Hülya Açılan

Hülya Açılan
@hulyacilan
Instagram: hulyacilan
null
Ankara Üniversitesi
Bursa
Bursa, 8 Haziran 1991
1911 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2024 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2024 00:00
Birinden hesap sormanız için yakasına yapışmanız gerektiğini düşünürsünüz. Hakkınızı ancak bu şekilde alabileceğinize inandırıldığınızdan belki de. Ama bu çoğunlukla işe yaramaz. Koca bir yorgunluk kalır geriye. Başka bir yolu daha olabilir hesaplaşmanın: yazmak. Kanarken kanatabilirsiniz çünkü. Aynı şiddetle olmasa da sarsabilirsiniz. Han Kang yine hesaplaşıyor. Sapkınlıklardan, kendi geçmişinden, Gwangju’dan sonra bu sefer Jeju’yla. Bir arkadaşlığı 3 Nisan 1948’e götürüyor. Kuşaklar atlıyor, bugünün acısının siyah köklerini yıllar öncesinden topluyor. Parçalı, dağınık bir kitap Veda Etmiyorum. Sebebi bugün bile yerlerine oturmamış taşlar. Okudukça ve bilhassa sona geldiğinizde anlıyorsunuz. . Han Kang yine şaşırtmıyor beni. Çekmediğim bir acıya ortak ediyor. . Göksel Türközü çevirisi, Tahir Berk Yılmaz kapak tasarımıyla ~
Veda EtmiyorumHan Kang · April Yayıncılık · 20242,232 okunma
Gulsah T isimli okura yanıt verildi
Hülya Açılan
Çok teşekkür ederim ❤️
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2019 130. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2019 12:03
Bir savaşta geleceğe dair tüm ümitleri yerle bir etmek için en güçlü şeye saldırmalısınız. Öyle bir şey olmalı ki bu, dili de kültürü de toprağı da bölmeli. Öyle bir şey olmalı ki dünü de bugünü de yarını da almalı. O yüzden her savaşta önce kadınlar seçildi. Rahimlerini, ellerini, bedenlerinin her bir zerresini çaldılar onlardan. Bosna’da, Filistin’de, toplama kamplarında önce kadınları ele geçirdiler. Erkekleri süngüyle alt edebilirlerdi, kurşun nedir ki? Ama tamamen sahip olmak için zihinlere zerk etmelisiniz zehrinizi. Yavaş yavaş, ağırdan. Ve Japonya ‘comfort women’ dedi onlara. Rahatlamak için, omuzlarındaki o savaş yüklerini kocalarını, babalarını, evlatlarını katlettikleri kadınlara. Çünkü onlar bunu, kendilerine hak gördüler. Kore’yi resmi olarak sömüren Japonya, ‘yükselen güneş’ bayraklarını sallamaya devam etti. Ona yardım edenlerle.. Özür dilenmedi. Ağıtlar, kaleme alınanlar, boş bir sandalyenin yanında, omzunda kuşlarıyla, yüreğinde kocaman deliklerle, saçları kısacık kesilmiş kızların heykelleri kaldı geriye. . Mary Lynn Bracht, unutmayalım istiyor. Hana’nın hikayesini anlatıyor bize. 16 yaşında, 9 yaşındaki kardeşini almasınlar diye kendini veriyor askerlere. Askerler de ona Sakura ismini . Japon askerleri ele geçirdikleri kadın ve kız çocuklarına çiçek isimleri takıyorlar çünkü. Bir çiçeği kopardıklarında yerlerinin çoraklaşacağını bildiklerinden.. Hana ve kardeşi Emi, savaşın-sömürünün-sonrasında ayaklanmaların gölgesinde yaşamaya çalışıyorlar. Pek çokları gibi. Sadece onlar değil acı çeken, ama biz onların acılarından, evlerinde temiz olan pencerelerinden kirli bir manzaraya bakıyoruz. Lanetler de okuyoruz, içimiz de kavruluyor, iki kardeşin sevgisiyle de ısınıyoruz. . Dilek Parsadan çevirisi ve İlknur Muştu kapak tasarımıyla..
Edebiyat
Beyaz KasımpatıMary Lynn Bracht · Arkadya Yayınları · 2018545 okunma
Ezgi kayar isimli okura yanıt verildi
Hülya Açılan
Çok teşekkür ederim ☺️
9/10
·151 syf.··
Beğendi
·
2022 39. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mart 2022 00:00
Yeteneklerinizi şöyle bir gözden geçirin. Elinizde neler var? Yumuşacık bir sesiniz, güçlü kaleminiz, dillere destan yemekleriniz, bakanın gözlerini alamadığı resimleriniz?  Takdir gören, yaptıkça kendinizi iyi hissettiğiniz bir şey bulamıyor musunuz? Hemen canınızı sıkmayın: Özür dileyebilirsiniz. Sadece kendiniz için değil başkaları için de! Dünyada hata yapmaktan, suç işlemekten bol ne var? Hemen yüklenin sorumluluğu, günah keçisi oluverin. Boynunuzu bükün, aflar dileyin, özrünüz kabul edilene kadar ne gerekiyorsa yapın.  İşte böyle düşünen iki arkadaş var: Jinman ve Şibong. Onlar bir tesiste tanıştılar. Dostlukları pek çok şeye dayanıyor: Birlikte şiddet görmeye, ispiyonlamaya, suç yaratmaya ve daha nicesine.Tabii alışık oldukları düzen değişmeye başlıyor, o kadarını da anlatmayayım değil mi? Sizi merakta mı bıraktım? Özür dilerim! . Lee Ki Ho karanlık bir atmosfer yaratıp, simgeler üzerinden bir olay örgüsü kurguluyor. Suç'un karşına cezayı da masumiyeti koymuyor, bu karşıtlığı 'özür dilemek' ile sağlıyor. Bitirene kadar başından kalkmadığım bu eser tenime iğneler de batırdı elbet. Kitabın son sayfasını da çevirdiğimde düşünmeye başladım: Kendi hatalarımızı başkalarının üzerine yıkıp yüklerimizden arınabilir miyiz? Sütten çıkmış ak kaşıklar olabilir miyiz? Önce suç yaratıp ardından bu suça inanıp bir de üzerine acılar içinde kavrulabilir miyiz? Bu soruların cevaplarının 'evet' olduğunu bildiğimiz halde, sonuçsuz bir çaba ile sormaya devam eder miyiz? . İncecik bir kitap Özür Dileriz. Ancak anlattıkları, ima ettikleri çok derin. Lee Ki Ho sade, dolambaçsız bir şekilde bunu başarıyor.  Okumanızı çok isteyeceğim eserlerden oldu bile! . Mehmet Ölçer çevirisi, Yasin Çetin kapak tasarımıyla ~~
Özür DilerizLee Ki-ho · Othello Yayıncılık · 2022211 okunma
Nurefşan isimli okura yanıt verildi
Hülya Açılan
Çok teşekkür ederim ☺️🙏🏻
7/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2022 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2022 00:00
‘Yazarlar sıradan sandığımız insanları evirip çevirirler, başka bir gözle bakarak onlardan yeni insanlar yaratırlar. Bu yeni gözle biçimlenmiş insanlar, artık bizim için sıradan değildirler, birer kahramandırlar. Gerçek hayatta da gizli bir elin onları alıp yeniden biçimlendirmesini isteriz. Bir el, deriz, bizi de biçimlese, biz de kendi hayatımızın kahramanı olsak. O el, kendi elimizdir oysa’ . Bir derginin kapak fotoğrafına baktığınızda sadece fotoğrafı değil; ötesini de gördüğünüzü düşünün. O fotoğrafın öznesini, çekim aşamalarını, ışığı, gölgeyi. Bu ay kapakta Şebnem var. Şebnem çok güzel. Öyle güzel ki, ona bakmak canımızı yakıyor.. Fotoğrafa her bakan başka bir şey hissediyor. Sanat eseriymişçesine. Kiminin geçmişinin yaralarını kanatıyor Şebnem kiminin korkakça yaşamasını yüzüne vuruyor. Şebnem bizim vicdanımız, sesini duymaya çalıştıkça sesi açmaktan ziyade kıstığımız. Şebnem tam da bizim gözlerimizin önünde ama aranıp duruyoruz onu.. . Suzan Defter ile tanıdığım Ayfer Tunç’un kalemine, yazarın üçlemesi ile devam etmek istedim. Sanıyorum ki iyi de yaptım! . Kapak Kızı’nda tesadüfler bir araya gelip; bir tren yolculuğuna çıkıyor sanki. Sonraki durağım Yeşil Peri Gecesi. Aklımda cevaplanmamış sorular ve Şebnem var. Aklımdaki Şebnem, bir okulun bahçesinde kitap okuyor.. . Utku Lomlu kapak tasarımıyla ~
Kapak KızıAyfer Tunç · Can Yayınları · 202013,7bin okunma
Gara Keçi isimli okura yanıt verildi
Hülya Açılan
Onları da en kısa zamanda okuyacağım, çok teşekkür ederim 🥰