İlk inceleme benden
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
ORTAÇAĞ'DA KADIN EILEEN POWER Orta çağ tarihçisi Eillen Power Ortaçağ tarihini siyasi olaylardan, krallardan, savaş meydanlarından uzaklaştırıp gündelik hayatı, üretimi, emeği ve bilhassa kadın deneyimini merkeze yerleştirerek konu eder. Ortaçağ toplumunu durağan bir yapı değil, hareketli ve çok katmanlı bir dünya olarak ele alır. Bilhassa kadınları ekonomik ve toplumsal yaşamın etkin öznesi olarak konumlandırır. Ortaçağ kadınları sessiz, görünmez ve pasif miydi? Manastırlardan çarşılara, saray çevresinden ev içine kadar uzanan geniş bir perspektifte kadınları aile içinde toplum ve ekonomik düzenin oluşumundaki oynadıkları rolle ele alır. Belgeler edebi eserler arşiv kayıtlarından yararlanarak oluşturduğu kitaptan Ortaçağ kadınlarının çalışma hayatını, eğitim haklarını,inanç dünyasını ve toplumsal statülerini gözler önüne serer. Kadın tarihini romantize etmez. Tarihin tam merkezini alarak yeniden kurgular. Hadi bakalım neler anlatmış biraz göz atalım: ✓Kadının yeri, kimi zaman bir ülkenin ya da bir dönemin medeniyet düzeyini ölçmek için kullanılan bir sınav olarak değerlendirilir. Ancak bu sınavın Ortaçağ'da uygulanması hayli zordur. Çünkü herhangi bir dönemde kadının konumunu belirlemek başlı başına meşakkatli bir iştir. Kadının yeri, teoride başka; hukuki ve toplumsal statü bakımından başka; gündelik yaşam pratikleri açısından ise bambaşka biçimler alır. ✓İşçi halk, tarlalar ve tezgahlarda çalışan kadınları görmeye, onlarla arkadaşlık etmeye alışkındı. Yine de pazar günleri kiliseye gidiyor, vaizlerin, kadının cehennemin kapısı olduğunu ve Meryem'in cennetin kraliçesi olduğunu tek nefeste ilan edişini dinliyorlardı. Bayram günlerinde ya da pazar ve panayır gezmelerinde jonglörlerin etrafında toplanıyorlar, kadınların aşağılandığı fabliaux'lara
Tarih
Ortaçağ’da KadınEileen Power · Liberus Yayınları · 20262 okunma
10/10
·144 syf.·
2026 18. kitabı
“Bir çocuğun kalbine düşen her iyi örnek, zamanla bir davranışa, bir değere dönüşür. Çünkü bir çocuk anlaşıldığında cesaretlenir, görüldüğünde kendini kıymetli hisseder, duyulduğunda ise dünyaya ışık olur. Ve o ışık…. Bir gün, bir başka yüreğin karanlığına da kandil tutar.” s.144 Hepimiz bizden önceki aynaların izlerini taşıyoruz ve bizim çocuklarımız da bizden izler taşıyacaklar… Geçmişten geleceğe aktarılan değerler bir günde inşa edilmez elbette. Ama en etkili inşa iyi bir ayna olmak, değeri yaşamak ve yaşatmak.. Hâl diliyle terbiye edebilmek.. Kitap her bir değer için örnek bir öykü, o öyküye dair çocuğun ruhunu inşa edebilecek, sorgulatan sorular sonrasında büyüklere pedagojik öneriler ve yaka çiçeği yapılması gereken ana fikir kısımlarından oluşuyor… Bölümlerde ele alınan konular: yardımseverlik, dürüstlük, sorumluluk-görev bilinci, hâyâ-mahremiyet, akran zorbalığı, adalet-hakkaniyet, şükür- kanaat, misafirperverlik,ekran bağımlılığı, dostluk vefa, sabır-öfke kontrolü, cesaret, kardeşlik, hürmet, güven, inanç-merak. Tüm bu kıymetli değer ve konular yetiştireceğimiz evlatlarımızın kişiliği-karakteri için üzerine düşmemiz gereken, görmezden gelemeyeceğimiz konular. Kitabın işlevselliği burada devreye giriyor. Sorunu tespit ettirip bırakmaması, sorunu çözebilecek, çocuğumuza yön gösterebilecek örnek cümleler kurması onu yazarın niyeti bağlamında özel bir yere konumlandırıyor. Eğitimci ve ebeveynler kitabın öykü ve sorular kısmını çocukları ve öğrencilerinde uygulayabilirler.. Öyküler bağlam dahilince hem uzun değil hem de ilgi çekici. Karakterlerin isimleri ve yaşantıları tam da toplumumuzun içinden , bizden kişiler. Bu da ilgiyi artıracak bir etmen.. Yazarın naif diline de değinmeden edemeyeceğim. Netice itibariyle didaktik kişiler de kitaplar da nasihat almak
Aynadaki İzlerZeynep Özlem Uluç · Ahir Zaman Yayınları · 202511 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·512 syf.··
2026 40. kitabı
Hiç bitsin istemedim neden bitti ki sanki :( Öyle bir içine çekiyor ki bir bölüm daha diyerek elimden bırakamadım. Sanırım beni de büyüledi mdksj Ezra'nın büyükannesi (aynı zamanda şehirdeki herkes için hürmet gören bir kadın) zamanında yaşadığı kötü şeylerden sonra ettiği bir beddua yüzünden birçok şey oluyor. İki ailede verilen kayıplar gibi. Herkes bu lanete o kadar inanıyorlar ki Firuze ve Ezra'nın aşkına engel oluyorlar. Beddua'ya göre bir Koçak, Saruhan'a verilmeyecek. Son yıllar geçiyor bu sefer de bu çifti sırlar ve intikam ayırıyor. Firuze intikamını almış bir katil olarak her şeyin ortaya çıkmasına 1 ay kalmışken memlekete geri dönüyor. Şimdi Ezra aşkına sahip çıkabilecek kadar güçlüyken sırların aralarına girmesine izin verecek mi? Aslında bu sır meselesi yani kadının yaptıkları bir sorun değil hikaye için çünkü adam araştırıyor ve öğreniyor çoğu şeyi geri kalanı da kadının anlatması gerek. Sorun bunu nasıl atlatacak olmaları çünkü büyük bir güçle karşı karşıyalar. Ayrıca taşların mistik gücü de ön planda olan bir kitap. O konu da aşırı güzel işleniyor. Büyülü bir aşk ve büyülü bir hikaye. Ezra'nın ihaneti asla affetmeyeceğini bilen Firuze'nin hatalarıyla kabul eden Ezra'yı okuyoruz. Muazzam bir tutku ve aşk. Hiç bitmesin istedim umarım ikinci kitap için çok beklemeyiz çünkü aklımın bir köşesinde kira vermeden yaşayacak ve meraktan ölücem jdjdj Ezra'yı Siraç'tan bir tık daha çok seviyorum safımızı belli edelim. Firuze'nin de ikinci kitapta biraz daha Ezra için çabalamasını tercih ederim. Yaşadıklarını anlıyorum ama hadi kızım sıra sende...
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202643 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 13. kitabı
Kitap Adı: Ali Nazik Yazar: Anıl Basılı ​Bazı savaşlar kılıçla değil, incelikle kazanılır. ​Sütliman Okulu yıkılmasın diye bir araya gelen o güzel çocuklar... Zarafet Hala’nın espirili bilgeliği, Efendi Dayı’nın Zarafet Hala ile didişmeleri, Narin ve Kibar’ın o saf kardeşliği... Nezaket Anne ve Hürmet Baba’nın öğrettiği değerlerle, Munis Öğretmen’in rehberliğinde; Zamir, Vefa, Hasan, Hazan, Çiçek ve Gülgüzeli ile birlikte bir okulun ötesinde, aslında 'insanlık okulunu' korumak için veriliyor bu mücadele. ​Ali Nazik, sadece bir çocuğun ismi değil; haksızlığa karşı dimdik duran, sesini nezaketle yükselten herkesin hikayesi. Çocuklara, okulunu ve hatıralarını savunmanın ne kadar asil bir duruş olduğunu anlatan bu masal, yetişkinlerin de unuttuğu o duyguyu bize geri getiriyor: Birlikteysek güçlüyüz, naziksek yenilmeziz. ​Eğer siz de çocuk kalbinizi bir yerlerde unuttuysanız, bu güzel ekiple tanışmaya davetlisiniz. @anilba Yazar Anıl Basılı, sadece bir hikaye anlatmıyor, bize 'insan kalabilmenin' o unutulmaya yüz tutmuş sözlüğünü yeniden yazdırıyor. Eğer hayatın koşturmacası arasında inceliğinizi kaybettiyseniz, bu kitap ruhunuza iyi gelecek bir mola yeri. Şiddetle tavsiye ederim. Anıl Basılı Ali Nazik
Ali NazikAnıl Basılı · Timaş İlk Genç · 202645 okunma
İçimde Bitmek Bilmeyen O Sese
Puan vermedi·256 syf.··
2026 14. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:00
"Bazıları görür ama bilemez ve bazıları bilir ama göremez." Yazarın okuduğum 2. Kitabıydı. İlk okuduğum ve büyülendiğim kitap Asa'ydı. Bu kitabını da çok beğendim. Gelelim incelememize:) Kitapta iki anlatım bulunuyor. Biri günümüzde bir sahafa giren ve Fatih Duman'ın "ENE" kitabını satın alıp okumaya başlayan genç, diğeri Aziz Mahmud Hüdai Hazretlerinin nefsi. Kitabın dili derin fakat yormayan, çok akıcı ve etkileyici bir şekilde yazılmış. Yazar bir kitap okumadan ziyade, insanı ruhu dinlendiren bir sohbet meclisinde ağırlıyor. Bu manevi atmosfer, insanın iç dünyasındaki en büyük ve en derin savaşı, nefs ile olan mücadelesini anlamlandırmasına zemin hazırlıyor. İnsanın içinde bitmek bilmeyen, sürekli konuşan ve kişiyi durmaksızın kötülüğe, dünyaya, egoya yönlendirmek isteyen o ses, nefs olarak karşımıza çıkıyor. Yazar, bu yıkıcı sesin esiri olmak yerine, onu şifalandırmak ve iyileştirmek için nasıl büyük bir çaba sarf edilmesi gerektiğini adeta ilmek ilmek Aziz Mahmud Hüdai hazretleriyle işliyor. Okuyucuyu kendi ruhunun aynasıyla yüzleştiriyor. Aziz Mahmud Hüdai (hz), dönemin en yüksek makamlarından birine sahip, adaleti tesis eden, itibar ve kudret sahibi Bursa Kadısıdır. Üftade hazretleriyle tanışınca tüm elde ettiklerini bırakmasını ister. Gönül aşkını bulmak için bırakır Hüdai(hz) . Her şeyden soyutlanıp öyle gelmesi gerekir. Önce ciğer satar, sonra hela temizleyicisi olur. Bursa sokaklarında cübbesiyle adalet dağıtan o kadının, sırtında ciğer küfesiyle esnafın ve bir zamanlar kendisine hürmet eden halkın arasında dolaşması, nefsine indirilen ilk ve en sarsıcı darbedir. Halk delirdiğini düşünür. Nefsi ise hiç durmadan onu vazgeçirmeye çalışır. Ona savaş açar adeta. Hüdai Hazretleri her defasında o savaşı yener. "Sus ey Nefsim" defaatle bu cümle geçer. Her
1000Kitap
Ene 'Sus Ey Nefsim'Fatih Duman · Nesil Yayınları · 20228,5bin okunma
Ömer Nasuhi Bilmen'in tek romanı
4/10
·88 syf.··
2026 11. kitabı
2013 yılında kitaplığımda yerini almış bir kitaptı. Yıl olmuş 2026 ve kaç kere elime alıp bıraktım bilmiyorum. İlk ve tek tomanı denilince Hocam'a hürmet olsun diye almıştım.Okuyunca,hocam iyi ki roman yazmıyor dedim.:))Bir yeşilçam klasiği gibi kitap. Baş kahramanlar ince hastalığa yakalanıp yakalanıp ölüyor.Belki de kitabı zamanına göre değerlendirmek lazım.Haksızlık da etmeyim hocama şimdi:))Zaten, Ömer Hoca 'bir kere yazmış bulundum bu kadar emek ziyan mı olsun' diyerek bastırmış kitabı. Rahmet olsun hocama...
1000Kitap
İki Aşk ÇiçeğiÖmer Nasuhi Bilmen · Semerkand Yayınları · 2011503 okunma