Hutame

5/10
·112 syf.··
2017 9. kitabı
İlk 25 sayfası kitabı anlamaya çalışarak geçti. Okumadan önce bu konuda bir uyarı almış olmama rağmen kitabın bu geçişli halini bi miktar garipsedim. Onun dışında anlattığı karakterler ve kullandığı aforizmalar hoşuma gitti. Ayrıca bir Barış Bıçakçı okuru olarak Cemil ile Nazlı detayını yakalamış olmak da güzeldi.
Herkes Herkesle Dostmuş GibiBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 20212,306 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·204 syf.··
2016 34. kitabı
Daha ilk cümlesiyle alışılagelmişin dışında bir kitap olduğunu belli ediyor ve finaliyle insanın içinde buruk bir acı bırakıyor kitap.. Çoğu polisiye romanlarında dahi tahmin edilebilen katilin bu romanda bu kadar tahmin edilemez bir insan olması da aynı zamanda bir heyecan olgusu katmış romana.Çoğu zaman baş karakterin monologlarında 5 yaşında olduğunu unuttum, oysa bu kitaba absürdlük katan en büyük konu o. Ha bir de Metin bilgin karakterinin bu çocuğu hiç garipsememiş olması bu karakterin de bir takım sorunları olduğunu gösteriyor bence. Son olarak Baş karakterin kafasında yaşattığı Öztürk'e bir yenisini daha eklenicek sanırım..
Oğullar ve Rencide RuhlarAlper Canıgüz · İletişim Yayınları · 202013,2bin okunma
Puan vermedi·182 syf.··
2016 30. kitabı
İçinde oyuncakları barındıran, çeşitli zamanlardan,mekanlardan,insanlardan beslenmiş 40 hikayeden oluşan bu kitap yeri geldi üzdü, yeri geldi tarihin o yaşanmaması gereken olaylarına lanet ettirdi, yeri geldi şaşırttı ve özellikle kitabın son cümlesi olan yazarın babasının sözüyle gülümsetti. Doğruyu söylemek gerekirse kitabın yıllardır evimde bulunması ve ilgimi çekip de okumamam benim önyargılarım sebebiyleymiş. Kitap kesinlikle beklediğim gibi değildi. Olumlu anlamda söylüyorum tabi ki çünkü kapağına ve adına bakınca içinden Rıfat Ilgaz'ın , Anne Frank'ın, Nazım Hikmet'in çıkacağını beklemiyordum doğrusu. Hikayelerin başında yüzümüzde tebessüm oluşturan o çocuklar Nazım Hikmet gibi çocuk olmak olgusuyla hiç bir arada düşünmediğim insanlar, yazarlar, şairler, ressamlar çıkınca şaşırdım ve bana düşündürttüğü şey babamın da belki zamanında tahta kamyonlar, tenekeden yaptığı oyuncaklarla oynamış olduğu oldu. Bunu daha önce hiç düşünmemiştim, doğduğu günden beri geçimini sağlamak için çalışıyordu hiç çocuk olmamıştı sanki benim babam. O yüzden eğer bunu okuyorsanız sizden de aynı şeyi yapıp babanızı sokakta oyuncağıyla oynayan küçük bir çocuk olduğu zamanki gibi düşünmenizi isterim. Keyifli okumalar :))
Şiir
Kırdığımız OyuncaklarSunay Akın · İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,535 okunma
7/10
·136 syf.··
2016 29. kitabı
Benim için Barış Bıçakçı'nın anlatımı bi yandan saf bi yandan da dikkat gerektiren bi anlatım. Çünkü bu yazarın kitaplarını öyle alelade bi şekilde okuyamazsınız okusanız da pek çok detayı, inceliği kaçırmış olursunuz. Bu kitapta da çok güçlü detaylar vardı. Başak'ın neden intihar ettiğini sizin bulmanız gerekiyor çünkü kitaptaki karakterler de dahil olmak üzere bunu bilen kimse yok. Herkes içindeki Başak'ı düşünerek farklı sonuçlar çıkarabilir. Başak'ın söylediği her cümlede her kelimede biraz intihar gizli. "Hep bir şarkının ellerinde olduğu" için, "insanların arasına karışamadığı" için, "kendine bir çıkış yolu bulamadığı", "içindeki boşluğu dolduramadığı" için yaşama tutunamaz Başak. Her şeyin haricinde Ahmet'in cüzdanından çıkarıp Umut'a verdiği notta ne yazdığını merak ediyorum. Bir de babamız nerede oyunun gerçek versiyonunu. Belki de Türkan Hanım'ın dediği gibi erkeklerin "uzun süren şeylere dayanamadığından" dolayı gitti babaları.. Uzun süre akıllardan çıkmayacak bi kitap değil belki ama ne zaman "pır diye havalanan serçeler" görülse akla Başak'ı getirecektir.
Bir Süre Yere Paralel Gittikten SonraBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 20203,106 okunma
9/10
·186 syf.··
2016 28. kitabı
Emrah Serbes ve Murat Menteş'in kitaplarını tüketince diğer Afilli Filintalara bir göz gezdirdim ve Alper Canıgüz bana en yakın gelen oldu. İzmir Kitap Fuarında Murat Menteş'ten imza alırken hemen yanında oturuyordu ve şuan ondan da imza almadığım için biraz hüzün duyuyorum. Öncelikle kitabın kısalığından yakınmak istiyorum çünkü gerçekten çok keyifli bir kitaptı komik değildi ama güldürdü. Kurgusu gayet başarılı ama yazar sonunu pek de iyi toparlayamamış diye düşünüyorum, bir anda bitirilmiş gibiydi. Favori karakterim Hector Berlioz'du lakin Olcayto Fişek de beni çok eğlendirdi özellikle öğrencileriyle olan diyaloglarda. Öğrencilerin yüksek lisans yapıyor olmalarına rağmen bu kadar boş insanlar olması da güzel bir detaydı. He bir de Nalan var tabi okuduğum bu tarz romanlarda ilk kez bu kadar garip bir kadın karakter gördüğüm için memnun oldum. Tam bir psikopattı. Son olarak şunu da belirtmek isterim ki kitabı okurken Onur Ünlü tarafından sinemaya uyarlansa nasıl olur diye düşünmedim değil.
Sinema
Tatlı RüyalarAlper Canıgüz · İletişim Yayıncılık · 20138,1bin okunma