Martin'im...
okumadan önce gözümü korkutan , bir o kadar heyecanlandıran bir kitaptı.
Neden daha önce okumadım diye kendime kızdığım bir kitap oldu .Senelerce kitaplığımda benim için çok özel olan o kitabı sakladığımı nereden bilebilirdim ki?
Bu kitap hakkında o kadar uzun konuşmak isterim ki,
saatlerce ,günlerce oturup sadece bu kitabı konuşabilirim.
Şimdiye kadar okuduğum,hayatımın geri kalanında da en sevdiğim olarak kalacağına inandığım bir kitap.
Okudukça her sayfasında Martin'e hayran kaldım.
Bu hayatta Martin kadar kendini geliştirme arzusuyla yanıp tutuşan insanlarla karşılaşabilmeyi çok isterim.
Okumayanlar için spoiler vermeyeceğim ama , Genç bir denizci olan Martin; bir gün kavgadan bir adamı kurtarır,adam da teşekkür amacıyla Martin'i akşam yemeğine davet eder.Toplumun düşük kesimlerinden olan Martin ,akşam yemeğinde kavgadan kurtardığı adamın kardeşi olan soylu burjuva kızı Ruth'a aşık olur.Fakat Ruth ve Martin arasındaki sınıf farklılığı yüzünden Ruth endişelenir.Martin ise Ruth için değişmeyi göze alır. Aşkı için her şeyi yapmaya hazır olan Martin,para kazanmak için yazarlık mesleğine başlar ama işler pek de hayal ettiği gibi yürümez.Kitap boyunca Martin'i hayranlıkla okudum Pek çok yerde ise Ruth a sinir oldum,onu bu kadar seven ve onun için bu kadar çabalayan birini hiç görmedi resmen.
Martin bana her zaman başarısı,azmi ve sabrı ile örnek bir karakter oldu.
Tanıdığım bütün insanlara şiddetle önerdiğim şahane bir kitap.
Her zaman baş ucumda olan altını çizmeye bile kıyamadığım her sayfasına hayranlıkla baktığım o kitap hayatımın içinde, her gün benimle ve her zaman da öyle kalacak.