bu şehre bir kutub, bir gavs-ı a'zam gelse seni on günde velayet derecesine çıkaracağım dese sen, Risale-i Nur'u bırakıp onun yanına gitsen Isparta kahramanlarına arkadaş olamazsın.
𝙷𝚘𝚙𝚕𝚊𝚢ı𝚙 𝚣ı𝚙𝚕ı𝚢𝚘𝚛𝚞𝚖 𝚘𝚛𝚖𝚊𝚗𝚍𝚊 𝙽𝚎 𝚐ü𝚣𝚎𝚕, 𝚗𝚎 𝚜𝚊𝚖𝚒𝚖𝚒 𝚋𝚒𝚛 𝚢𝚎𝚛 𝚋𝚞𝚛𝚊 𝙷𝚒ç𝚋𝚒𝚛 ş𝚎𝚢 𝚢𝚊𝚔𝚊𝚕𝚊𝚢𝚊𝚖𝚊𝚣 𝚋𝚎𝚗𝚒 𝙽𝚎 𝚍𝚎 ı𝚜ı𝚛𝚊𝚋𝚒𝚕𝚒𝚛 𝚢ü𝚣ü𝚖ü 𝙰ğ𝚊ç𝚕𝚊𝚛 𝚐ü𝚣𝚎𝚕, 𝚍𝚊𝚕𝚕ı 𝚋𝚞𝚍𝚊𝚔𝚕ı 𝙰𝚖𝚊 𝚜ı𝚛𝚏 𝚔𝚊𝚛𝚊𝚗𝚕ı𝚔 çö𝚔𝚝ü 𝚍𝚒𝚢𝚎 𝚈𝚊𝚔𝚊𝚕𝚊𝚢𝚊𝚖𝚊𝚣 𝚢𝚊 𝚋𝚎𝚗𝚒 𝚑𝚒ç 𝚔𝚒𝚖𝚜𝚎 𝚄𝚕𝚞𝚛𝚞𝚖 𝚢𝚘𝚔𝚜𝚊, 𝚑𝚒ç 𝚔𝚊𝚛ış𝚖𝚊𝚖...
Sayfa 32 - THEKİTAP ÇOCUK·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bismillahirrahmanirrahim; "Yarabbi! Yarabbit Beni nur-ı hidayete mazhar eyle Yarabbi! Beni tarik-i hakka îsål eyle... Yarabbi! Kalbimde masiva aşkından sudur edebilmesi muhtemel arzuların baş kaldırmasına meydan vermemek için sarfeylediğim cehd ü gayreti her dem asan eyle. Yarabbi! Her Müslüman İçin ve hangi din ve mezhepten olursa olsun kaffe-i ehl-i iman için, milletim için, ben-i beşer için sıdk u ihlas ile atebe-i felek mertebene månen yükselmek ve maddiyatın levsiyatından temizlenmek hususunda, bu nāçiz kulunun da karınca kaderince bir numûne-i feragat' ve fazilet olma- sını temin eyle Yarabbi!
İbrahim Hulusi YAHYAGİL
Selâm olsun hepinize ey Kur'ân'ın hâdimleri. İkram olsun ruhunuza ey Nurların nâşirleri. Îman dolsun kalbinize ey Sözlerin kâtibleri. Envar dolsun kabrinize ey Nurların şakirtleri. ... Korkmayınız kıl ü kalden Allah sizi kurtaracak. Yılmayınız hücumlardan,. Sözler sizi kurtaracak. Bıkmayınız derd-i gamdan, Nurlar sizi kurtaracak. Çıkmayınız nurlu yoldan, yoktur başka kurtaracak.
Muhammed Lütfi Efendi, yine yazdığı bir şiirle Hulusi Beye şöyle hitap ediyordu: "Gülbini tevhidde goca-i hemrâh Hulusi Efendi kardaş! Nur-u tevhid ile dilde dilârâ bir Haknümâ zata olmuşsun yoldaş Tuttuğun dâmeni elden bırakma... ... Hüdâ dostlarını dâim belâya mübtelâ eyler Belânın âhiri baldır hayat-ı ebedî cânâ Belâ ile bulan buldu, velâyı her dü âlemde."
“Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun. Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun! Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar; Me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar, … Mâdâm ki alçaklığı bir, ye's ile şirkin; Mâdâm ki ondan daha mel'un daha çirkin Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman, Nevmid olarak rahmet-i mev'ûd-u Hudâ'dan, Hüsrâna rıza verme... Çalış... Azmi bırakma; Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma! … Sâhipsiz olan memleketin batması haktır; Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır. Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar... Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var. Feryâd ile kurtulması me'mûl ise haykır! Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır! 'İş bitti... Sebâtın sonu yoktur! ' deme, yılma. Ey millet-i merhûme, sakın ye'se kapılma.”
Sayfa 407·Kitabı okuyor