Hulya

Hulya
İnsan bazen kendi hikayesini başkasından dinlemek istiyor.
Hakikatte bir türlü atlayamadığı bir eşiğin üstünde karasız ve bîçare, ne geriye, ne ileriye kımıldamadan kalmıştı.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
O, evden sadece kendi hayatının artık elde ettiğini sandığı şuurunu götürecekti. Yazık ki içinde bu birdenbire alevlenen hayat ışığı uzun zaman sürmedi. O, bir şevki sonuna kadar sürdürenlerden değildi...
Edebiyat
Sefalet ömrün en acı tecrübesi olduğuna göre, onun fırında pişmiş olanların bu kadarcık gurura hakları vardı...
Sayfa 84·Kitabı okudu
Edebiyat
Acımak için ölümün tecrübesi yetmezdi; kuru mısır ekmeğinin de acısını tatmak lâzımdı. Bu yüzden onun için dünya ikiye ayrılıyordu. Hâlbuki kitaplar, sevginin birleştirici bir şey olduğunu yazıyorlardı. Evet, kitaplar ne derse desin, dünya ikiye ayrılıyordu.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Edebiyat
Her doğuş gibi, bu da zahmetliydi. Sevginin, merhametin eşiğini atlayanlar, ıstırabın gömleğini de kendiliğinden giyinirler. Acımak, söylendiği kadar kolay bir şey değildi. İnsanın her tattığı şey, içinde bir bıçak gibi çalışıyordu.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam