Deve idrarı hadisine itiraz eden insanlar ağaç dallarında parasetamol yetiştiğini zannediyor olsalar dahi ilaçlar çoğu zaman bu şekilde keşfedililiyor. İdrarını eline yüzüne süren bir bedevi videosu gördüğünüzde aslında cildi için üre kullanmış birini görüyorsunuz. Gerçekten de üre cilde iyi gelir. Bir bedevi, imkanları nispetinde üreyi idrarın kendisinden alırken, genç bir hanımefendi yüzüne sürdüğü kremde bu idrarın işlenmiş biçimini kullanıyor. Aradaki fark sadece imkan.
“Dünya hepimizi değiştirdi ama Ey Ebu Ubeyde seni değiştirmedi.” Aslında hz. Ömer de değişmemiştir. Fakat o, Ebu Ubeyde’nin halinden memnun olduğu için bu sözleri söylemiştir. Ne çıkarıyoruz buradan? “Ancak dünyaların değiştiremediği adamlar Kudüs’ün kaderini değiştirebilirler.”
Hırsızlık camiasının reisi muhtara göre, insanoğlunun imal ettiği şeylerin ancak yüzde yirmisi oun ihtiyaçlarının yüzde seksenini karşılarken, imal edilen şeylerin yüzde sekseni de ihtiyaçların kalan yüzde yirmisini karşılıyordu….. Buna göre imalatçıların yüzde yirmisinin ürünü olan ekmek, kumaş, tuğla, orak, Çekiç, traktör, şimendifer gibi mallar ihtiyaçların yüzde sekseni iken, pasta, smokin, köşk, Rols Roys ve altmış metrelik hususi yat gibi şeyler de, insan oğlunun toplam ihtiyaçlarının sadece yüzde yirmisiydi. İşte hırsız camiası da zaten bu yüzde yirminin peşindeydi. Aslında yaptıkları işe hırsızlık demek iftira olurdu. Çünkü onlar, tarihöncesi atalarımızın yaptığı gibi toplayıcılıkla geçiniyorlardı.