"Garip sonsuz bir yolculuk gibi geliyor bana annemin ölümü. Ölüm konusundaki bu beylik tanımlamayı, nicedir somut bir gerçeklik gibi hissediyorum. Sonsuz bir yolculuğa çıkmış bir insanı, ne kadar uğraşırsam uğraşayım, didinirsem didineyim, kâğıt üstünde bir türlü yaşatamıyorum."
"Ondan korkmakla kalmıyorlardı, seviyorlardı onu; tıpkı dayak ve cezaların onların iyiliği için olduğuna inandırılan çocukların otoriter ebeveynlerini sevdikleri gibi."
"Fotoğraf, tam anlamıyla göndergeden bir türemedir. Bir zamanlar var olan bir bedenden ışınlar çıkıp gelir ve burada bulunan bana dokunur; aktarım süresinin pek bir ehemmiyeti yoktur; yitip giden kişinin fotoğrafı bir yıldızın nice zaman sonra yayılan ışığı gibi bana dokunur."
Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / 2014