm ama bence kibirli biri de değil. Elindeki yetenekle dünyanın en zengin parfümcüsü olabilir ve zenginlik içinde yaşayabilirdi. Ama o gittiği çoğu yerde bir gölge olmayı tercih etti. Dünyanın en iyi parfümünü yapmaya çalışırken bile motivasyonu şöhret, güç ve para değildi. Daha çok yeteneğiyle ve elindeki materyallerle ne kadar ileri gidebileceğini merak eden ve çözmeye çalışan bir araştırmacı gibiydi. Çünkü zaten kendi deyimiyle onun yaptığı sanatı, onun gibi kimse de anlayıp takdir edemeyecekti. Bu yüzden ona hayranlık veya nefret beslemiyorum. Aksine hayata ve insanlığa dair, insanca bir motivasyonu olmadığı için eylemlerinin tahmin edilemezliği, kitabı ve hikayeyi daha sürükleyici yaptığı için beni her saniye şaşırtan, meraklandıran tahmin edilemez bir
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201827,4bin okunma
6/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 14:41
Japon edebiyatı estetiğini, yazı dilini, o karanlık ve depresif havasını hep beğenmişimdir. Bu kitabı okurken rahatsız edici olacağını düşünerek başlamadım, o yüzden norobu ve içinde bulunduğu çetenin eylemleri ve hayata karşı nihilist duruşu beni inanılmaz şaşırttı. Hala 13 yaşlarındaki bu çocukların, otoriteye karşı gelmek için, bozulmuş bir ideolojiye tutunarak şiddete başvurmaları kanımı donduruyor. Ama savaştan yeni çıkmış bu ortamda büyümeleri, şiddeti benimsemiş olmaları, başka yol bilmemeleri onları bu konuda bu kadar cesurlaştırmıştır olabilir, inanın bilemiyorum. Ayrıca japon edebiyatı erkek yazarlarının mizojinist bakış açısını görmekten hoşlanmıyorum..fusoku karakteri üzerinden, yaptığı anlatı yüzeysel hissettirdi. Başarılı, güçlü ve kendi işini yapan dul anne anlatısı, burada bilinçli bir olumsuzluk olarak yazılmış. Çocuğuna yaklaşma biçimi çok, karikatürize, ryuji ve noboru'nun baba - oğul ilişkisini pekiştirme çabası da çok hızlı ve geçiştirme. noboru yaşamın bu sıradanlığından rahatsızlık duyuyordu zaten. Annesini görme ve anlama biçimi ise çok rahatsız edici. Nereydeyse fazla "male gaze." Sevdim mi sevmedim mi bilmiyorum. Açıkçası okuyucu sevsin diye yazılmış bir kitap olduğunu da düşünmüyorum. yazarın öfke duyduğu her şeyi kağıda kusması ve okuyanları rahatsız ederek öc alması gibi geldi.
Denizi Yitiren DenizciYukio Mişima · Can Yayınları · 20173,217 okunma
1/10
·104 syf.··
2025 19. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2025 01:02
normalde kitap incelemesi yazmıyorum. Bir kitap hakkında uzun uzadıya düşünüp tartışmam için ya o kitabı çok sevmem ya da ondan nefret etmem gerekiyor. Bu kitap maalesef ki ikinci kısımda oldu. Açıkçası az çok konusunu bilerek okudum. Sadece çocuğun yaşının kaç olduğundan pek emin değildim. Yine de 50 küsür yaşında bir adamın 14 yaşında bir çocuğa aşık oluşunu sanatla meşrulaştırmasını okumak, aşırı rahatsız etti... Bütün etik dilemaları ve ahlaki kuralları hiçe sayıp, biz sanatçılar da böyle farklıyız tavrı hoşuma gitmedi. Sapkınca düşüncelerinizi sanatla romantize edip meşrulaştıramazsınız, sanat bunun için değil. Ayrıca kitabın genel yazımını da sevmedim. Yazarla bir bağlantısı var mıdir bilmiyorum ama kitaptan çok fazla oscar wilde esinlenmesi sezdim. Neredeyse oscar wilde çakması diyebilirim ama kötü bir çakma. Bir anda yazarın olayın ortasında anlatmak istediği konuyla ilgili anektodlar girmesi, vermek istediği mesajı inatla kafamıza sokma çabası, çok acemice geldi. Hiç beğenmedim ve açıkçası okurken sıkıldım, aynı zaman da daha en başında hikayenin sonunun nasıl biteceğini çözmüştüm. Beğenmedim. Tavsiye de etmiyorum.
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Can Yayınları · 20074,673 okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2025 00:25
bu, bu sene şimdilik okuduğum en iyi kitaplardan biriydi diyebilirim. bir sanatçının yaratım sürecinin psikolojik ve psikanalitik sebeplerini, buna neyin sebep olduğunu, bilinçötesinde gerçekleşen ve bilincimize yansıyan bir düşünce olduğunu ve yaratım sürecinin tanrılar tarafından neden hoş karşılanmadığını, o kadar güzel, akıcı ve etkileyici bir şekilde anlatıyor ki. sanatla ilgilenen, sanat yapan herkesin okuduğunda anlamlandıracağı çok güzel bir kitaptı. Çok güzeldi. O kadar çok altını çizdim ki buraya alıntı paylaşamadım.
Yaratma CesaretiRollo May · Metis Yayınları · 20223,209 okunma