Puan vermedi·250 syf.··
2026 69. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 21:34
Merhabalar değerli kitapseverler, bugün sizlere Deniz Antalya'nın kaleminden çıkan Hüma adlı kitabı tanıtmak istiyorum. Hüma; öğretmenleri ve arkadaşları tarafından derslerinde başarılı olduğu düşünülen bir kız. Hüma, lise mezuniyetine gideceği sırada ortaokula başladığından beri sevdiği Ahmet tarafından davet bekliyor ama Hüma, Ahmet'ten beklediği teklif gelmeyince küstah Serdar'ın kavalyelik teklifini kabul ediyor. Serdar ve Hüma mezuniyet balosundayken bir ara Hüma, davetin yapıldığı salonun balkonuna doğru ilerlerken Ahmet ile karşılaşıyor ve aralarında sevgi dolu bir sohbet meydana geliyor. Bu sevgi dolu sohbet bir anda Serdar ortaya çıkınca kesiliyor ve Ahmet ortamdan uzaklaşıyor. Eğitimini tamamlamak isteyip hayalleri olan Hüma, babasının 500 bin TL borcu olduğunu öğreniyor ve Serdar'ın "Bu borcu ben kapatırım ama benimle evlen," teklifi ile karşı karşıya kalınca ailesini kurtarmak için Hüma, Serdar'ın teklifini kabul ediyor. Sonra neler mi oldu? Sonrası kitapta. Serdar ve Hüma evlilikleri sırasında neler yaşayacaklar? Hüma, Ahmet ile tekrar görüşebilecek mi? Hüma'yı hayatında nasıl bir son bekliyor? Bu soruların cevapları ise kitabın içerisinde saklı. Her bir sayfasını soluksuzca okuduğum etkileyici bir kitaptı. Yazarımızın kalemine sağlık, okuyucusu bol olsun.
HümaDeniz Antalya · Mandal Kitap · 202320 okunma
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Yine bir çocuk kitabı hemde manga şeklinde ve tabiki İstanbul Fatih'i Fatih Sultan Mehmet Han ı anlatıyor. Çocuk ları tarihimize ısındırmak ve onlara yabancı kanlı, anime ya da sapıkça mangalarını almak yerine böyle yerli yerinde kahramanlık dolu manga alıp hem okumayı hemde tarihimizi öğretebiliriz. Eğlence kitap.
Fatih Sultan MehmetHüma Çalışkan · Aile Yayınları · 202424 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·142 syf.··
2026 24. kitabı
Selâm kitap ailem bu akşam sizlere bir solukta okuyup bitireceğiniz harika bir kitaptan bahsedeceğim ; Yasin Kocabaş'tan Demirden Bir Deniz eseri; Kitap Payitaht'ta Yavuz Sultan Selim'in tahta geçtiği günlerde başlıyor. Eser Hüma ve Hazar'ın masum aşkı, sonra mecburen Hüma ve babasının şehirden ayrılması ile devam ediyor. Hazar'ın hikayesi tam bu noktada başlıyor diyebiliriz. Gönüllü olarak Osmanlı askeri olan ana karakterin , karakter gelişimini okuyor. Karahisar Kalesi'nde yaşanan gizemli c'nayeti çözüp, orada geçmişten gelen tesadüflerle karşılaşıyoruz. Dokuz ok isabet etmiş sarışın bir kadın, renklerden bir pusula,heyecan , gizem ... Fethedilmekte olan Osmanlı toprakları, geçilen çöller,zorlu zaferler, geride bırakılmış hayatlar... Okurken kendinizi tarihi bir filmin içerisinde hissedeceğinizin garantisini veriyorum. (Bence filmi olmalı bu arada) Tek yönlü polisiye,tarih veya aşk olarak ele alınmamış okuyucuyu sıkmayan akıcı bir dile sahip bu güzel eseri sizlere tavsiye ediyorum Yazar; Yasin KOCABAŞ YAYINEVİ; Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık Türü; Tarih, Polisiye Sayfa Sayısı Ortalama;140
Demirden Bir DenizYasin Kocabaş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20266 okunma
10/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2026 147. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 00:00
"DEMİRDEN BİR DENİZ" Yavuz'un defterinde "gri" yoktu, ya "ak" sındır ya "kara". Tarihî romanlar genellikle iki tuzağa düşer: Ya tarihî gerçekleri o kadar ağır basar ki kurgu boğulur gider ya da kurgu o kadar uçar ki dönemin ruhunu tamamen kaybederiz. Eser, bu iki ucun tam ortasında, dengeli bir yürüyüş sergiliyor. Yazar, on yedi yılı aşan psikoloji ve tasavvuf okumalarını Osmanlı arşivlerinin titizliğiyle harmanlamış. Ortaya çıkan şey ise sadece bir “kitap” değil; âdeta bir dönem odası – içine girdiğimizde Yavuz’un ordularının tozunu koklayacağımız, fırtınayla dövüşen kale duvarlarının soğuğunu hissedeceğimiz bir atmosfer. Tarih, bazen yalnızca savaşların ve zaferlerin anlatıldığı bir alan değildir. Bazı hikâyeler vardır ki insan ruhunun en karanlık taraflarını, kayıpların bıraktığı derin boşluğu ve sırların insanı nasıl dönüştürdüğünü de anlatır. 1518 yılı… Osmanlı Devleti’nin en sert ve en çalkantılı dönemlerinden biri. Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi’nin ardından şekillenen siyasi atmosferin ortasında, Karahisar Kalesi’nde işlenen gizemli bir cinayetle karşılaşıyoruz. Sultan Selim Han’ın Mısır seferinden dönen ordusuna yol açan öncü birlik komutanı Hazar, kendini fırtınanın dünyayla tüm bağlarını kopardığı bir kalede bulur. Âdeta taş duvarların içine hapsolmuş bir bilinçaltını andıran kaçışın mümkün olmadığı bu atmosfer, romanın gerilimini sürekli diri tutuyor. Dışarıdan kimse giremez, içeriden kimse çıkamaz. Duvarların ardında işlenmiş vahşi bir cinayet: Kimliği belirsiz bir kadının bedenine saplanmış dokuz ok. Dokuz şüpheli. Ve bu şüphelilerden biri, Hazar’ın geçmişindeki en karanlık yaranın ta kendisi. Hazar’ın hikâyesi, onu bu soğuk kale duvarlarına hapseden sebeplerin ötesine geçiyor. Naif bir nalbant çırağıyken sevdiği kadını kaybetmenin acısıyla ölümcül
Edebiyat
Demirden Bir DenizYasin Kocabaş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20266 okunma
Puan vermedi·142 syf.··
2026 36. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 00:00
Tek bir türe dahil edemeyeceğim bir kitapla geldim arkadaşlar. Bu kitapta psikoloji, tasavvuf, tarih, kozmoloji, savaş, ihanet ve en çok da küllerinden doğan trajik bir aşk var. Kitap akıcı diyebileceğimden daha da akıcı bunu ayrıca belirteyim. Bu kitap için 2 veya 3 gün ayırmıştım ama öğleden sonra başlayıp gece uyumadan bitti gitti. Osmanlı tarihinde bir ilk oluyor. Sultan Beyazid'in oğlu Selim babasının elinden iktidarı zorla değil ama zorunlulukla alır. Sultan Selim cihanı ateşe vermeye hazırlanırken Hazar, ocağındaki ateşi harlamakla meşguldür. Hüma ise babasıyla gitmek zorunda kalır. Yeni bir hayat, yeni bir kimlik: Özüm. Ve dış dünya ile tüm bağları kesilen bir kalede bir cinayet... Kafana kısılmış bir katilin peşine düşen nalbant çırağını ise sevdiği kadını kaybetmenin acısıyla ölümcül "Serdengecti'ye" dönüştüren bir soruşturma. Devletin bekası mı kendi kalbinin küllerini deşecek bir yüzleşme mi? Bir kadın bedenine saplanmış dokuz ok, eski Türk kozmolojisi, yönler, renkler, şifre ve ölümcül bir sır. Bütün bunlar kusursuz bir kurguda buluşuyor. Okuyucuyu da tek solukta okumak kalıyor. Hüküm kimdeyse, kılıç onda olmalıdır. Analar, evlatlarının kalbini, onlar daha dile gelmeden okurmuş. İki günü eşit olan ziyandadır. Gerçek fetih, kaleleri değil; kalpleri kazanmakmış. Yavuz'un defterinde "gri" yoktu, ya "ak" sındır ya "kara". Eski dünya bugün öldü çocuk. Artık devir, demiri ve barutu olanındır. Doğunun güneşini arkasına almayan, batının karanlığına yürüyemez. İhtişamı ve süsü asla sevmeyen, o bilindik tabloların aksine sakalı olmayan, gösterişten uzak ve tavizsiz bir mizaca sahip olan Yavuz Sultan Selim, hayatının hiçbir döneminde küpe takmamıştır.
Demirden Bir DenizYasin Kocabaş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20266 okunma
10/10
·256 syf.·
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Funda Uçuk Er tarafından yazılan Asude Bahçe, “Huşu Ağacı” serisinin devamı olan bir romandır. Hikâye hem bireysel hem de tarihsel bir arka planda ilerler. Kitapta iki ana hikâye iç içe geçer. Günümüzde Zeynep ve Ömer’in hayatı anlatılmaya devam eder. Zeynep’in eline geçen gizemli bir günlük, olayların yönünü değiştirir. Bu günlük sayesinde geçmişe gidilir ve Hüma ile Teğmen Yusuf Ali’nin Kıbrıs’a uzanan imkânsız aşkı ortaya çıkar. Bu aşk hikâyesi, Kıbrıs’ta yaşanan savaş, zulüm ve trajediler eşliğinde ilerler. Savaşın parçaladığı hayatlar, kayıplar ve acılar oldukça yoğun bir şekilde işlenir. Aynı zamanda romanda tasavvufî öğeler, ilahi ve beşeri aşk ve insanın içsel yolculuğu (tekâmül) ön plandadır. Kitap, okuyucuya şunu hissettirmeye çalışır: Hayatta yaşanan acılar, karşılaşmalar ve ayrılıklar aslında insanın olgunlaşma sürecinin bir parçasıdır. Asude Bahçe, savaşın ortasında filizlenen bir aşkı, geçmiş ile bugünü birleştirerek anlatan; aynı zamanda insanın ruhsal yolculuğunu ve kaderle yüzleşmesini işleyen duygusal ve tasavvufi bir romandır.
Asude BahçeFunda Uçuk Er · Cezve Kitap · 20211,667 okunma