Gülmekle Geçmiyor Hüznüm
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Sıradan insanların bu hayata dair tüm duygularını anlatıyor yazar. 80'lerin ve 90'ların Ankara'sında, "öyle dokunup geçti dünyaya" diyerek tarif ettiği insanların umutlarına, gülümseyişlerine, sevinçlerine, aşklarına; yaşanmış ve hatta yaşanması muhtemel hikâyelerine çeviriyor okurun yüzünü. Ama kelimelerin arasından en çok hüzün sızıyor. Her söylencede bir başka "ah" ekleniyor acıya, hasrete ve kedere... Bugün yaşı otuz beşin üzerinde olanların dinledikleri, belki de bizzat tanıklık ettikleri insanların hikâyelerini, İsmail Kılıçarslan'ın enfes kaleminden okumak bambaşka bir edebiyat ziyafetine dönüşüyor... Kara Dursun ve Diğer Ankara Söylenceleri İsmail Kılıçarslan
Kara Dursun ve Diğer Ankara Söylenceleriİsmail Kılıçarslan · Ketebe Yayınları · 2018116 okunma
Bu inceleme değil bir elemedir.
3/10
·94 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 20:40
Genelevlerde "yılın müşterisi" gibi unvanlarla göğsü kabaran ama çok kabarırsa ölme ihtimali artan 90 yaşındaki kahramanımız yani kitabın anlatıcısı aynı zamanda bir gazeteci. 90. yaş günü için gazeteye bir yazı yazmak istiyor. Şüphesiz yazıları hep kendi hayatıyla bütünleşik yazılar oluyor onunki. Sonra genelevlerin yönetici kadını Rosa Cabarcas adındaki aralarında güçlü bağı olan kadına telefon açar. Alooooo! Ben 90 yaşıma giriyorum o yüzden tamamen farklı bir deneyim istiyorum. Bana lütfen 14'lük bakir bir kız bul! (Direkt metin bu değil ama bende canlanan bu.) Kahramanımız bu kıza karşı tamamen cinsel bir yönden böyle bir karar vermişken, o zihinle odaya girer. Kız uzanır. Bir anda kıza karşı düşüncelerini edebi dille bizlere sunar. Cinsel yönelimden çıkıp iş aşka dönüşür. Âşık olur kıza. Kızın savunmasızlığından etkilenir herhalde, bilemiyorum. Bu küçük kıza duyduğu "aşk!" bir anda kahramanımıza enerji ve güç verir. Yazılarına kadar vurur gençlik. Çiçekler, müzikler onun için anlam kazanır falan feşmekan işte. O güne kadar hiç yaşamamıştım da 90 yaşındaki aşkı buldum ve asıl yaşam şimdi başladı diye düşünür kahraman! Marquez baba bize cinselliği ve erotik izdüşümleri anlatmış gibi kandırarak başlıyor ama sonra asıl vermek istediği yaşlılık, yalnızlık ve beklenilmedik anda gelen aşkın yarattıkları oluyor. Marquez babacım bu bence aşk değil; bu, yılların verdiği yalnızlık duygusunun şekillendirdiği bir yaşlılık avuntusundan başka bir şey olamaz! Kahramanımız ölmemek adına iki adımda bir soluklarını kontrol etmeye gösterdiği özeni, biraz da yaşlılık evresindeki bir insanın takınacağı tavır ve üsluba göstermeliydi! Bazı şeyler edebiyatla, sanatla örtülemez. Zemin önemlidir ve bu zemin beni rahatsız etti. Bilemiyorum, sevmedim. Kitabın adı benim hüzünlü
Benim Hüzünlü OrospularımGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202625bin okunma
Reklam
10/10
·590 syf.·
2026 3. kitabı
Binbir heyecanla alıp okuduğum o güzel kitap.. Bitti… Yavaş yavaş, sindire sindire okudum. Gül’ümün çevresinde uçan bir bülbül de benmişim gibi, kitabı yaşamayı seçtim. Okurken kâh güldüm, kâh ağladım hem sevinçten, hem de elemden. Gül’ümü anlamaya çalıştım, yaşadığı dönemi, çektiği sıkıntıları… Keşke ben de o dönemde doğsaydım dedim içimden. Keşke ben de o dönemde doğsaydım da, ordusunda bir nefer de ben olsaydım, gözyaşını silen biri de ben olsaydım, ona omuz veren biri de ben olsaydım, nur cemâlini gören biri de ben olsaydım, ayağının tozu olsaydım… Bu kitap içimdeki yangını harladı, hasretim kat kat arttı… O mutlu olduğunda ben de güldüm, o üzüldüğünde aktı gözümden yaşlar sicim gibi.. O’nu üzenlere karşı daha da öfkelendim , O’na dost olanlara karşı daha da arttı muhabbetim. Kitabın sayfaları sonlara doğru aktıkça okumaya korkar oldum. Her satırda kalbim daha da mahzun oldu. Her satırda yalnızlığım arttı, hüznüm arttı… Özledim seni Ya Rasûlallah. Lûtfet ki hasretim vuslat olsun… •3 Şevval 1147
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
Bir Aşkın Sükûnetle Yanışı
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 13:44
Çünkü onlar fedakarlıklariyla susarak aslında aşklarını feda ettiler aşklarıyla birlikte kendilerini de yakarak Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi benim için Türk klasiklerinden en beğendiklerim arasında yer almayı başardı. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve yazarı bu kitapla tanıdım. Şimdiden ilk okuduğum kitabıyla gönlümde taht kurmayı başardı. Yazarın diğer kitaplarını da kesinlikle okuyacağım; fakat okumadan önce kendimi derin hüzünlere hazırlıklı etmeliyim sanırım. Kitabın sayfa sayısı az olmasına rağmen bitirmem uzun sürdü. Çünkü her sayfası beni o kadar derin bir hüzne bıraktı ki… Bu kadar yoğun duygularla beni üzeceğini bilseydim belki okumayı ertelerdim. Normalde hüzünlü biten kitapları sevmem ama bu kitap öyle güzel yazılmış ki, bana göre Fikret’in sonu güzeldi. Tabii Nejat için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Karakterlerin bütün duyguları o kadar güzel işlenmiş ki kitabı okurken bizzat o yoğun duyguları yaşıyorsunuz. Genelde hüzünlü kitaplarda karakterin dışındaki kişilerle de empati kurduğum için hüznüm biraz hafiflerdi. Ama bu kitapta fedakârlık, aşka direniş ve suskunluk hüznün en büyük parçasıydı. Diğer karakterler de hüznün farklı boyutlarını gösteriyordu. Kitabı okurken sadece Fikret’e değil; Nejat’a mı üzülsem, onunla aynı kaderi yaşayan kişiye mi, yoksa onları çok seven eşlerine mi bilemedim. O kadar acı ki… Bunun sadece bir kitap olduğunu bilmek bu duyguları biraz hafifletiyor. Fikret Hanım’a hayran olmamak elde değil. Bütün kalbiyle âşık olmasına rağmen hayatını diğer hayatlar için feda etmesi… Tüm bu talihsiz kadere rağmen dayanıklılığı, davranışları, sükûneti, diğer hayatlar için kendisini ve aşkını feda ederek buna karşı durması takdir etmemek elde değil. Ama buna rağmen Fikret’i anlamayıp ona yapılan haksız ithamlar da iç acıtıcıydı. “Mademki
Edebiyat
Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı MetrukesiGüzide Sabri Aygün · İş Bankası Kültür Yayınları · 20214,007 okunma
Lunapark Katili Yorum
Puan vermedi·246 syf.··
2026 1. kitabı
Size Lunapark Kat!li kitabının yorumu ile geldimm Konusu ; İnsanlar ve vampirler arasında çıkan savaşta İnsanlardan Frank oğlunun kaçırılması üzerine perilerin ve cadıların kraliçesi olan Emily'den yardım ister.Emily 'nin de savaşa girmesiyle düzen büyük ölçüde değişir Benim yorumum (spoiler içerir) Ben kitabı genel olarak sevdim. Kitap, fantastiğe yeni başlayanlar için gayet iyi bir seçenek. Yoğun zamanlarınızda okuyacak bir fantastik arıyorsanız, okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Her sayfada bir olay okuyor, her sayfada yeni sırlar öğreniyoruz. Kitabı okurken her an ne olacak stresi ve heyecanıyla okuduğumu söyleyebilirim. Kitapta insanları, perileri, cadıları, vampirleri ve tanrıları ayrı ayrı görüyoruz diyebilirim. Tüm karakterlere kitapta yer verilmiş. En başlarda Vampir Lordu Valtor’a birazcık ısınmış gibiydim. Kendisini seviyordum. Ama kitabın sonuna doğru ona karşı tüm empatim ve sempatim bitti diyebilirim. Şu an favori karakterim Daren. Daren'e bayıldım ve karakter kartını görünce daha da bayıldım. Emily'nin yok olup kendini feda ettiği sahnede gerçekten şok oldum ve “Ne oluyor, Emily gidemez.” gibisinden düşündüm. Ancak Emily’in yok oluşunun diğer olaylara ön ayak olduğunu öğrendiğimde bu hüznüm ortadan kalktı. Kitabı okurken Lyria karakterinin olayların neresinde olduğunu düşünüyordum.Ve Melez Kan olduğunu öğrenince gerçekten şok oldum. Bu yüzden ikinci kitapta Lyria’yı daha da yakından tanımak ve gücünü keşfetmek için çok heyecanlıyım. Son olarak şunu söyleyip yorumumu bitirmek istiyorum: Kitap, konusu ve karakter çeşitliliği açısından güzeldi. Fakat karakterleri daha ayrıntılı görmek isterdim; çünkü bazı karakterlerle şahsen ben bağ kuramadım. Ayrıca bazı boşluklar vardı ve bu boşlukların olmamasını da isterdim. Fantastiğe yeni
Lunapark KatiliMehmet Emekçi · Ulysses Yayınları · 202512 okunma
8/10
·686 syf.·
2025 537. kitabı
Sezai Karakoç. Allah c.c rahmet eylesin. Bu eserinde bütün şiirleri vardır. Yani toplu şiirler. Üstad bir şiir ustasıdır. Hani derler ya taş sektirme ustası diye, Karakoç da şiir yazma ustastı. Onun kalemini okurken mutlu ve huzur doluyorum. Ama aramızdan ayrıldığını hatırlayınca hüznüm başlıyor.
Edebiyat
Gün DoğmadanSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20232,517 okunma
Reklam
Reklam