Bir kazanın ardından şükür etmeyi, boz atına binip geceleri dolaşmaya çıkan yardımseveri, dağ çiçeğinin güzelliğinden tutunda, cennetten bir köşe Ege kıyılarını en güzel hikayelerle süsleyen Mustafa Kutlu'ya bir teşekkür daha. Keyifli okumalar :)
Albay Chabert'in Almanlara karşı olan bir savaşta öldüğü düşüncesiyle, karısının bir başka adamla evlenmesi ve mirasının parçalanması üzerine yaşadığı zorlukları: Toplum ve hukuk dünyasının bir kabus gibi üstüne çökmesinin ardından çoğu insanın değer verdiği dış hayattan tiksinme durumuna düşerek kendine olan saygısını korumasını çeşitli entrikalarla anlatır Balzac. Keyifli okumlar :)
şehrin sustuğu bir köprüde, martıların havalandığı yerde, şehrin boşluğunda kalan ve kimsenin fark etmediği gizli bir yaşantının ortasında ... balığa yakalanmak adına olta sallayan şairin sarhoşluğu ile herbirimizin başı dönüyor. keyifli okumalar :)
“kimler gelmiş ama kimler geçememiş ‘ o ’ zamandan. su doldurduğu kabın şeklini alır, aktığı yerin rengine bürünmez.” zarif diliyle mest eyledi Mustafa hoca. keyifli okumalar :)
“üç kadın ve üç isim diye düşündüm. maya, ayşe olmuştu. mari, semahat olmuştu. nadia, deborah olmuştu. doğdukları adları bile kullanmalarına izin verilmemişti bu üç kadının.”
bütün kitabı özetleyen bir alıntıdır. üç farklı dine ve millete mensup olan bu üç kadının çektiği acıları, hüzünleri ve aşkla ölümün birbirine olan düşmanlığını anlatan muhteşem eser.