h

yaşam için en büyük engel, yarına tutunup bugünü tüketen beklentidir.
Reklam
aslında onlar, hayatlarından nelerin gittiğinin farkında değildirler; dolayısıyla gittiğinden haberdar olmadıkları şeyin kaybı da onlara ağır gelmez. kimse kaybettiği yılları geri getiremeyecek, kimse seni sana geri veremeyecek. hayat başladığı yolu izleyecek ve hiçbir zaman rotasını ne değiştirecek ne de kontrol edecek. hızla aktığını sana hatırlatacsk bir kargaşaya mahal vermeden sakince kayıp gidecek.
hafızanı yokla ve en son ne zaman belirli bir amacının olduğunu, aslında ne kadar az gününün senin planladığın gibi geçtiğini, en son ne zaman kendi kararlarını verdiğini, ne zaman huzursuz olmadığını, bu kadar uzun bir yaşamda ne iş başardığını, sen neyi kaybettiğini farkında değilken kaç kişinin senin hayatından çaldığını, manasız kederin, aptalca neşenin, açgözlü arzunun, toplumun baştan çıkarmalarının yaşamından neleri alıp götürdüğünü ve sana ne kadar az ömür kaldığını düşün; vaktinden önce ölmekte olduğunu göreceksin!
demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmektense hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?
Sayfa 32
Edebiyat
Hiç böyle hissettin mi? Gençken birini boşuna sevdiğini? Benimki gibi utanç duydun mu? Hep böyle olması gerektiğini, hayatını bu kadar da umursamaz geçiremeyeceğini varsaydım. Ama artık herkesin aynı şekilde acı çekmediğini düşünüyorum. Aslında herkes acı çekmiyor. En azından aynı şeylerden, aynı derecede acı çekmiyorlar. Bizi mümkün kılan da buydu, seninle beni.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Reklam