Sunucu: Eğer bilgi güçse cehalet mutluluk getirir mi?
Sinan Canan: Şimdi cehaletin getirdiği şey uyuşukluktur. Mesela ameliyata alındığında sizi kesiyorlar ve canınız yanmıyor. Niye, anestezi veriyorlar uyuşuyorsunuz.
Başıma bir şey gelmeyecekse ben şunu söylemek istiyorum: Bazı konularda çok bilgisiz olan insanların hiç derdi tasası olmuyor.
İşte, anestezi altında mutlu olduğunu görüyorum yani.
Mesela şöyle düşünün: Bir tren yolunda oturup oyun oynuyorsunuz. Trenin geliş yönünde doğru oturuyorsunuz ve trenin geldiğini görüyorsunuz. Karşınızdaki arkadaşınız bunu görmüyor ve siz diyorsunuz ki tren geliyor, panik içindesiniz. Hadi çekil. O diyor ki ne treni ya diyor. Tren miren yok bırak oturmaya devam edelim diyor. Şimdi siz oradan o treni görerek çekiliyorsunuz. O cehaletin tam tanımını yaşıyor, yani benim bildiğim bana yeter, başka bir şey bilmeme gerek yok demektir cehalet aslında. Dolayısıyla o uyuşmuşluk, tren çarpana kadar onun oynamasını sağlıyor. Belki senin rahatın bozuluyor ama; o, tren çarpana kadar mutluyken, sen daha sonra daha mutlu yaşayabiliyorsun. Farkındalık acı getirir, farkındalık büyümekle ilgili bişeydir çünkü. Bişeyi fark edip öğrendiğinde artık eski sen değilsindir. Kabuklu deniz canlıları büyüdükçe kabuk değiştirir ya, insan da öğrendikçe geliştirkçe bir ruhi kabuk değiştirmesi gerekir. Mesela 3 yaşında gardrobunda canavar olduğunu düşünüp uykunun kaçması normaldir ama 45 yaşında böyle bişey düşünürsen seni psikiyatriste götürürler.
Değiştirmen gerekir. Hayatın doğal olanı , doğal seyri insanın gelişimidir aslında. Cehalet ise, ben burada duracağım , işte şu yaşta öğrendiğim şey bana yeter. Bundan sonra daha bir şey istemiyorum demektir. Bilgisizlik değildir dikkatinizi çekerim; bilgisizlik öğrenince geçer. Cehalet bilgiyi