Yumuşacık kökleri henüz aile ocağının toprağında, yalnızca sert taşlar gören, ilk yaprakları kin dolu ellerde parçalanan, çiçekleri açar açmaz donan ruhların sessizce çektiği sıkıntıların tablosunu, en acıklı ağıdını hangi yetenek çizecek bize?
Her ne kadar aşkın ele avuca sığmaz bir şey, insanı durup dururken hasta eden bir illet olduğu söylenirse de onun da her şey gibi kendine göre nedenleri ve kanunları vardır. Bu kanunlar henüz layıkıyla incelenmemiştir. Çünkü aşka düşen bir insanın kendi ruhunda filizlenen bu duyguyu, gözlerini kapayan bu büyüyü bir bilgin gözüyle seyretmeye vakti yoktur.