Hülya Açılan

Hülya Açılan
@hulyacilan
Instagram: hulyacilan
null
Ankara Üniversitesi
Bursa
Bursa, 8 Haziran 1991
1908 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 00:00
Eşiniz ve iş arkadaşınızla aynı anda mesajlaşıyorsunuz. Ve talihsizlik bu ya eşinize atmanız gereken mesaj iş arkadaşınıza gidiyor. Hiç olmamış gibi davranıp devam edebilirsiniz ya da hemen durumu izah edersiniz. Acaba karakterimizin kararı ne olacak? . İşte tam bu noktada durup düşündüm. Gönderilen kısa bir mesaj nelere sebep olabilir ki? . Bağlar, Sır ve Şaka kitaplarını büyük keyifle okuduğum yazar Yanlış Hedef’te de şaşırtmıyor beni. Bağlar ve Sır’da işlediği ikili ilişkileri anımsatıyor. Domenico Starnone oldukça temel konuları ele alıyor aslında. Bunu yaparken -nasıl demeli- muzip bir dil kullanıyor. Yanlış Hedef’te ters köşe oldum mu? Hayır. Ama her sayfada bir aksilik bekledim. İşte bu beklenti inanılmaz eğlendirdi beni. Yazar okuyucuyla oynadığı gibi karakterleriyle de oynuyor sanki. Su gibi akan bir kitap arayışındaysanız, Yanlış Hedef’e bir şans vermenizi öneririm :) . Eren Cendey çevirisi, Hamdi Akçay kapak tasarımıyla ~
Yanlış HedefDomenico Starnone · Tersine Kitap · 202680 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 00:00
‘Duydun mu Dennis May ölmüş?’ cümlesiyle kaskatı kesiliyor S. Sonrası geçmişe dönüş, içe kapanış. Bir ölümün rahatlatıcılığını öğreniyor S. Bu rahatlamayı biz de hissediyoruz ama ben biraz da öfkeleniyorum. Toksik ilişkilerin ‘tutkulu aşklar’ olarak süslenip sunulmasına öfkeleniyorum, travmaların tüm suçları örtebileceği yanılgısına öfkeleniyorum, tüm umudun üçüncü şahısların ağızlarından çıkacak kelimelere bağlanmasına öfkeleniyorum. Bunlardan sebep ‘Beni Yazma’ beni konfor alanımdan çıkardı, rahatsız etti. ‘Yalan Dolan’ ile tanıştığım yazar Veronica Raimo’nun bu kitabını da çok sevdim. Kullandığı dil, karakterin sayfalar ilerledikçe çözülüşü, son sayfalardaki gerilim kısacık bir kitabı dolu dolu hissettirdi. . Eren Cendey çevirisi (ki enfesti!), Hamdi Akçay kapak tasarımıyla~
Beni YazmaVeronica Raimo · Medusa Yayınları · 202630 okunma
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 00:00
On iki yıl sonra başka bir ülkeden memleketinize döndüğünüzde muhtemelen çoğu şeyin değiştiğini görürsünüz. Natalia da bu değişimin ortasında buluyor kendini. Ama sadece memleketi değil; ailesi de başka geliyor ona. Bir yanda eksilmiş bir yanda dönüşmüş karakterler buluyor karşısında. Ve biz sadece Natalia’yı değil onun kuşak hikayesini de dinliyoruz. . ‘Ana karakteri yan karakterlerin hikayeleriyle anlamanın güzelliği’ vardı Kiraz Mevsimi’nde. Katalan edebiyatının önemli isimlerinden Montserrat Roig, Franco döneminin öncesi ve sonrasına da değiniyor bu kitapta. Her karakteri dinliyor, geçmişleriyle bugünleri arasındaki geçişleri görüyorsunuz. (Özellikle Patricia ve Joan’ın yaşamları çok dokundu bana) Barselona Üçlemesi’nin diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum. . Katalanca aslından çeviride Emrah İmre yer alırken; kapak tasarımı Hamdi Akçay’a ait.
Kiraz MevsimiMontserrat Roig · Medusa Yayınları · 202680 okunma
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 00:00
Shibata’nın çalıştığı şirketteki görev tanımı belirsiz. Çünkü bazılarına göre ‘o sadece bir kadın çalışan’. Müşteri ilişkilerine de koşturabilir, toplantıdaki kahveleri yapıp fincanları da yıkayabilir. Ama artık bu durumdan sıkıldı Shibata, bir şey yapmalı… Mesela hamile kalmalı? . Toplumsal cinsiyet rollerinden yola çıkıp kadınlık durumlarına (özellikle hamilelik dönüşümleri üzerinden) değiniyor genç yazar Emi Yagi. Büyük cümleler, keskin eleştiriler yok aslında. Sadece içinde bulunduğu durumu değiştirmeye çalışan bir kahramanımız var, yaptıkları bize mantıklı gelmese de onu anlayabiliyoruz. Belki de mantıklı olmayan düzene başka türlü bir başkaldırı olmayacağını biliyoruz da tüm bu olanları anlamlandırabiliyoruz. . Anne bebek uygulaması, işyerindeki diyaloglar gibi ufak ama çok gerçekçi detaylarla sevdiğim-bir çırpıda okuduğum kitaplardan oldu Boşluğun Güncesi. . Ali Volkan Erdemir çevirisiyle~
Boşluğun GüncesiEmi Yagi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025226 okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2025 00:00
‘Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Hayattan, tabii ki, onun büyüleyici geçiciliğinden.’ . İlk kitaplarımı babam aldı benim. Okuma ve konuşmada yaşıtlarıma göre oldukça gerideydim. Ama her hafta babam bıkmadan kitap taşıdı bana. Hayatı bilhassa bana bir şeyler taşıyarak geçiyor hala. Dün kazandibi aldı örneğin. Sonra Georgi Gospodinov’dan babasının ölümünü okudum. Fazla gerçekti acısı, olabildiğince dürüsttü Gospodinov. Onun babası da pek çok şey taşımış hayatı boyunca. Çocuklarını, torunlarını, cennete çevirdiği bahçesinin yüklerini ve hastalıklarını. ‘Korkacak bir şey yok’ diyen babasına korkuyorum diyememenin yumrusuyla okudum sayfaları. Herkesin bir aile yarası var elbet, kimi çok sevmekten kimi sevememekten yaralanıyor. Yazarın babasının bıraktığı yara ise sevgiden. Bunu anlayınca daha da ağırlaştı sayfalar. Georgi Gospodinov hatırladıklarıyla, anılarıyla tanışmadığımız ama bildiğimiz birini hayatımıza dahil ediyor. . Dönüp dönüp altını çizdiğim cümlelere yeniden bakacağım bir kitaptı Bahçıvan ve Ölüm. Hayatın büyüleyici geçiciliği için biraz da~ . Hasine Şen Karadeniz çevirisi, Lyuba Haleva kapak resimleriyle ~
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,3bin okunma