John Galt

John Galt
@huseyingundogan
Okuyup insan olacağız. İg:huseyingndgnn .
Öğretmen
Yüksek Lisans/OMÜ
İstanbul
185 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
9/10
·574 syf.·
2021 9. kitabı
Gerçek Bir Yolculuk Bazen gerçekten bu kadar büyük bir eser mi dedim, bazen çok derin düşünceler, çok iyi bir roman dedim okurken. Dil açısından gerçekten farklı, hem kültürlü bir adam hem küçük bir ilçede yaşayan bir serserinin dili gibi ama çok güzel bütünleşmiş, öne çıkan yön yazarın dili olmuş genel değerlendirmelerde. Ama benim için karakter daha ilgi çekiciydi; onun zihni, radikal düşünceleri, insanlara, olaylara ve sistemlere bakış açısı çok gerçekti. Günlük karşılaştığımız insanlarda, olaylarda sistemlerde artık tiksinti duyduğumuz zamanlar çok oluyor ilk olarak burada özdeşim kurdum Bardamu ile. Biz de elbette yaşıyoruz bu tiksinmeyi ancak içinde kaybolmamak için, akıl sağlığımızı korumak için, çıkarlarımız için ve bir dizi sebep için kaçıyoruz bundan, saklıyoruz, gömüyoruz bunu, yüzleşmiyoruz. Ama Bardamu bundan kaçmıyor, dolu dolu yaşıyor bu tiksinmeyi. O öncesini bilmiyorum ama kitabın başından sonuna kadar (bence sonraki hayatında da) insanlardan, olgulardan, sistemlerden tiksinmiş ve biraz konfor için kurduğu düzenden hemen vazgeçebiliyor. Uyum sağlaması, topluluktan biri olması imkansız gibi zaten böyle bir şeyi de istemiyor. Birkaç denemesi olsa da bunun için.Bence bir arayışı yok sadece tiksindiği ortamdan kaçmak onun hikayesi, ama tiksinmeden kaçmak değil belki de rahat bir ölüm, yolculuğu bir an önce tamamlamak hatta belki en son çocukken duymuş olabileceği huzura bir an önce kavuşmak. Hayattan samimi olarak keyif almıyor ve bunun içinde ümidi, isteği yok zaten. Sadece yoluna çıkan insanlar ile orada kalabileceği kadar mantığına uyduğu kadar ilişki kuruyor ama hiçbiri gerçek bir ilişki değil. Yaşamış olduğu dönemin elbette çok büyük etkisi var; yoksulluk, savaşlar, insana verilen değer, küresel sıkkınlık, makinalaşma daha bir çok olgu etkiliyor, ama
Gecenin Sonuna YolculukLouis Ferdinand Celine · Yapı Kredi Yayınları · 20265,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·160 syf.·
2020 24. kitabı
Desdemona, bir rüzgar var; bazen bir fırtına, Othello adında; onun kokusunu, olduğu yerden ileri geri sallayan esintisini tertemiz sevmiş; masum, saf bir çiçek Desdemona. Güneşi seven, aldığından daha güzel doğaya, çevresine yansıtan bir çiçek. Tertemiz sevdiği rüzgar (bazen fırtına); bir kahraman, yiğitliği, dürüstlüğüyle sevilen, bilinen Othello! Savaşlarda gaddar, acımasız bir fırtınayken; Desdemonaya karşı bir o kadar nazik, okşayıcı, ılık bir rüzgar Othello.. Bir de kötü karakterimiz(iliklerine kadar) İago. Kalleş İago! Ruh hastası olan İago; saygı, statü, rütbe sevdası için kötülüğünü sonuna kadar boşaltan kendini kaybetmiş bir karakter. Oyun boyunca saflık, iyilik adına küçük bir parça aradığımız İago bunu göstermeyip, kahramanımız Othello'ya biraz bilinçli daha çok bilinçsiz ve aslında savunma mekanizması ile kuruntularını Othello'ya yansıtır. Kıskançlığı, kuruntusu büyük Othello'nun tüm kadınlara sahip olduğu gibi kendi kadınına da sahip olduğunu düşündürür ona. Statü ve bunun intikamı Othello'ya gizli düşmanlığının sebebidir. Kendi ruhunu ve pisliğini Othello'ya akıtır. Desdemona'ya karşı ılık, nazik, okşayıcı olan rüzgar artık savaşlarda ki o gaddar fırtınaya dönüşür. İago'nun kanlı oyunu son ana kadar işler; masum Cassio' nun ve Emilia'nın yardımıyla. Oyun bozulduğunda ise Othello adlı fırtına Desdemona adlı çiçeği öldürmüştür bile. Aslında ne kadar keskin bir çizgiyle ayırmaya çalışsak ta Othello'nun masum, dürüst dediğimiz kişiliği, savaşçı rolünde ki gaddar, acımasız kişiliği ile bütünleşmiştir maalesef..
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201726,8bin okunma
7/10
·208 syf.·
2020 3. kitabı
****""Eser miktarda spoiler içerir.""*** -Düşünsene ölmüyorsun! Kimse ölmüyor.- Bir yakınımızı kaybetmişizdir, ailemizi, sevgilimizi, dostumuzu, arkadaşımızı; ölmüştür ya da hayatımızdan gitmiştir. Her zaman deriz: Kaybettikten sonra değerini anlıyoruz. Elbette doğrudur bu. Ölüm var olanımızı alır, götürür ve biz kaybeden oluruz. Bu klişe ile yüzleşiriz.. Hem de her defasında. Peki ya ölümü kaybedersek nasıl olur?Ölümün yok olduğuna, öldüğüne şahit olursak. Kısa denecek bir süre gözlerimiz parlayabilir, bu bize heyecan verip güzel gelebilir... Sonrasını düşünelim: çaresi olmayıp acı çeken hasta insanları, sürekli yaşlanarak nüfusun büyük bölümüne hakim olan bakıma muhtaç insan kitlesi, dinin ana gücünü kaybederek kendini yok etmesi ve dinlere inanan insanlarda oluşacak psikolojik boşluk, sonuçsuz intiharlar ve tabi unutmamak gerekir cenaze işlerinden para kazananlar... Gerçek kaos... İnsanlığın en içten ve en yoğun arzuladığı ölümsüzlük ile başlıyor. İnsanın en büyük korkusu olan ölüm yok olduğunda, en çok arzulanan, sahip olmak istenilen ancak insanlığın henüz tatmadığı ölümsüzlüğün, kavuşunca anlamını yitirmesi ve anlamının çok hızlı değişmesi garip olduğu kadar normalleşecektir. Ve ölüm, yaşamı merak etti; bir insanın bedeninde ki yaşamı ve onu tanımaya başladı. Yaşam tüm insanların arzu ettiği kadar güzeldi, ölüm insanlara hak verdi. O da bir insan bedenine girmeye karar verdi çünkü aşık olmuştu artık(Aşık olunca ona benzemek gerekirmiş, insanlarda zorunluymuş bu!); yaşama, hissetmeye, duygulara, hiç tatmadığı sıcaklığa, müziğe, viyolonselciye... Sonra bu aşk ölümü intihara zorladı, ölüm ölümü öldürdü. -Ve ertesi gün hiç kimse ölmedi.
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma
7/10
·108 syf.·
2019 34. kitabı
Sıkılma çaresizliği ve beraberinde gelen bilinmezliğe, yeniye duyulan arzu.. Johan öncüdür bu konuda; Kant'ın felsefesini sindirdikten sonra bırakıp Marx'a gidiyor sonra 2. ardından 3. evliliğe ve Norveç'i bırakıp New York'a. Eva ise bilinmezliğini sınırlı koruyarak yeni, gösterişli eşyalara, dünyaya gitmek ister. Belki de içine gömdüğü aşktan kaçış olarak çevresindeki görüntüyü değiştirmeyi arzular çünkü içgörüntüsü(Johan'a aşkı ve dargınlığı) değişmez, kendi bile dokunamamaktır o kısma. Kahramanımız Elias ise daha olgun gözükür bu konuda; felsefesine, gelenekselliğine bağlıdır, objelere değer vermez bilinir ancak en çarpıcı ışıltıya,yeniye arzu ondadır. Hayatının en kutsalı olan Eva sınırlı bilinmezliği ile onu tutsa da, zamanla insanlaşır, basitleşir, sıradanlaşır ve o zamana kadar ki insani kusurları görünür olur. Biz KAPİTALİZME gideriz, KAPİTALİZM'de bizi çeker!
Mahcubiyet ve HaysiyetDag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 20253,470 okunma
8/10
·104 syf.·
2019 29. kitabı
Kim iddia edebilir kötü, şeytani yanının olmadığını. Evet vardır hepimizde; üzerini, en kalın sözlerle, davranışlarla, kıyafetlerle hatta bakışlarla örtmeye çalışsakta.. Stevenson'un söylediği gibi her insan ikili yaradılışa sahiptir. Jekyll gibi erdemli, iyi huylu, toplumun onayladığı ve toplumun belirlediği sınırlarda mutluluğu tatması gereken, kendinden çok yakın çevresinden uzak çevresine kadar olan insanları mutlu etmek için ömrünü dolduran ... Hyde gibi şeytani düşüncelerinin zincirini kırmış, özgür kötü, bencil, id'ine tapan, arzularını besleyip şımartan... Bu iki kimlik daha birçok kelime ile genişletilebilir. Beslediğimiz kimliğimiz güçlenip elbette diğerini bastıracaktır ancak bazı durumlar ve zamanlarda hangisini beslemek istediğimize karar veremeyeceğiz. Sevmediğimiz kimliğimizi kopartıp atamayacağız çünkü o komplex sanılan ancak basit sistemde bedene dürülmüş insanız biz. Kaçınılmaz yaşayacaklarımız vardır en fazla Jekyll gibi yaparak önlem almalı, yine kaçınılmaz teslimiyeti zorlaştırmalıyız..
Dr. Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,1bin okunma